Kahve Dünyası’ndan Şeker Bayramı için çikolata festivali

YEMEK-MEKAN

Kahve Dünyası Mağazalarında Bayramlar her zaman coşkuyla karşılanıyor.Şeker Bayramı’nda bu geleneği sürdüren Kahve Dünyası, birbirinden leziz ve çok çeşitli çikolata alternatifleriyle Bayram’a lezzet katıyor.

Özel tasarımlı şık kutularında bayram çikolataları Kahve Dünyası mağazalarında sizleri bekliyor. Bitter, sütlü ve çeşnili madlen, çikolata kaplı lokum, çikolata kaplı badem ezmesi, spesiyal ve trüfler gibi bayramlık ikram çeşitleri ve hediye alternatifleri ile Kahve Dünyası, Şeker Bayramı’na lezzet katıyor.

Kahve Dünyası’nın artık klasikleşen ürünü çikolata kaplı lokumlar içerdiği yüksek fıstık oranıyla Şeker Bayramı’na daha da tat katmaya hazırlanıyor. Kısa zamanda büyük beğeni kazanan Kahve Dünyası’nın yeni lezzeti çikolata kaplı badem ezmesi bayram için farklı lezzet arayanlara en ideal ürün olarak sunuluyor… Yine yeni bir Kahve Dünyası ürünü olarak kış aylarında büyük ilgi gören çikolata kaplı kestaneler, bayram için özel olarak hazırlanmış durumda… Sütlü, bitter ve çeşnili çeşitleri ile bayramların klasikleşen hediyesi madlenler de Kahve Dünyası kalitesiyle en taze şekilde özel tasarımlı kutularında yer alıyor.

Ayrıca Kahve Dünyası’nın Kahve Dünyası müşterileri için bayramlara özel olarak tasarladığı “Bayram İçin” kutusu da istenen çikolata çeşitleri ile her türlü damak tadına hitap edecek şekilde doldurulabiliyor.

Ramazan ve Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi Türk Kahvesi de Kahve Dünyası’ndaki çikolata çeşitleri ile birlikte öneriliyor. Özellikle 2010 yılında İstanbul Kültür Başkenti Projesi için Kahve Dünyası tarafından özel olarak hazırlanan ve oldukça beğenilen İSTANBUL 2010 Özel Harman Türk Kahvesi ile orta ve çok kavrulmuş çeşitleriyle Kahve Dünyası kilitli paketlerinde sunulan Türk Kahvesi çeşitleri ile Kahve Dünyası, Şeker Bayramı coşkusunu devam ettiriyor.

Okul şıklığını Reebok ayakkabılar tamamlasın

Uncategorized

Okulların açılması yaklaşırken Reebok’ın, dayanıklılığı ve şıklığıyla dikkat çeken ayakkabıları telaş içinde olan anne babaların yardımına koşacak.

Esnekliğiyle, çocukların okulda gün boyu özgürce hareket etmelerini sağlayan Reebok ayakkabılar, çocukların favorileri arasında olacak.

Öğrencilerin keyifle kullanacakları bağcıklı ve cırt cırtlı Reebok modellerini, 71.50 TL’den başlayan fiyatlarla tüm Reebok mağazalarında ve satış noktalarında bulabilirsiniz.

Nemlendirici seçerken güneş koruyucu özelliği olmasına dikkat edin

SAĞLIK

Güneş artık eskisi kadar dost değil bizlere; tüm canlılar için yaşam enerjisi olan güneş ozon tabakasının incelmesiyle birlikte neyazık ki artık bir tehlike unsuru haline geldi. Yeryüzüne ulaşan ultraviyole radyasyonu miktarı arttı ve eskiden yeryüzüne sadece UVA ve UVB ulaşırken artık UVC radyasyonu da ulaşmaya başladı. UVA kısa dalga boyludur cildin erken yaşlanması ve kırışmasına sebep olurken; UVB ve UVC nin ise deri kanseri riskini arttırdığını biliyoruz. Bu yüzden de sadece deniz ya da havuz kenarında güneşlenirken değil, günün her saatinde güneşten korunmamız büyük bir önem taşıyor. Dolayısıyla özellikle güneşe, yaz, kış direkt maruz kalan yüzümüze kullandığımız nemlendiricilerin güneşten koruma özelliği olması önemlidir.

Günlük kullanım için en az kaç faktörlü nemlendiriciler kullanmalıyız?
En az SPF 30+ olmalıdır. SPF( Sun Protection Factör) bir rakamla belirtilen bu özellik, ürünün cildi güneş hasarına karşı koruyabilme yeteneğini gösterir(Özellikle UVB ye karşı) günlük kullanım için iyi bir nemlendirici; kokusuz, parfümsüz, nonallerjik ve en az SPF 30 + olmalıdır.

SPF özelliği olmayan günlük nemlendiriciler cilt lekelerine neden olur mu?
Evet! Güneşin istenmeyen bir diğer etkisi ise cildimizde istenmeyen lekelere yol açmasıdır. Güneşten gelen UV ışınları derideki canlı hücrelere zarar verir. UV ışığına maruz kalan hücreleri korumak için hücrelerin etrafında bulunan melanositler(derimize rengini veren pigment yapımından sorumlu hücreler) çoğalmaya başlar ve deride koyu kahverengi renk değişimi(bronzlaşma) gözlenir. Yani güneşe maruz kalan derinin koyulaşması bir savunma mekanizmasıdır. Güneş koruyucu içermeyen nemlendiriciler ;cildimizi savunmasız bırakacağı için istenmeyen lekelere neden olurlar.

Araba kullanırken, sabah evden çıktığımızda, yürüyüş yaparken maruz kaldığımız güneş ışınları cilde ne kadar zararlıdır?
Bizler güneşten korunmayı sadece tatil ve denizle sınırlandırıyoruz. Oysa günlük yaşamımızda farkında olmadan maruz kaldığımız güneş ışınları da aynı ölçüde zaralıdır. Gün içinde maruz kaldığımız hasarın yıllar içinde oluşturacağı etkiyi total olarak düşündüğümüzde çok anlamlıdır.

Dolayısıyla ;özellikle güneşe direkt maruz kalan yüz,boyun ,ense,göğüs ,eller ve kollara evden çıkmadan önce güneş koruyucu uygulanması ;hem derimizin genç kalması , hem de ileride oluşabilecek deri kanseri riskini azaltmak açısından büyük önem taşır.

Prematüre ve yenidoğan bebekler için ilk doğal şampuan

GÜZELLİK & BAKIM

Erken ve yeni doğan bebeklerin fazlasıyla hassas ciltleri için özel olarak geliştirilmiş 99 köpük şampuanı, özel başlığı sayesinde elde edilen köpük ile, banyo sırasında yıkama kolaylığı sağlıyor.

Bebek cildinin pH değeri ile uyumlu ve göz yakmayan bir formüle sahip olan özel köpük şampuan, cilde zararlı sert ve tahrişi yüksek yıkama aktif maddeleri içermiyor. Düzenli kullanımda saç derisinin yağ dengesini düzenleyerek konak oluşumunu engelleyen 99 şampuan, oluşmuş konakların giderilmesine yardımcı oluyor.

99′un doğal içeriği;
Avocado Oil (Avokada Yağı)
A-E-D vitaminleri bakımından zengindir. Derin ve yoğun nemlendirme sağlar.

Calendula Oil (Kadife Çiçeği)
Hücre yenileyici ve nemlendiricidir. Antibakteriyel özelliği bulunur. Cildi tahrişe ve kızarıklığa karşı korur.

Green Tea (Yeşilçay)
Güçlü bir antioksidandır. Saç foliküllerini güçlendirici ve saç büyümesini destekleyicidir. Güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucudur.

Tilia Cordata (Ihlamur)
Onarıcı, arındırıcı ve tazeleyicidir. Nemlendirici ve rahatlatıcı özelliği vardır.

99 bebek bakım ürünleri hakkında detaylı bilgiye www.99.com.tr web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bosch Elektrikli El Aletleri yaratıcılıktaki üstünlüğünü bu kez “Yeni Compact Jenerasyon” ile kanıtlıyor

TEKNOLOJİ

Bosch darbeli matkaplar ve dekupaj testereler yeni seri ile şimdi hem daha küçük ve hafif, hem daha güçlü.

Bosch Elektrikli El Aletleri’nin “Yeni Compact Jenerasyon” serisinde yer alan “darbeli matkaplar” eskilere nazaran yüzde 20 daha küçük ve yüzde 15 daha hafif… Bosch’un kullanıcı ihtiyaçlarını göz önüne alarak yarattığı küçük, hafif ve daha güçlü yeni seri, “Easy”, “Universal” ve “Expert” adlı üç ürün sınıfından oluşuyor. Yeni Compact Jenerasyonda yer alan ürünler, benzerlerinden çok daha pratik oluşları ve küçük boyutlarıyla ön plana çıkıyor. Uzun süren pazar araştırmaları sonucu tüketici ihtiyaçları göz önüne alınarak pratik ve ergonomik kullanım ilkeleriyle oluşturulan yeni jenerasyon, yüksek performans ve modern teknolojileri bir araya topluyor. Research International tarafından Almanya, İngiltere, İspanya ve Polonya’da bin 300 kullanıcı ile yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 96’sı, yeni Compact ürünlerin çok daha kullanışlı ve pratik olduğunu söylüyor.

Bosch Elektrikli El Aletleri tarafından 2010 yılında lanse edilen Compact serinin odak noktası, kullanıcıya kendine en uygun ürünü seçmesinde yardımcı olmak… Marketlerdeki ürün çeşitliliği ve yetersiz bilgi desteği sebebiyle “kendin yap (do it yourself)”çıların kafalarının karıştığını tespit eden Bosch, yeni geliştirdiği “Compact” konseptiyle kullanıcıları bu zorluktan kurtarmayı hedefliyor. Yeni serideki ürünler arası farklılıklar, tüketicinin kendi ihtiyaçlarına göre en doğru seçimi yapmalarını sağlamak amacıyla oluşturulurken, yeni tasarım seçenekleri de rehberlik ederek kullanım kolaylığı vaat ediyor. Pazara Easy, Universal ve Expert olarak üç farklı sınıfta sunulan ürünler, Bosch tutkunlarının ihtiyaç ve bütçelerine göre seçim yapmalarına olanak tanıyor.

Bosch Compact Serisi “Easy” sınıfında yer alan “Bosch PSB 500 RE” ve “Bosch PSB 500 RA” darbeli matkaplar, fazla deneyimi olmayan kullanıcılara hitap ederken, “Universal” sınıfındaki “PSB 650 RE”, “PSB 750 RCE” ve “PSB 750 RCA” matkaplar kendileri için proje geliştiren, profesyonel ürünlere bütçe ayırmak istemeyen, ancak verimli kullanım ve mükemmel performansı bir arada bulmak isteyenleri, “Expert” sınıfındaki “PSB 850-2 RE”, “PSB 850-2 RA”, “PSB 1000-2 RCE” ve “PSB 1000-2 RCA” ürünler ise yüksek beklentileri olan kendin yapçıları kendine çekiyor.

Yeni nesil “kompakt dekupaj testereler”de de kolaylıklar Bosch kullanıcılarını bekliyor.
“Easy” sınıfı Bosch PST 700 E dekupaj testereler benzerlerinden yüzde 20 daha küçük, yüzde 15 daha hafif oluşlarıyla düz ve eğimli yüzeylerin kesimini ideal kılıyor. “Universal” sınıfı Bosch PST 800 PEL dekupaj testereler eskisinden yüzde 10 daha küçük ve hafif üretilirken, “Expert” sınıfındaki Bosch PST 900 PEL ve Bosch PST 1000 PEL testereler ise yüksek beklentileri olanlara hitap ediyor.

Cehennem Melekleri

SİNEMA

Kural tanımaz bir diktatörü yıkmak için ülkeye gizlice sızan bir grup paralı askerin hikayesi.

Künye:
Vizyon :13 Ağustos 2010 Cuma
Yönetmen :Sylvester Stallone
Senaryo : Dave Callaham Sylvester Stallone
Görüntü Yönetmeni : Jeffrey L. Kimball
Oyuncular :Sylvester Stallone (Barney Ross)
Jason Statham (Lee Christmas)
Jet Li (Bao Thao)
Dolph Lundgren (Gunnar Jensen)
Eric Roberts (Monroe)
Randy Couture (Toll Road)
Mickey Rourke (Tool)
Bruce Willis (Mr. Church)
Arnold Schwarzenegger
Steve Austin (Dan Paine)
David Zayas (General Garza)
Gisele Itié (Sandra)
Terry Crews (Hale Caesar)
Brittany Murphy (Amy)
Danny Trejo
Charisma Carpenter (Lacy)
Gary Daniels (The Brit)
Senyo Amoaku (Tall Pirate)
Amin Joseph (Pirate leader)
Hank Amos (Paul)
Matt Medrano (Miguel)
Aaron Aguilera (Hector)
Lauren Jones (Cheyenne)
Tür :Aksiyon, Macera
Yapım :2010

HakkındaCehennem Melekleri, bir Güney Amerika ülkesinin kural tanımaz diktatörünü yıkmak ve diktatörlük rejimini sona erdirmek için ülkeye gizlice sızan bir grup paralı askerin hikayesinin anlatıldığı; aksiyon sinemasının en gözde aktörlerinin yer aldığı olağanüstü kadrosuyla dikkatleri çeken 2010’un en iddialı aksiyon-gerilim filmlerinden biri.

Yeni görevleri nedeniyle ülkeye gizlice giriş yapan özel birlik kısa sürede hiçbir şeyin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını fark eder. Akabinde ekip kendini büyük bir yanılsama ve ihanet içinde bulur. Olaylar kontrolden çıkmaya başladığında ve masum hayatlar tehlike altına girdiğinde bu ekip çok daha büyük bir düşmana karşı mücadele etmeye başlar. Bu kardeşler takımını yok etmek adına onları bu görevin içine sokmuş olan ve geleceklerini tehdit eden kişiye karşı…

Kahve Dünyası, mis gibi kokan Türk kahvesi ile sohbetleri tatlandıran çikolata kaplı lokum çeşitlerini Ramazan için öneriyor

YEMEK-MEKAN

Kahve Dünyası geleneksel Ramazan sohbetlerini Türk Kahvesi ve çikolata kaplı lokum çeşitleri ile unutulmaz kılmayı öneriyor.

Pek çok kişi için bir tutkudur köpüğü yerinde iyi kavrulmuş Türk kahvesinin mis gibi kokusu…Hele yanında sohbetleri tatlandıran çikolata kaplı lokum da varsa kahvenin keyfine doyum olmaz.

Kahve Dünyası geleneksel Ramazan sohbetlerini Türk Kahvesi ve çikolata kaplı lokum çeşitleri ile unutulmaz kılmayı öneriyor. İftar davetlerinde ikramlık ya da hediyelik olarak sunulan Kahve Dünyası Türk Kahve ve lokum çeşitlerini şık paketleri ile Ramazan için sunuyor.

Kahve Dünyası’nın özel kavrulma tekniği ile en iyi çekirdekler kullanılarak ürettiği geleneksel Türk Kahvesi; 100 ve 250 gr’lık Kilitli Paketlerde orta kavrulmuş ve çok kavrulmuş olarak iki farklı seçenekte sunuluyor. Ayrıca Damla Sakızlı Türk Kahvesi ile İstanbul 2010 özel harman Türk Kahvesi seçenekleri de farklı damak tatlarına da hitap ediyor.

Türk Kahvesi’nin yanında Kahve Dünyası’nın Ramazan sofraları için eşleşme önerisi; Kahve Dünyası klasiği olan sütlü ve bitter çikolata kaplı fıstıklı lokum çeşitleri…Özellikle fıstığın en kalitelisinin bolca kullanıldığı Kahve Dünyası’nın çikolata kaplı fıstıklı lokumu; % 25 fıstık oranı ile fıstığı en yoğun olduğu lokum olarak diğerlerinden farklılaşıyor. Türk Kahvesi ve çikolata kaplı lokumun eşsiz birlikteliğini keyifli sohbetleriniz için Kahve Dünyası mağazalarından ya da Carrefour’larda yer alan Kahve Dünyası Corner’larından bulabilirsiniz.

Ramazan’da Kahve ve Çikolata Keyfi Kahve Dünyası’ndan.

Ramazan ayı ve beslenme

SAĞLIK

Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden ramazan ayında, gün içerisinde yemek yenilemediği için sahur ve iftar yemeklerine ayrı bir özen gösterilmektedir. Sahur normal kahvaltıdan, iftar ise akşam yemeğinden daha zengin hazırlanmakta; bu nedenle ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da değişiklikler meydana gelebilmektedir.

Her zaman önerildiği gibi ramazan ayında da amaç; yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektir. Bu sebeple ramazan ayında da öğün sayısının en az üç olacak şekilde planlanması tavsiye edilir. Bu beslenme şekline dikkat etmeyen sağlıklı kişilerde bile zaman zaman sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle bu dönemde tüketilen hamurlu tatlılar, pideler, böreklerin ve yüksek kalorili besinlerin tüketiminin artmasına bağlı olarak kilo artışı yaşanabilir.

Yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sağlanabilmesi için gün içerisinde en az üç öğünü tamamlamak adına, sahur öğününün atlanmaması gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin son derece zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı, yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa; gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı yükselir ve kilo alma hızı ile riski artar. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde ya hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, az yağlı yapılmış sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün şekli tercih edilmelidir. Bu arada gün içersinde çok sıvı kaybedildiği için sıvı dengesini düzenlemek de son derece önemlidir.

Günün ilk öğünü olan iftar, bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verildikten sonra yemeğe geçilmelidir. İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanarak, normal yemeğe bir süre sonra geçilmesi daha doğrudur. Başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba en uygun yiyecektir. Oruç süresince, midenin uzun süre boş kalmasından sonra bir anda çok yiyecek tüketilmesi sonucu mide ve kalp sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bunu önlemek için iftarda yavaş yavaş ve az miktarda yemek yenilmelidir. Dengeli olmak kaydı ile iftar ile sahur arasına da mutlaka bir ara öğün eklenmelidir.

Ramazanda oruç tutarken beslenmeye daha çok özen gösterilmeli, yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yemeklerin ağır olmamasına, az yağlı ve yağda kızartılmadan yapılmış yiyeceklerin seçilmesine, sık aralıklarla az yemek tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlar, mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan reflü ile kabızlıktır. Reflüyü önlemek için kahve, kakao, çikolata gibi aşırı kafein alımından kaçınmak; yağlı yiyeceklerden uzak durmak ve yemeği yer yemez yatmamak alınacak pratik önlemlerdir. Bunun dışında kabızlık problemi çekenler için posalı besinlerin daha fazla tüketilmesi önerilmektedir. Bunun için de meyve ve sebze tüketiminin artırılması; ekmek olarak tam buğday veya çavdar ekmeğinin kullanılması ve özellikle su tüketiminin artırılması gerekmektedir.

Halk arasında oruç bazen zayıflamak için bir alternatif olarak değerlendirilmektedir.

Fakat bu yanlış bir düşüncedir. Gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da ramazan ayının özellikle ikinci yarısından itibaren zayıflamayı zorlaştırmaktadır. İşte bu nedenle ramazan ayı boyunca öğün sıklığını artırmak amaçlanmalıdır. Ayrıca gün boyunca vücut susuz kalacağı için bol bol su tüketilmeli, mümkün olduğu kadar ağır yemeklerden, kızartmalardan kaçınılmalıdır. Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamur işi olmamasına ve kızartılmadan yapılmasına özen gösterilmeli; sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Ramazan ayının simgesi haline gelen güllaç, en uygun tatlı olarak kabul görmekle birlikte, tüketim miktarına da önem verilmelidir.

Diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları gibi sağlık sorunları olan kişiler, doktora danışmadan oruç tutmamalı; oruç tutmak isteyenler de diyetisyen kontrolünde beslenme düzenlerini oluşturmalıdır.

Ramazan ayı için örnek menü
Sahur

• 1-2 dilim ekmek ya da pide
• 1-2 dilim peynir ya da 1 adet yumurta
• 5-6 adet zeytin
• Domates, salatalık
• Meyve ya da 1-2 çay kaşığı bal veya reçel
Veya
• 1 kâse çorba
• 1 kâse yoğurt
• 1 porsiyon etli sebze ya da et yemeği
• 1dilim ekmek
• Domates, salatalık

İftar
• 1-2 adet zeytin ya da hurma veya peynir
• 1 kâse çorba
• 1 porsiyon et yemeği ya da etli sebze yemeği
• Salata (az yağlı)
• 2-3 dilim ekmek ya da pilav veya makarna veya 1 dilim börek

Ara
• 2 adet meyve + 1 su bardağı süt ya da yoğurt
Veya
• 1 kâse meyve kompostosu + gece yatarken süt

Bu beslenme planı, oruç tutabilen ve beslenmeyi etkileyebilecek herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için uygundur. Haftada 2-3 kez ara öğün yerine sütlü tatlı (bazen güllaç) yenilebilir.

Amerikan Hastanesi
Beslenme ve Diyet Bölüm Sorumlusu
Dyt. Ayşe Korkmaz

Saçlarımız neden dökülüyor

SAĞLIK

Saçlarımız, güzellik ve estetiğin sembolüdür. Hatta seçtiğimiz renk ve stiliyle kendi hakkımızda çok şeyi ifade eden saçlarımız kaybıyla da beraber bizi telaşlandırır. Saç kaybı doğal bir süreç olabileceği gibi, stres kökenli veya altta yatan başka bir hastalığın uyarıcısı olarakta karşımıza çıkabilir.

Saçlarımız büyüme, gerileme, dinlenme olarak üç fazdan oluşan bir döngüde ömrünü sürdürür. Dinlenme aşamasındaki saç dökülür ancak bu kalıcı bir kayıp değildir. Bu dökülen saç tekrar büyüme fazına girerek büyümeye devam eder ve bu döngü bu şekilde devam eder. 50-100 tele kadar dökülmeyi doğal karşılıyoruz. Daha yoğun kayıplar ise sorgulanmayı gerektir ve bir dizi analizle sebep bulunup sebebe yönelik tedavi yapılır.

Saç dökülmesi nedeniyle gelen bir hasataya önce çıplak göz ve elle rutin muayenesi yapılır.Bir sonraki aşamada ise eğer altta yatan bir hastalık düşünülüyorsa çeşitli kan laboratuar testleri, saçlı deri muayenesi ile gerek görülürse deri biyopsisi, saç çekme testi ile saç telinin yapısı mikroskop altında incelenerek kesin sebep tespit edilir.

En sık görülen saç dökülme nedenleri
Erkek tipi saç dökülmesi: En sık görülen saç kaybı nedenidir.Genetik özellikler ve erkeklik hormonu nedeniyle görülen doğal bir durumdur. Bir hastalık değildir.Çok sayıda uygulanabilecek topikal tedaviler ve ilaçlarla durdurulabilen ve bazı durumlarda tedavi edilebilen bu durum ;radikal olarak saç ekim yöntemi ile kesin olarak çözülebilir.

Saçkıran (Alopesi Areata):Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı kel alanlar oluşur. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir. Her yaşta görülebilr. Daha çok sıkıntılar ve stres sebebiyle oluşan bu durum çocukluk yaşında ortaya çıktığında otoimmün yani bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarlada ilişkili olabilir. Çeşitli topikal ve sistemik tedaviler ve yine psikolojik destekle tedavisi mümkün olan bir durumdur.

Kansızlık(Anemi): En sık demir eksikliğine bağlı gelişen kansızlık nedeniyle saçlar dökülür. B12 ve Folik asit eksiklikleri nedeniyle oluşan anemilerde saç dökülmesi görülür. Tespit edilen eksiklik yerine konulunca saç dökülmeside düzelir.

Tiroid hastalıkları: Fazla (hipertroidi) ve az çalışan tiroid (hipotroidi) saç kaybına neden olabilir. Tiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir. Hastalığın tedavisi ile saç dökülmesi de düzelir.

Saçlı deriyi tutan hastalıklar: Mantar hastalıkları ve likenpilanopilaris dediğimiz çeşitli saçlı deriyi tutan hastalıklar saçlarda dökülmelere yol açabilir.

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon hastalıkları: Saçların dinlenme fazına girip dökülmesine neden olabilir.Kalıcı bir kayıp yoktur hastalık iyileştikten bir süre sonra saçlar eski haline dönecektir.

Doğum sonrası: Gebelik süresi boyunca saçlar büyüme aşamasındadır; dolayısıyla saçlarda dökülme durur, saçlar gürleşir.

Doğum sonrası saçlar dinlenme fazına girer ve bu aşamada saçlarda yoğun bir dökülme görülür. Bu durum doğum sonrası 8 ay ile 1 yıla kadar devam eder ve tamamen doğal bir süreçtir tekrar saçlar eski sağlığına kavuşacaktır. Bu dönem destek tedavilerle çok daha sağlıklı atlatılabilir.

Şok diyetler, hızlı kilo vermek, proteinden fakir beslenme: Saçlarımız köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Esas besini ise proteindir. Özellikle yaz mevsimine girişte hızla kilo verdiren diyet programları tüm vücut sağlığımız gibi saç sağlığımızı da olumsuz yönde etkiler ve ciddi saç kayıplarına yol açabilir. Proteinden fakir beslenen veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kişilerde de benzer şekilde saçlar dinlenme fazına takılır ve dökülmeler görülebilir. Beslenme alışkanlıkları değiştirilip proteinden zengin diyet uygulandığında dökülmeler duracaktır.

İlaçlar: Bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini, sivilce ve sedef tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da saç dökülmesi yapabilir.

Kanser tedavileri: Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir. Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır. Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90′ını kaybeder, terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline geri döner.

Doğum kontrol hapları: Genetik yatkınlıkla beraber doğum kontrol hapı kullanımında saç dökülmesi görülebilir. Saçlar dinlenme fazına takılır. İlaç kullanımı bırakıldığında dökülme durur.

Saç koparma alışkanlığı (Trikotillomani: Tamamen ruh sağlığı ile ilgili bir durumdur. Tırnak yeme alışkanlığı gibi saçlar koparılır. Psikolojik destek tedavisi ile düzelebilir.

Saçlarımızla ilgili yanlış inanışlar
• Hergün saçların yıkanması saçların fazla dökülmesine yol açamaz.

• Saçın kısa kesilmesinin kazıtılmasının saç dökülmesini önleyici veya saçı gürleştirici etkisi yok.

Zeytinyağı, badem yağı ve yumurta karışımlarının saça sürülmesinin saça bir faydası yotur.

• Yıkama ve tarama esnasında saçın dökülmesi normaldir. Ancak durup dururken dökülüyor veya elinizi attığınızda tutam tutam geliyorsa doktora başvurulmalıdır.

• Saç dökülmesinde hala ilk başvurular kuaför ve eczaneler. Oysa saç dökülmesi bazen bize bir hastalık tanısı koydurabilecek kadar önemli olabilir. Dolayısıyla bazı alışveriş merkezlerinde ve eczanelerde saç analizi yapılır ve saç dökülmesine son gibi ürün satışı için yapılan sloganlara kanmayıp eğer saç dökülme probleminiz varsa bir dermatoloğa başvurmak en doğru yol olacaktır.

99′dan bebekler için pişik önleyici krem

GÜZELLİK & BAKIM

99 pişik önleyici krem bebeğinizin hassas cildini pişiğe ve her türlü kızarıklığa karşı koruyor. Cilde ipeksi bir yumuşaklık kazandırıyor.

99 pişik önleyici krem bebeğinizin hassas cildini pişiğe ve her türlü kızarıklığa karşı koruyor. Cilde ipeksi bir yumuşaklık kazandırıyor.

Fazlasıyla ince olan bebek cildinde, tenin doğal koruyucu bariyeri yeterince gelişmediği için, derinin emilimi daha fazla, enfeksiyon riski yüksektir. Cilt tahriş edici unsurlara karşı oldukça hassas olduğundan, bebek bakımında tercih edilen ürünlerde seçici olmak gerekir.

Doğaya yakın doğallık sunan 99 Doğal Bebek Bakım Serisi, temizleyici ajanlar, tahriş edici aktifler ve kimyasal maddeler içermez. İçerdiği vitaminlerin, esansiyel yağların ve bitki özlerinin mükemmel karışımı ile bebek cildine doğal bir bakım sağlar; ailenin tüm bireyleri tarafından kullanılabilir.

99 Pişik önleyici krem’in doğal içeriği;

Echinacea (Ekinezya)
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Deri hassasiyetini azaltır. Hücre yenilenmesini destekler. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur ve cilde sağlıklı bir görünüm verir.

Hamamelis Virginiana
Ciltteki ödemi gidermeye ve yaraların çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Kanamalı ve yaralı cildi yatıştırır. Bebek tenini besler; yumuşatır.

Centella Asiatica (Gotu Kola)
Antibakteriyel etkisi bulunur. Kızarıklığın ve tahrişin giderilmesine yardımcı olur. Hücre yenileyici ve yumuşatıcıdır. Önemli etken maddesi Madecassoside’dir.

Çinko Oksit
Antibakteriyel özelliği olan naturel bir mineraldir. Yaraların çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Doğanın en etkin cilt koruyucusudur.

Beeswax (Naturel Bal Mumu) ve Shea Butter
Çok güçlü bir bariyer oluşturucudur, yumuşatıcı özelliği bulunur.

99 bebek bakım ürünleri hakkında detaylı bilgiye www.99.com.tr web sitesinden ulaşabilirsiniz.