Kadınlar artık aksesuarı şansa bırakmıyor

MODA

Dünya çapında dev bir aksesuar ve donanım markası olan Häfele zincirinin başarılı halkalarından biri olan Häfele Türkiye, son yıllarda büyük ivme kazanan bir yaklaşımı gözden kaçırmadı. Ülke çapında konumlanan 12 mağazasıyla aksesuarı şansa bırakmayan kadınlara ulaşmayı hedefliyor.

Aksesuar zevkten, estetikten ya da eldekini değerlendirmekten öteye geçiyor son zamanlarda. Mobilya ile birlikte büyüyen aksesuar ve mobilya donanımı sektörü de aksesuar kavramına yeni bir bakış açısı getiriyor. Öyle ki, değişen dekorasyon ve stil kavramını büyük oranda yeni nesil aksesuarlar ve donanımlar yönlendiriyor. Bunu en çok farkında olanlar da kadınlar. Çünkü mutfaklarında geçirdikleri zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, kendilerine özel bu alanı tam kapasiteyle kullanmak istiyorlar. Bunu fark ettikleri günden beri kadınlar aksesuar ve donanım konusunda işlerini şansa bırakmıyor; mimar, iç mimar ve marangozlarını kendilerini yönlendiriyorlar. Häfele de, son zamanlarda gelişen bu trend ile en çok da kadınların gözbebeği.

Artık üreticiler kadınları değil, kadınlar üreticileri yönlendiriyor
Eskiden kadınlar mutfaklarını yenilerken işi tamamıyla mutfak üreticilerine teslim ediyorlardı. Üreticiler da geleneksel yöntemlerle mobilya üretir, bildikleri yöntem ve aksesuarları kullanırlardı. Dekorasyona bakış açısı o günlerden bu yana çok değişti. Estetik kaygılar kadar işlev de büyük önem kazandı. Kadınlar yeni bir mutfak yaptırmaya karar verdiklerinde marangozlarına, iç mimarlarına ne istediklerini anlatıyor, hatta onlarla birlikte Häfele mağazalarına gelip birlikte ürün seçiyorlar.

Mutfakta kadınların işlerini kolaylaştıran Häfele donanımları
Köşe dolapların kör noktalarına sık kullanılmayan ama ihtiyaç duyulduğunda da çıkarmak için ancak dolabın içindeki her şeyi boşaltmak suretiyle ulaşılabilen tencereler, tavalar yerleştirilir. Hafele’nin bu dolapları değerlendirmek için tasarlanmış köşe kiler sistemleri, yekpare raflar sayesinde tüm eşyaları tek hareketle dışarı çıkarmayı mümkün kılıyor. Hem de yumuşacık bir dokunuşla.

İki yana açılan geleneksel dolap kapakları yerine, kalkar ya da kalkar-katlanır kapak mekanizmaları sayesinde dolaplar bir düğmeye basınca katlanarak yukarı doğru açılıyor.

Häfele, geleneksel yöntemlerle yerleştirilen mutfak malzemelerine yeni ve çok kullanışlı çözümler getiriyor. Akıllı çekmeceler sayesinde tabaklar, çatal-bıçaklar, rende, tava, kavanoz gibi yer kaplayan, üstü üste yerleştirilemediği için standart dolaplarda dağınık duran eşyalar bu söz konusu çekmece donanımları sayesinde bir düzene kavuşuyor.

Kağıt havludan fincanlara, baharat kavanozlarından yemek kitabına kadar ortada kalabalık eden pek çok malzemeyi, tezgah üzeri askı-organizasyon sistemleriyle yerleştirme imkanı sunuyor.

Çok miktarda alınan, bu yüzden çok yer kaplayan erzaklar için, tek dokunuşla açılan, her rafında ne olduğunu görüp malzemelere kolayca erişmeyi sağlayan boy kiler sistemleri var. Zeytinyağı şişeleri gibi devrilmeye müsait malzemeler için kaydırmaz tabanlı tezgah altı raf sistemleri de mutfakta başka bir konfor yaratıyor. Deterjanlar ve temizlik malzemeleri için çekilerek kolayca açılan, ihtiyaca kolayca ulaşılan sistemler çok işe yarayışlı.

Tezgahların üzerini, dolap ve çekmece içlerini aydınlatmak için geliştirilen LED aydınlatma sistemleri sayesinde çekmece ya da dolap açıldığında aydınlatma otomatik olarak çalışıyor, dolabın içindeki her şey net görünüyor.

Häfele mağazaları kadınlarla buluşma noktası
2007 yılının sonundan bu yana tüketicilerle daha çok noktada buluşarak, ulaşılabilirliğini arttırmak için mağazalar açma kararı alan Häfele Türkiye şu anda yurt çapında toplam 12 mağazasıyla hizmet veriyor. İstanbul Dudullu merkez, İstanbul Çağlayan, İstanbul İkitelli, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İnegöl, İzmir, Kayseri ve Kıbrıs’ta açılan mağazalarında kadınlarla buluşuyor. Ve mağaza sayısını arttırarak daha çok tüketiciye hizmet verebilmeyi hedefliyor.

Puma Saatleri Rod Serisi yaşam tarzınızı yansıtacak

MODA

PUMA saatlerinin yeni bir model daha saat severlerin beğenisine sunuldu. İddialı modellerin yer aldığı bu PUMA koleksiyonu özgün stilini yansıtmasının yanısıra moda trendlerinden esinlenilerek tasarlandı.
PUMA, Rod serisi ile kullanışlı ve trend modeller sizleri bekliyor.

Saat kasalarında sıkça kullanılan kare şekli kadrandaki özel tasarımla ahenk içinde. PUMA özgün çizgileri taşıyan bu seride silikon ve deri kordon alternatiflerinin yanı sıra kadranda çeşitli renk kombinasyonlarına rastlamak mümkün. Kasa ile kordonun birleşimindeki bütünlük ise gözden kaçmıyor.
Saat severler bu koleksiyona tüm seçkin Puma Saat bayilerinden ulaşabilir.

Ürünün Satış Fiyatı : 316 TL

Bosch yeni LCD flat-panel monitör serisini pazara sundu

TEKNOLOJİ

Bosch Güvenlik Sistemleri analog video, dijital video kaydediciler (DVR) ve bilgisayar uygulamalarında kullanılabilecek yüksek çözünürlüklü LCD flat-panel monitör ailesini pazara sundu. Benzer ürün ailesi olan LED flat-panel monitörler ile birlikte pazara sunulan bu monitör ürün yelpazesi, firmanın CCTV pazarındaki mevcut CRT monitörlerinin yerini alacak.

• Görüntülerin kolayca anlaşılmasını sağlayan gerçek renklere sahip parlak, yüksek kontrastlı resim.
• Göz yorulmasını en aza indiren titreşimsiz ekran.
• Uzun ömürlü floresan arka şık sayesinde uzun süreli parlaklık.

Pazardaki endüstriyel LCD panellere uygun olarak, monitörlerin 8,4-inç ve 10,4-inç modelleri bulunuyor. 230 ila 250 cd/m2 arasında maksimum parlaklığa, rahat izleme ve kolay görüntüleme için çok yüksek renk doğruluğuna ve 500:1 ila 600:1 arasında kontrast oranına sahip olan monitörlerin, ayrıca, hızlı hareket eden videolarda net görüntü almasını sağlayan 10-20 milisaniye ekran yenileme hızı özelliği de bulunuyor. İsteğe bağlı olarak, rack kabin içerisinde, masaüstünde veya duvara monte edilerek kullanılabilen monitörler, geniş yatay ve dikey izleme açısı sayesinde net görüntü alıp, izlemeyi kolaylaştırıyor.

CRT tipi monitörlerde zamanla meydana gelen ışık azalması, Bosch LCD monitörlerde bulunan uzun ömürlü floresan arka ışık desteği ile engelleniyor ve ekranın her zaman aynı parlaklık seviyesini koruması sağlanıyor. Bu sayede gözü yoran titreşimlerin oluşması önlenirken, monitör gözlere zarar vermeden daha uzun süre kullanılabiliyor.

Geniş bir sinyal giriş seçeneğine sahip olan Bosch LCD monitörlerin üzerinde iki adet kompozit BNC girişi, iki adet çevrimsel (loop-through) çıkışı, Y/C (S-video)- çevrimsel video-ses girişleri ile DVR veya bilgisayar bağlantısı için bir adet analog VGA girişi bulunuyor.

Pizza Hut’tan 6 Kişilik Dev Pizza “Duble DipSos Pizza”

YEMEK-MEKAN

Pizza Hiç Bu Kadar Büyük Olmamıştı.

Pizza Hut, 32 dilimden oluşan dikdörtgen pizzası Duble DipSos Pizza ile lezzetine lezzet katıyor. Duble DipSos Pizza, yanında nefis soslarıyla birlikte kişi başı sadece 4TL.

Sosa kolayca daldırabilmeniz için dikdörtgen şeritler halinde hazırlanmış 32 nefis dilimden oluşan Duble DipSos Pizza, hem eğlenceli, hem lezzetli hemde hesaplı.

Ayrıca Pizza Hut, Türkiye’de Duble DipSos Pizza ile bir ilke daha imza atıyor. İlk defa 1 kutuda 32 dilimden oluşan en az 6 kişiyi doyuracak pizzayı pizzaseverlere ulaştırıyor.

Paket serviste ve evlere serviste geçerli olan 6 kişiyi doyurabilecek büyüklükteki Klasik Duble Dip Sos Pizza’ların fiyatıysa sadece 24 TL. Duble DipSos pizza ile doyarken eğlenecek, eğlenirken doyacaksınız ve fiyatına şaşıracaksınız…

Duble Dipsos Pizza’yı denemek için acele edin 444 6 555 nolu telefonu hemen arayın ve lezzetine doyun.

Aşk Dersi

SİNEMA

Jenny, Oxford’da okuma hakkı kazanmakla, karizmatik ve kendinden yaşça geçkin bir adamın çekici teklifi arasında gidip gelmektedir.

Künye:
Vizyon :19 Şubat 2010 Cuma
Yönetmen :Lone Scherfig
Senaryo : Lynn Barber
Nick Hornby
Görüntü Yönetmeni : John de Borman
Oyuncular : Emma Thompson
Peter Sarsgaard
Alfred Molina
Rosamund Pike
Dominic Cooper
Olivia Williams
Carey Mulligan
Tür :Dram
Yapım :2009

Hakkında
Yıl 1961…16 yaşında zeki ve çekici bir genç kız olan kadınlığa geçişin eşiğinde olan Jenny (Carey Mulligan); Londra’nın banliyölerinden Twickenham’daki odasında Juliette Greco şarkıları söyleyip daha özgür ve Gauloise kokulu bir hayatın hayallerini kurmaktadır.

Ergenliğin sıkıntılarında bunalmış her genç gibi Jenny de yetişkinliğe adım atmak için can atmaktadır. Okulunda oldukça başarılı bu genç kız, başaramadığı tek ders olan Latince’yi de sökerse babasının da öngördüğü gibi Oxford Üniversitesi’nde okuma hayallerini gerçekleştirecektir.

Yağmurlu bir Londra sabahında Jenny’nin rutin hayatı uygunsuz bir aşık olan 30 yaşlarındaki David (Peter Sarsgaard)’in gelişyle alaşağı olur. Şehirli ve zarif David, Jenny’nin okuldan kekeme flörtü Graham (Matthew Beard)’ı gözden düşürmekte ısrarlıdır. Kızın aşikar beğenisinden güven alarak Jenny’nin tutucu ailesi Jack (Alfred Molina) ve Marjorie (Cara Seymour)’ü de baştan çıkarır ve yaşça büyük ve Yahudi oluşu gibi dezavantajlarını görünmez hale getirmeyi başarır.

Kısa bir zaman içinde David Jenny’yi klasik konserler, arkadaş ve iş kontaktlarıyla geç yenen şık yemekler; arkadaşı Danny (Dominic Cooper) ve onun güzel ama aptal kızarkadaşı Helen (Rosamund Pike)’in de dahil olduğu ışıltılı yaşama sürükler.

David, Jenny’nin aldığı klasik eğitimi kendi anladığı şekliyle uyarlar ve onu havalı arabasıyla okulundan alıp sanat müzayedelerine, klüplere götürür.

C.S. Lewis ile tanıştırmak üzere, David, Jenny’yi Danny ve Helen ile beraber Oxford’a götürür. Biraz kompliman ve yalan sayesinde Jenny’nin ailesini de 17 yaşındaki biricik kızlarını doğumgününde Paris’e götürmek üzere ikna eder. David, “Helen Teyzesi”nin bir kez daha şaperon rolünü üstlenmesine ikna eder. Kızın ailesi Jenny’nin bekaretini kaybetmek için bu yer ve zamanı seçtiğinden haberdar değilllerdir elbette.

Paris tam da Jenny’nin hayal ettiği gibidir, ve David’le sevişmek de..Twickenham’a dönüşte, Jenny’nin okuldan arkadaşları onun yeni sofistike halleri karşısında büyülenir fakat okul müdiresi (Emma Thompson) şaşkına dönmüş, İngilizce öğretmeni Bayan Stubbs (Olivia Williams) ise derin bir hayal kırıklığına uğramış ve Jenny’nin gün gibi açık yeteneklerinin ve yüksek eğitim şansının harcanmış olduğunu anlamışlardır.

Ebeveynlerinin uzun zamandır gerçekleşmesini bekledikleri Oxford hayallerinden uzak olarak yeni bir hayata sürüklenmiştir. David Jenny’yi baştan mı yaratacaktır yoksa onun geleceğini mi mahvedecektir?

Kontrol delisi misiniz?

SAĞLIK

Sürekli hata yapmaktan korkuyor, herşeyi eksik yaptığınızı ve yetersiz olduğunuzu düşünüyorsunuz siz de bir ‘kontrol delisi’ olabilirsiniz. Peki kontrol delisi olmak bir rahatsızlık mıdır, bu durumda ne yapmak gerekir? Amerikan Hastanesi’nden Uzman Psikolog Aslı Akkan konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtlıyor.

İngilizce’de de “control freak” olarak belirtilen “kontrol delisi” ne demektir?
“Kontrol delisi” olma hali, hata yapma, eksik, yetersiz olma vs. gibi korkuları ve “yaşamımı devam ettirebilemek için kontrolde olmalıyım” gibi fonksiyonel olmayan temel inançları olan, psikolojide Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) - Obsesif Kompulsif Bozukluk’la aynı değildir - olarak da tanımlanan durumdur.

Kontrol delisi insanlar, bir yerde diğer insanalara güvenmiyorlar. Kendilerini diğer insanlardan daha akıllı, daha mı üstün görüyorlar?
Bu tip insanlar kendilerini üstün görmekten ziyade diğerlerini yetersiz görürler. Hem kendilerinden hem de çevrelerinden beklentileri oldukça ve çoğu zaman rasyonel olmayan bir biçimde fazladır. Güvensizliklerinin temelinde felaket beklentileri ve kontrolün yitimini ancak kendilerinin önleyebilecekleri inancı vardır.

Klinik Psikoloji Profesörü Les Parrott, control freak’ler, herhangi bir şeyi sizin umursadığınızdan fazla umursayıp kendi istediklerinin olması için ısrarcı olmaktan vazgeçmeyenlerdir diyor. Yani bu insanlar için pek çok şeyi bizden daha fazla mı ciddiye alıyorlar?
Hayır, birçok konuyla bu kadar ilgileniyor ve bazen fonksiyonel olmayacak kadar odaklanıyor olmaları onların diğerlerinden o konuyu daha fazla ciddiye aldıkları anlamına gelmez.

Kontrol delisi olmak, psikolojik bir rahatsızlık mıdır?
Her ne kadar OKKB’nin tek belirtisi kontrolde olma isteği değilse ve ayrıntılara dikkat, disiplinli olma, katılık, mükemmeliyetçilik, temizlik, kuralcılık, kararsızlık gibi uç noktalara ulaşan ve işlevsel olmayan yönleri varsa da; “kontrol deliliğini”, kişinin işlevselliğini engellediği durumlarda OKKB olarak sınıflandırabiliriz veya “kontrol delisi” olma özelliğini bir tip OKKB özelliği olarak düşünebiliriz.

Evde, işte, arkadaşlıkta, aile hayatında nasıl davranıyorlar? Küçük örneklerle anlatabilir misiniz?
Mesela, bu tip bir kişi okul/iş hayatında bir grup projesi yapmakta oldukça çok zorlanabilir. Tüm projenin sorumluluğunu ve yükünü üstüne almak zorunda olduğu inancına sahip olacaktır. Çünkü kimse o projeyi onun kadar “mükkemel” yapamayacaktır. Başkasına verdiği sorumlulukla birlikte kontrolü de kaybetmiş olacak ve felaketler silsilesini başlatmış olacaktır. Bu, doğal olarak işlevsel olmayan bir süreçtir. Kişi, dört beş kişinin beraberce yapınca ancak yerine getirebileceği görevi tek başına üstlenmeye kalkınca, hem diğerleriyle çatışma yaşayacak hem de projenin sağlıklı bitişini tehlikeye sokacaktır. Ayrıca bu yük onu çok yoğun stres altına sokacaktır ki bu duygudurum OKKB patolojisinin iyice alevlenmesine yol açabilecektir.

Bu tarz bir kişi bu “kontrolde olma” özelliğinin sıkıntılarını aile ortamına da yansıtabilir. Zevk, eğlence ve paylaşım için yapılacak olan bir tatil planı o ailenin kabusu haline dönüşebilir. Çünkü bu tarz kişi o tatil planının her anının mükemmel olması adına kontrolde olmaya çalışacak, her detayı planlayacak (yada planlamaya çalışacak), olası bir aksilikte bunu dünyanın sonu haline getirecek, ve yoğun öfke/mutsuzluk/tatminsizlik duygularının ortaya çıkmasına yol açacaktır.

Neden insanlar kontrol delisi olurlar? Doğuştan gelen mi, yoksa sonradan, yaşananlar karşısında geliştirilen bir özellik midir?
Farklı psikolojik ekoller OKKB yi farklı süreçlere dayandırırlar. Bu açıklamalar arasında anne – baba tutumları, biyolojik/genetik süreçler, öğrenilen davranışların bu durumu tetiklemesi/irrasyonel düşüncüleri oluşturması sayılabilir. Hipotez sayısı çok olmakla birlikte bu hipotezleri destekleyen bilimsel çalışma sayısı azdır. Bunların bazıları doğuştan gelen genetik faktörlerin OKKB ye etkisini göstermekte kimisi ise öğrenilmiş süreçleri desteklemektedir. Ancak halen tam bir anlaşma sağlanamamıştır.

Kontrol delisi olan insanlar, böyle olduklarının, çevrelerindekini rahatsız ettiklerinin farkında mıdırlar? Yoksa yaptıklarının normal olduğunu mu düşünürler?
Bu kişilerin tıpkı diğer kişilik bozukluğu patalojilerinde olduğu gibi içgörüleri ya çok azdır veya yoktur. Onlara göre “normal” olan budur. Hatta aksi, kınanacak/eleştirilecek bir haldir. Bu yüzdendir ki terapiye çoğu zaman bu sorunla değil bu sorunun yarattığı sorunla “zorunlu” (başka seçenek kalmadığında) başvururlar.

Kontrol delisi olan çok hastanız var mı? Sık karşılaşılan bir rahatsızlık mıdır? Genellikle hangi meslekten insanlar kontrol delisi oluyorlar, böyle bir ayrım var mı?
Böyle bir ayrım yapmam zor. Herhangi bir kişilik bozukluğu tanısı koymak o danısanla uzun bir terapötik süreç içinde olmayı gerektirir. Ancak OKKB bozukluğundan çok OKKB özelliklerine sahip danışanlarımın olduğunu söyleyebilirim. Son dönemlerde bu özelliklere sahip danışanların sayısının daha fazla olduğunu görmekteyim. Bunun bir sebebi ekonomik krizin yarattığı stres ve kontrol kaybının bir nevi kompansasyonunun bu özellikleri alevlendirmesi olabilir. Ancak tam bir sebep sonuç ilişkisi çıkarmak olası değil.

Ayrıca, bu kişilerin OKKB özelliklerinden dolayı yaşadıkları işlevsel sorunlarla değil daha çok bunların yarattığı eş problemleri, iş veya arkadaş ortamlarındaki zorlanmalardan dolayı geldiklerini de belirtmem lazım. OKKB özellikleri taşıyan çok ender danışan direkt olarak “Ben bu kontrolde olma halini/isteğini bırakmak istiyorum” diye başvurur. Böyle bir farkındalık durumda bile ifadeleri “Ben bu halimi bırakmalıyım” veya “Bu halimi daha rahat kontrol etmeliyim” gibi patolojileriyle uyumlu fonksiyonel olmayan düşünce kalıpları öndedir.

Pek çok yöneticinin kontrol delisi olduğunu görüyoruz. Bu, işin getirdiği bir sorumluluk mudur, yoksa üst düzeydekiler daha fazla mı kontrol delisi olurlar?
Bu o kişinin konumundan çok, kişilik özellikleriyle ilgili bir durumdur. Böyle bir çıkarımı destekler bilimsel bir bulguya sahip değilim.

Kontrollü biri olmak ve kontrol delisi olmak farklı şeyler değil mi?
Tabiki farklıdır. Kontrol deliliği kişinin, daha önce verdiğim örneklerdeki gibi artık işlevselliğini/fonksiyonelliğini yitirmesine yol açan bir kişilik patolojisi veya patolojisinin bir parçasıdır.

Son olarak; kontrol delisi insanlar bu alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemezler.

Vazgeçebilmek için neler yapmalılar?
Daha önce de belirttiğim gibi bu özelliklere sahip olan kişiler bu durumun sorun oluşunu çoğu zaman kabul etmezler. Bu özelliklerinden vazgeçmek zor olduğu için değil vazgeçmek isteğinde olmadıkları için vazgeçemezler. Bu durumun onların hayatında oluşturduğu zorluklardan habersizdirler. Ancak çevreleriyle yaşadıkları sıkıntılar onları biraz daha farkına vardırabilir. Sadece o zamandır ki bu durumlarıyla ilgili geribildirim almaya yatkınlıkları artar. O zamanlar da bile savunma mekanizmaları oldukça kuvvetli olacağından defansif davranabilirler. Direkt olarak bu sıkıntılarına dair konuşmaktansa dolaylı olarak bu konuyla ilgili konuşulması (yazılar/kitaplar okutularak vs.) ve kişinin ikna edilmeye çalışılması faydalı olacaktır. Bir uzmandan yardım almalarına olabilecek bir teşvik en uygun yardım biçimidir.

Amerikan Hastanesi
Uzman Psikolog Aslı Akkan

Soğuk kış günleri için sıcacık bir keyif: Özsüt sıcak çikolata

YEMEK-MEKAN

Pastaları, kahveleri, çikolataları ve tatlılarıyla “Türkiye’nin lezzet ustası” olan Özsüt, sıcak çikolata keyfine eğlenceli bir yorum katıyor. Özel krema ile yumuşatılmış bir çikolata bloğu olan Özsüt Sıcak Çikolata, bir fincan sıcak sütün içinde eriyerek enfes tadıyla içinizi ısıtacak. Soğuk kış günleri için sıcacık bir alternatif olan Özsüt Sıcak Çikolata, çikolata tutkusunu eğlenceli bir lezzet deneyimine dönüştürmek isteyenleri bekliyor.

“Türkiye’nin pastacısı” Özsüt, çikolata tutkunu misafirlerine soğuk kış günleri için özel bir keyif sunuyor. Özel krema ile yumuşatılmış bir çikolata bloğu olan Özsüt Sıcak Çikolata, bir fincan sıcak süte eklenip çubuğu yardımıyla karıştırıldıktan sonra içiliyor. Bu sayede herkes sadece bir fincan sıcak sütle kendi sıcak çikolatasını kendisi hazırlayabiliyor. Özsüt kafelerde de bir fincan sıcak sütle servis yapılan Özsüt Sıcak Çikolata, çikolata tutkunlarının beğenisine sunuluyor.

Özsüt çikolatalarının seçkin lezzetini barındıran Özsüt Sıcak Çikolata ile sadece Özsüt kafelerde değil, her yerde sıcak çikolata keyfi yapılabiliyor. Özsüt’ün hünerli ustalarının hazırladığı çikolata blokları, sıcak sütle karşı konulmaz bir birliktelik oluşturuyor. Özsüt kafelerde satışa sunulan Özsüt Sıcak Çikolata’nın bir paketinde iki adet çikolata bloğu yer alıyor.

Özsüt, Türkiye çapındaki 153 şubesi ile tüm çikolata, tatlı ve kahve severleri kafelerine bekliyor. Özsüt’ün bu eğlenceli ve leziz ürünü ise soğuk kış günlerinde sıcacık bir çikolata keyfi yapmak isteyen misafirlerini bekliyor…

*Bir pakette iki adet çikolata bloğunun bulunduğu Özsüt Sıcak Çikolata 5 TL fiyatıyla satışa sunuluyor. Özsüt Sıcak Çikolata’yı Özsüt’te denemek isteyenler ise mağaza içi serviste 4 TL ödüyorlar.

Ütünün Mucidi Morphy Richards’tan Advanced Finish Digital Buharlı Ütü

TEKNOLOJİ

1937 yılında ilk elektrikli ütüyü üreten dünyaca ünlü İngiliz elektrikli ev aletleri markası Morphy Richards’tan çok özel bir ütü…

Advanced Finish Digital, ışıklandırılmış su tankı, hassas elektronik ısı kontrol paneli, turbo hızlandırıcı, 120 gr şok buhar, dikey ütüleme, otomatik kapanma, seramik taban, damlama önleyici sistem, daimi kireç önleyici filtresi özellikleri ile bir ütünün çok ötesinde…

75 yıldır ütü üreten, Avrupa’nın ve İngiltere’nin en büyük markalarından biri olan Morphy Richards, bu çok özel ütü ile 5 yıl içerisinde Türkiye pazarında ilk 3’e girmeyi hedefliyor.

Ütü keyfini bambaşka bir boyuta taşıyan Advanced Finish Digital Buharlı Ütü’nün fiyatı ise sadece 279 TL. Bu özel ürünü seçkin tekno marketlerde ve büyük mağaza zincirlerinde bulabilirsiniz.

Domino’s Pizza 1’e 3 veriyor

YEMEK-MEKAN

Domino’s Pizza, şubat ayında da çarpıcı bir kampanyayla daha pizzaseverlerin karşısına çıkıyor. 22-26 Şubat tarihleri arasında Domino’s Pizza’dan 3 pizza alanlar yalnızca 1 pizzanın fiyatını ödüyorlar. Domino’s Pizza’nın karışık pizzalarında ve gel al servislerde geçerli olan “3 Al 1 Öde” kampanyasıyla pizzaseverler en ekonomik fiyatlarla bu eşsiz lezzetleri tatma fırsatını yakalıyorlar.

Türkiye’nin en çok tercih edilen pizzalarını hazırlayan Domino’s Pizza, çok avantajlı bir kampanyayla benzersiz bir fırsat sunuyor. 22-26 Şubat tarihleri arasında Domino’s Pizza’dan 3 pizza alanlar yalnızca 1 pizzanın fiyatını ödeyecekler. Karışık pizzalarda ve gel al servislerde geçerli olan “3 Al 1 Öde” kampanyası, pizza tutkunlarının aklını başından alacak.

Ev partilerinin, maç günlerinin ve film izleme akşamlarının vazgeçilmezi olan pizzanızı size en yakın Domino’s Pizza şubesinden almak gecenize 1 değil 3 renk birden katacak. Öğlenleri de ister evinizde ister işyerinizde Domino’s Pizza keyfiniz üçe katlanacak. Domino’s Pizza’nın nefis klasik hamur, orta boy karışık pizzası, özel pizza sosu, mozzarella peyniri, Macar salam, sosis, yeşilbiber, mantar ve mısır olmak üzere birbirinden lezzetli malzemelerle hazırlanıyor. Pizza tutkunları için benzersiz sürprizler hazırlayan Domino’s Pizza’nın bu avantajlı kampanyası diğer kampanyalarla birlikte kullanılamıyor.

Memorial’dan Türkiye’de bir ilk daha: E-Klinik

SAĞLIK

Türkiye’nin en ünlü doktorları canlı yayında sorularınızı yanıtlıyor. Artık kafanıza takılan her türlü sağlık sorunuyla ilgili www. memorial.com.tr kurumsal web sitesine girebilir ve istediğiniz her türlü soruya cevap bulabilirsiniz.

Sizin veya bir yakınınızın herhangi bir rahatsızlığı var. Günlerdir akılınıza pek çok soru takılıyor, fakat bir türlü cevaplarını bulamıyorsunuz. Türkiye’de pek çok ilke imza atan Memorial Sağlık Grubu simdi de bu soruların yanıtlarına kolayca ulaşabilmeniz için yanınızda.

Her hafta Çarşamba günleri farklı uzmanlık alanlarından hekimlerin, değişik soruları cevaplayacağı Memorial E-klinik’e ulaşmak çok kolay. Yalnızca 5 saniyede tamamlayabileceğiniz üyelik işleminden sonra her Çarşamba 14.00 – 15.00 arasında gerçekleştirilecek olan canlı yayına katılabilir, sorularınızı Memorial hekimlerine iletebilirsiniz.

Memorial E-Klinik’te gelecek hafta: Kadınlarda Kalp Hastalıkları
24 Şubat Çarşamba günü Memorial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özlem Esen “Kadınlarda Kalp Hastalıkları” ile ilgili merak edilen tüm soruları cevaplayacak. http://www.memorial.com.tr/e-hizmetler/e-klinik adresinden ulaşabileceğiniz canlı yayınımızda yine merak edilenler aydınlatılacak, birçok soru yanıt bulacak.

Memorial E-Klinik’te 3 Mart Programı
Tarih: 3 Mart Çarşamba
Saat: 14.00 – 15.00
Doktor: Op. Dr. Yalın Dirik
Branş: Ortopedi
Konu: Ayak ve Bacak Ağrıları