Bebek bakımı ile ilgili önemli bilgiler

ANNE & BEBEK & ÇOCUK

Öncelikle bebeğinizin özelliklerinden bahsedelim ve onları daha yakından tanımaya çalışalım.

Cilt özelliği: Doğumdan sonra deri normal renginden daha mor görülebilir. Bebeğinizin cildi yetişkinlere göre daha pembe ve daha hassastır. Doğumdan sonraki ilk günlerde bebeğinizin cildinde ortasında sarı bir alan bulunan kırmızı lekeler görülebilir. Bu lekeler yaşamın ilk günlerinde ortaya çıkar ve 15 günde kaybolurlar, tamamen zararsızdırlar.

Görme ve işitme yeteneği: Bebeğiniz doğumdan itibaren görme, işitme, koku ve tat alma yeteneğine sahiptir. Böylece ilk birkaç gün içinde annesini bu duyuları ile tanımayı öğrenecektir. 15-20 cm’den net bir şekilde, daha uzaktan ise siluet şeklinde görebilirler. Bebeklerin çoğunda göz yaşı 2. ayda başlar. Fotoğraf çekimi sırasında flaşın bebeğinizin gözlerine zararlı olduğu yönünde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Ağlama nedenleri: Bebeğiniz kendini ağlayarak ifade eder. Ağlaması oldukça doğal ve olmasını beklediğimiz bir davranıştır. Bebeğiniz genellikle acıktığında, altı kirlendiğinde ya da gazı olduğunda ağlar, bu ağlamalar bize uyarı niteliği taşır. Acıktım besle, altımı değiştir, gazımı çıkar mesajlarını verir.Bunların dışında bütün bu sorunları ortadan kaldırdığınız halde nedensiz gibi gelen ağlamaları olabilir. Bebeğinizin fiziksel ihtiyaçları dışında, manevi tatmine de ihtiyacı vardır. Bunu karşılamak için çok fazla bir şeye ihtiyacınız yok, sadece  kucağınıza alıp, şefkat, sevgi ve o sıcaklığı hissettirerek sizinle zaman geçirmesi sağlamanız yeterli olacaktır.

Yatış pozisyonları: Bebeğinizin yatağı içine gömülmeyecek kadar sert olmalıdır. Doktorunuzun önerisine göre ince bir yastık kullanabilirsiniz.Bebeğinizi; besleme  sonrası ve özelikle sizin takip edemeyeceğiniz saatlerde (gece) sırtını ince bir yastıkla destekleyerek, yan tarafına yatırmanız gerekir. Bebeğiniz yoruldukça sağ-sol yan olarak pozisyonunu değiştirebilirsiniz. Gündüz ve sizin gözle takip edebileceğiniz durumlarda kısa süreli olarak yüz üstü yatırabilirsiniz.

Yenidoğanın davranışları: Yenidoğan bebeğinizde; çene titremesi, alt dudağın içe dönmesi, hıçkırık, düzensiz solunum, öksürme, hapşırma, esneme, sesli uyuma, irkilme, ağlarken el ve kollarının titremesi, ağladığında ve üşüdüğünde morarma gibi durumlarla karşılaşabiliriz.

Vücut özelliği: Yenidoğan bebeğinizin kafası bedene oranla daha büyüktür ve normal doğan bebeklerde kafa şekli doğum kanalından geçtiği için bozuk olabilir. Kafasında yumuşak kısımlar vardır (bıngıldak). Bacaklar içe doğru kıvrık olabilir, çenesinde ve burun çevresinde yağ kabarcıkları olabilir (milia), kuyruk sokumu bölgesinde morluklar olabilir (mongol lekesi). Bütün bunlar normaldir.

Kilo kaybı: Bebeğinizin ilk bir haftada, doğum kilosunun %10′unu aşmayacak oranda kilo kaybetmesi normaldir. Bundan sonra kilo almaya başlamalıdır. Doktor kontrollerinizde bunun takibi yapılacaktır.

İlk çiş-kaka: İlk kakası siyahımsı koyu yeşil ve yapışkandır buna mekonyum denir. 2-3 gün sonra anne sütü aldıkça kaka sulu, hardal sarısı rengine dönüşür. Anne sütü alan bebekler her emzirme sonrasında ya da 4-5 günde bir kaka yapabilirler. Bebeklerin günde 7-8 defa idrar ve kaka yapmaları kilo alımları da iyi ise annesinin sütünün yaradığının göstergesidir.

Memelerde şişlik, vajinal kanama, akıntı: Anneden geçen gebelik hormonlarının etkisiyle, hem kız hem erkek bebeklerin göğüslerinden süt gelebilir şişlik ve sertlik oluşabilir, ovulmaması, sıkılmaması gerekir. Kız bebeklerde vajinal akıntı hatta kanama bile görülebilir, bu durumda anneden bebeğe geçen hormonlardan kaynaklanmaktadır ve normaldir. Erkek bebeklerin yumurtalıklarını örten deri şiş görülebilir. 6-12. aylarda bu durum düzelir. Erkek bebeklerin % 4′ünün testisleri henüz inmemiştir. Bu durumun mutlaka doktor tarafından izlenmesi gerekir.

Oda ısısının ayarlanması: Oda ısısının 22-26 derece arasında olması uygundur. Bebeğinizin sağlığı için bulunduğu ortamda sigara içmemeye dikkat ediniz.

Yenidoğan sarılığı: Bebeklerin %60′ında 2.-3. günlerinde ciltlerinde sarılık görülür. Fizyolojik sarılık olarak tanımlanan sarılık tipi zararsızdır. Ancak sarılığa neden olan bilirubin maddesi kan uyuşmazlığı gibi bazı durumlarda tehlikeli düzeylere yükselebilir ve tedavi gerekebilir. Sarılığın fizyolojik olup olmadığını aile cilt renginden tahmin edemez bu yüzden mutlaka doktor kontrolü gerekir. Bebeğinizden kan alınarak bilirubin seviyesine bakılır. Bilirubin sonucuna göre gerekiyorsa bebeğiniz fototerapi tedavisine alınır.

Göbek bakımı: Bebeğinizin göbek bakımı günde en az 4 defa yapmalısınız. Göbek kordonu idrar ya da kaka ile kirlendiğinde daha sık bakım gerekebilir. Göbek bakımını, bebeğinizin kordonunun her tarafını ıslatacak şekilde göbeğin dibinden mandala doğru %70′lik alkol damlatarak yapınız. Alkolün cilde temas etmemesi için steril kare gaz kullanınız. Göbek pansumanında alkol dışında tentürdiyot, amerikan tentürdiyodu gibi iyotlu, cıvalı antiseptik solüsyonlar kullanmayınız. Bebeğinizin bezini göbek kordonu dışarıda kalacak şekilde bağlayınız.Göbek düşene kadar bebeğinize duş şeklinde banyo yaptırabilirsiniz. Göbek kordonu 10-15 gün içinde düşecektir, göbek düştükten sonrada iki gün %70′lik alkol ile bakım yapmaya devam ediniz.Göbekte sulanma, kızarıklık, kötü koku, ateş, akıntı, kanama  gibi durumlarla karşılaşırsanız doktorunuza ulaşınız.

Banyosu: Küvet banyosunu, göbeği düştükten iki gün sonra yaptırabilirsiniz. Suyun sıcaklığının 36.5-37 derece, oda sıcaklığının 26 derece olması uygun olur. Banyo öncesi mutlaka hazırlığınızı yapınız, çünkü bebeğiniz çıplakken kendini güvende hissetmez ve çok huzursuz olur. Bu da sizin telaşlanmanıza neden olabilir. Bebeğinizle ilgili tüm işlemleri keyif alarak anne-baba bir arada yapınız ve lütfen huzurlu olunuz, bu huzur aynen bebeğinize de yansıyacaktır.

Saç Temizliği: Bebeğin ilk ayında saç temizliği için onu haftada bir kez yıkamanız yeterli olur. Yaşı büyüdükçe banyo sayısını artırabilirsiniz. Uzmanlar bebeklerin saçlarının biraz yağlı kalmasının sorun yaratmayacağı konusunda birleşiyor.
Yıkama sırasında daha iyi sonuç almak için bunları deneyebilirsiniz:• Bebek şampuanı kullanmaktan asla vazgeçmeyin ve hiçbir koşulda bebeğin kafa derisini kurutacak başka bir sabun veya şampuana başvurmayın.• Göz yakmayan şampuanları bile gözüne kaçırmayın; belki göz yakmazlar ama alerji yapabilirler.
• Bebeği yıkarken tırnaklarınızın kısa olmasına özen gösterin. Aksi takdirde cildinin çizilmesine yol açabilirsiniz.
• Şampuan ve sabun artıklarından arınmasına özen göstererek iyice durulayın.

“Popolin Bebek Şampuanı göz yakmayan özel formülü, bebeğinizin hassas cildi ile uyumlu pH değeri, hoş kokusu ve sevimli ambalajı ile bebeğinizin banyodaki dostudur.
Düzenli kullanıldığında saç derisinin yağ dengesini düzenler. Bebeğinizin saçlarının sağlıklı olmasını sağlar.”

Bebeğinizin Giydirilmesi: Kıyafetlerini seçerken; pamuklu, yumuşak, az dikişli olmasına özen gösteriniz. İlk aylarda, iç giyim için body, dış giyim için tulum tercih etmenizi öneriyoruz. Giysiler bebeğinizin hareketlerini kısıtlamayacak bollukta olmalıdır. Baş, el ve ayaklarından çok çabuk üşüyebilecekleri için şapka eldiven ve çorap mutlaka giydiriniz.

Göz Bakımı: Bebeğinizin gözünde akıntı, çapak oluşmuşsa, steril gazlı bezi kaynamış ılık suda ıslatıp, gözünü içten dışa (burundan-kulağa ) doğru tek bir hareketle silebilirsiniz. İşlemin tekrarlanması gerekirse yeni bir gazlı bez kullanmalısınız. Gözde kızarıklık, aşırı çapaklanma ve şişlik varsa doktorunuzla görüşünüz.

Kulak Bakımı: Bebeğinizin kulakları çok hassas olduğu için asla diplerine kadar temizlemeye çalışmayınız. Pamuklu çubuk kesinlikle kullanmayınız. Sadece bebeğinizin kulak arkasını ve dış kulak kepçesini siliniz.Burun Bakımı: Bebeğinizin burun deliklerine birer damla serum fizyolojik damlattıktan sonra ucu kıvrılmış peçete ile fazla ilerlemeden temizleyiniz. Bebeğiniz burun solunumu  yaptığı için burnunun tıkanık olmaması önemlidir.

Ağız Bakımı: Bebeğinizin sağlığı için göğüs hijyeninize dikkat etmelisiniz. Bebeğinizin dil ve ağız mukozası normal görünümde ise ağız bakımına ihtiyacı yoktur. Ağız bakımı yapacaksanız kaynamış ılımış suda gazlı bezi ıslatarak ağız içini tek seferde siliniz.

Deri Bakımı: Yenidoğan bebeğinizde deri çok ince olduğundan kolayca zedelenebilir. Bebeğinizin derisinin kirli kalması nedeni ile pişikler ve deri enfeksiyonları çabuk gelişebilir. Bebeğiniz çok sıcak ortamda kalır veya çok kalın giydirilirse  isilik oluşabilir. Bebeğinizin göbek kordonu düşene kadar kaynamış ılınmış su ve pamuk kullanarak; baş, boyun, gövde, kollar, bacaklar ve kıvrım yerlerini siliniz ve iyice kurulayınız. Bebeğinizin vücudunu banyodan sonra özellikle kıvrım yerlerini bebe yağı ile masaj yaparak yağlayınız. Bebeğinizin iç çamaşırlarını her gün değiştiriniz.

Genital Bölge Bakımı: Bebeğinizin alt temizliğini en az 2 ay kaynamış ılınmış suya batırılmış pamuklarla yapınız. Kız çocuklarında temizlik önden arkaya doğru, kakasını yaptığında akar su altında yapılmalıdır.

İstanbul’da Brunch Keyfi

YEMEK-MEKAN

İstanbul’da Brunch KeyfiHavalar ısındıkça hafta sonu yapılacak etkinlikler de çeşitleniyor. Kapalı mekanlarda geçirdiğimiz soğuk kış günlerinden sonra Pazar günü boğaza karşı veya doğayla iç içe bir brunch keyfi eşsiz olacaktır.

İstanbul’da brunch için birçok adres var. Kimisi yüksek bütçeli kimisi uygun fiyatlarla… Genelde brunch menüleri fiks kişi başı fiyatlarla oluşturuluyor. 15 YTL’den 200 YTL’ye kadar bir yelpazeye sahip brunch menüleri zengin kahvaltılık çeşitleri içeriyor.

Şayet brunch planınız varsa önceden rezervasyon yapmanız faydalı olacaktır, özellikle Pazar sabahları fazlasıyla yoğun.

İşte güzel bir hafta sonu için bazı seçenekler:

Adampol  (Tel: 0216 432 31 56)
Boğaziçi Paysage ( Tel: 0216 322 00 77)
Divan (Tel: 0212 257 71 50)
Güzelcehisar Tepe Cafe (Tel: 0216 462 35 30)
Küçükyalı 15 (Tel: 0216 489 67 87)
Limonlu Bahçe (Tel: 0212 252 10 94)
Passion (Tel: 0212 299 41 40)
Tribeca (Tel: 0212 223 99 19)
Ajia (Tel: 0216 413 93 53)
Cafe Cadde (Tel: 0216 302 76 24)
Cafe Wien (Tel: 0212 233 78 60)
Kafes Garden Ocakbaşı (Tel: 0212 287 39 97)
Küpeşte Restaurant (Tel: 0212 249 51 22)
Linzer Cafe Fenerbahçe (Tel: 0216 449 08 61)
Linzer Cafe Yeniköy (Tel: 0212 299 18 21)
San Marzano (Tel: 0212 284 81 46)
Villa Sera (Tel: 0216 318 90 38)
Aşşk Cafe (Tel: 0212 265 47 34)
Cafe Creme (Tel: 0212 227 72 94)
Ethemefendi 36 (Tel: 0216 385 41 31)
Kahvedan (Tel: 0212 292 40 30)
Lacivert Restaurant Cafe (Tel: 0216 413 42 24)
Malta Köşkü (Tel: 0212 258 94 53)
Sarı Köşk (Tel: 0212 229 50 38)
Village Park (Tel: 0216 434 59 31)
Azzur (Tel: 0212 319 29 29)
Cafe Çaydanlık Beylerbeyi (Tel: 0216 422 47 71)
Cafe Çaydanlık Ortaköy (Tel: 0212 227 83 69)
Kırıntı Nişantaşı (Tel: 0212 291 26 92)
Kırıntı Moda (Tel: 0216 346 07 70)
Kırıntı Bağdat Caddesi (Tel: 0216 356 64 68)
Leonardo Cafe Restaurant (Tel: 0216 432 30 82)
Marmara Restaurant (Tel: 0212 663 17 00)
Siec Cafe & Restaurant (Tel: 0212 323 21 15)
Vogue Restaurant & Bar (Tel: 0212 227 44 04)

Koton’a Bahar Geldi

MODA

Koton’a Bahar Geldi Koton 2008 İlkbahar-Yaz’ına dünyanın önde gelen podyum mankeni Heather Marks ile merhaba diyor. Marks’ın güzelliğiyle bütünleşen koleksiyonda birbirinden renkli, şık ve zarif kıyafetlerle keyifli bir ilkbahar-yaz bizi bekliyor.2008 İlkbahar-Yaz’ı Kadın Koleksiyonu’nda; Çiçekler ve Tomurcuklar, Urban Safari, Feminen – Maskülen, Marine, Siyah & Beyaz, Puantiye gibi trendleri öne çıkaran Koton, sizlere sezonun en moda kombinlerini yapma fırsatı sunuyor.

Çiçekler ve Tomurcuklar:
Minik kır çiçeklerinden, kocaman ortanca, şakayık ve nergislere uzanan çiçek desenleri Koton 2008 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nun ilk müjdecilerinden. Küçük kır çiçekleri; fuşya, şeker pembe, parlak sarı, nar çiçeği, elektrik mavisi ve yeşilin her tonu ile uçuşan şifonların üzerinde hayat bulurken, büyük çiçek desenleri; gri, vizon ve ekru üzerinde, sarı ve şeker pembeler saten ve pamuk satenler ile karşımıza çıkıyor.
İş kadınını baharın ilk günlerinden, yazın sıcağına kadar taşıyabilecek bu desenler, fırça darbeleri ve suluboya efektleri ile yaratıldı. Büyük çiçek desenleri, pamuk satenlerin üzerinde, iş kadınının yeni görünümü olarak tanımlayabileceğimiz “kum saati” silüeti ile karşımıza çıkıyor. Bu elbiseler, minik hırka veya minik ceketler ile kombinlenerek kullanılırken, minik kır çiçekleri ise, farklı büyüklükteki çiçek baskıları, puantiye ve çizgili baskılar ile kombinlenerek uçuşan şifon elbiselerin üzerinde hayat buluyor. Bu elbiseler sıcak yaz gecelerinin vazgeçilmezleri olma yolunda iddialı.

Urban Safari:
Haki ve toprak tonları, bel hattını vurgulayan elbise, ceket ve bluzlar ile duble paça şort ve paçaya doğru genişleyen pantolonlar ile karşımızda. Tüm elbise ve ceketlerde görünümü tamamlayan en önemli aksesuar kemerler. Toprak tonları, kahve ve metalik renkler ile karşımıza çıkan kemerler, geçtiğimiz sezonlara oranla biraz daha inceldi. Ceket ve elbise kolları, apolet ve duble detayları ile bitirildi. Etnik desenler, farklı kabilelerin geçmişlerinden geliyor. Toprak tonları, parlak sarı ve kırmızı ile renklendirilmiş bu desenler, iş kadınının 2008 yaz gardrobu için olmazsa olmazlar arasında…

Feminen - Maskülen:
Koton 2008 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nun açılış parçaları arasında en çok göze çarpan trendlerden birisi olan feminen-maskülen, ekose ve çizgili kumaşlar, yelek, ceket ve pantolon kombinleri, metal düğme detayları, bel hattını vurgulayan kesimler ve eşarp yaka gömlekler ile hayat buluyor. Şehir kadını için vazgeçilmez olan bu parçalar, iş hayatının gerektirdiği esnekliği feminen bir görünüm içerisinde sunuyor. Bel hattını vurgulayan ceket ve elbise kesimleri ve yine bu parçaların üzerine takılan kemerler, maskülen görünüme seksapellik katması nedeni ile vazgeçilmez olarak değerlendirilebilir. Pantolon paçaları geçtiğimiz sezona oranla genişlerken, bel hattı orta yükseklikte. Eşarp-yaka gömlekler, maskülen ceketlere fenimen bir hava getirmesi nedeniyle görüntüyü tamamlıyor. Detaylarda görülen ve üniforma havasını tamamlayan sarı metal düğmeler, portföy çantalar ve şapkalar ile kombinlenmiş. Klasik ikili siyah ve beyazın yanı sıra öne çıkan renkler ise; lacivert, mavi, sarı, kırmızı ve bejin tonları. Bu görüntünün vazgeçilmez parçaları ise yelek ve yelek elbiseler.

Marine:
Çizgili triko, ceket ve pantolonlar minik puantiyelerle buluşuyor… Koton 2008 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nun gözde parçaları arasında yer alan minik puanlı ve geometrik desenli elbiseler, çizgili triko, açık paça jean ve çizgili ceketler ile birleşerek, şehir kadınına taze deniz havasını müjdeliyor. Marine koleksiyonunda önde gelen renkler elektrik mavisi, lacivert ve beyaz, nar çiçeği ve sarı detaylar ile karşımızda. Kontrast renklerdeki biye detayları, ceket ve yelek kesimlerini ortaya çıkarıyor. Ceket ve elbise kesimleri bel hattını vurguluyor.

Siyah & Beyaz:
Çiçek ve yaprak desenleri, siyah - beyaz gibi kontrast renk kombinasyonlarında grafik bir kurgu ile karşımıza çıkıyor. Koleksiyonun bu teması, iş kadınının günlük ihtiyaçları temel alınarak tasarlanmış. Elbise ve eteklerde karşımıza çıkan bu grafik desenler, kontrast renklerdeki kalın biyeler ile vurgulanıyor. Sıcak yaz günleri için kısa kollu ve kolsuz olarak tasarlanan bu elbiseler, örme ve pamuk saten kumaşlar ile gardrobumuza girecek. Göğüs ve bel hattı vücudu saran bu elbiseler, envelop ve önden düğmeleri gömlek-elbise olarak da işlenmiş. Bu siyah-beyaz kombinasyonun yardımcı rengi ise bu yazın gözdesi sarı. Desenlerin içinde, ve tamamlayıcı bluz, t-shirt ve gömleklerde kullanılmış olan sarı, siyah ve beyaza neşe katmış.

Puantiye:
Yazın gözdesi şifon bluzlar ve uçuşan elbiseler, bu sefer puanlar ile karşımızda. Siyah- beyaz, kırmızı-beyaz, lacivert-beyaz gibi renk kombinasyonlarında çalışılmış puantiye baskılı şifonlar, bu yaz gardrobumuza neşe katacak. Bluzlarda, eşarp yaka ve düşük gömlek yaka detayları ile işlenmiş bu desen, elbiselerde vücut hattını ortaya çıkaracak şekilde kullanılmış. Göğüs ve bel hattını saran, diz hizasındaki bu elbiseler yaz geceleri için vazgeçilmez…
 

Vazgeçilmez Klasikler

MODA


Vazgeçilmez Klasikler Çanta her kadının tutkusudur. İstediği çantaya sahip olabilmek için aylarca bütçesinden artıranlar, hayallerindeki çantayı kolunda taşımak için aylarca hatta yıllarca sıra bekleyenler, bunun tutku değil saplantı olduğunu düşünenler… Bunlar uzak olduğunuz durumlar değildir. Sizin de mutlaka hayalinizde olan bir çanta vardır. 90’lı yıllarda çanta piyasasının aşırı büyümesiyle ortaya çıkan “uğruna ölünecek çanta” (to die for,TDF) kavramı bu çılgınlığın ne boyutlara geldiğinin de en iyi göstergesi.  Çantalar artık birer statü sembolü sayılıyor.

Eğer siz de en çok çantalara harcama yapıyorsanız, ünlü modacıların tasarımlarına hayransanız sezonluk tasarımlardan çok klasiklere yatırım yapmanız kullanım sürenizi artıracaktır. Örneğin; Chanel 2.55 ilk üretildiği günden beri en çok satılan modellerden biri…

İşte modası hiç geçmeyecek klasiklerden bazıları:

Balenciaga-Lariat, Balenciaga-Weekender, Chanel-2.55, Chanel-Cambon, Chanel-Vintage Jumbo XL Flap, Chloé-Edith, Chloé-Paddington, Fendi-B, Fendi-Spy, Hermes-Birkin, Hermes-Kelly, Louis Vuitton-Speedy, Marc Jacobs-Stam, YSL-Downtown, YSL-Muse

Carrie Bradshaw geri dönüyor

MODA, SİNEMA

ModaManhattan’lı 4 yakın arkadaşın ilişkilerini eğlenceli bir şekilde anlatan Candace Bushnell’in aynı adlı kitabından uyarlanan dizi şimdi de beyazperdede. Yayınlandığı bütün ülkelerde izlenme rekorları kıran “Sex and the City” sinema filmi ile Mayıs ayında karşınızda olacak.

Carrie (Parker), Miranda (Nixon), Charlotte (Davis) ve Samantha (Cattrall)’nın komik ve hareketleri hayatları dizinin devamı niteliğindeki filmde sürüyor. 2007 sonbaharında çekimlerine başlanan filmde, dizide olduğu gibi moda ziyafeti yaşanıyor. Başrol oyuncuları birbirinden şık kıyafetleri, çantaları, ayakkabıları ile yine ekrandalar.

Tarzı ile özellikle dikkat çeken Sarah Jessica Parker (Carrie) yine cesur seçimler yapıyor ve göz kamaştırıyor. Mini elbiseler altına giydiği diz üstü çorapları, rengarenk etekleri, değişik aksesuarları, ve tabiki harika ayakkabı seçimleri ile görülmeye değer. Ayrıca koyulttuğu saçları ile de çok farklı ve hoş görünüyor.

Dizide giydikleri hemen taklit edilen ve birçok trende öncülük yapan Carrie Bradshaw karakterinin tarzının esas yaratıcısı Patricia Field’di. Her sezon yeni tasarımları giyilebilir kılmayı başaran Carrie filmden sonrada uzun süre akıllarda kalacaktır.

Mayıs ayı yaklaşıyor ve öyle görünüyor ki Sex and the City’nin sinema filmi ile aşka, arkadaşlığa , modaya ve eğlenceye doyacağız.

Moda

Tatler, 2007′nin En İyi Giyinen Kadınlarını Seçti

MODA

Moda

İngiltere’nin ünlü lüks yaşam dergisi Tatler her sene olduğu gibi 2007′nin en şık Britanya’lı bayanlarını açıkladı. Parlayan yıldız Agyness Deyn, iki senedir birinciliği kimseye kaptırmayan Kate Moss’u bu yıl geride bırakarak birinci oldu.

Hemen hemen her defilede rastlayabileceğiniz, birçok ünlü marka ile reklam anlaşmaları olan Deyn, kısacık platin rengi saçları ve mavi gözleri ile en iyi mankenlerin belirlendiği listelerde de rakiplerini geride bıraktı. 16 Şubat 1983 yılında Manchester’da doğan model, yaşam tarzı ve zayıflığı ile 60′lı yılların ikonu Twiggy’e benzetiliyor.

Kalın külotlu çorapları, pantolon askısı, şapka gibi erkeksi detayları ve uzun t-shirtleri (özellikle yakın arkadaşı Henry Holland’ın tasarımı House of Holland t-shirtler) ile tam bir stil ikonuna dönüşen Agyness Deyn; Eylül 2006′da Marc by Marc Jacobs, Proenza Schouler ve Zac Posen defilelerinde podyuma çıkarak moda dünyasına adım attı.

Listenin ikinci sırasında tüm dünya kadınlarının izinden yürüdüğü Kate Moss var.1974 yılında İngiltere’de dünyaya gelen Moss, 14 yaşındayken New York JFK Havalimanında keşfedilerek moda dünyasına adım attı. 90’lı yıllarda Cindy Crawford ve Naomi Campbell gibi kıvrımlı hatlara sahip ve uzun boylu modeller revaçta iken, Kate Moss ideal model görünümden uzak olan, minyon fiziği, ayrık ön dişleri, elmacık kemikleri ve aşırı zayıflığı ile dikkatleri üzerine çekti.

Üçüncü sırada ise; güzelliği dillere destan Natalia Vodianova var. Rus asıllı güzel model; üç çocuk annesi ve aranan bir manken olmasına rağmen bu yoğun yaşantısında günün her saati güzel ve şık görünmeye dikkat ediyor.

Listenin devamı ise şöyle;
4. Keira Knightley

5. Stella Tennant

6. Anouck Lepere

7. Lynn de Rothschild
 
8. Kirsty Bertarelli

9. Samantha Cameron

10. Alexa Chung  

 

Kilo Problemi Olan Kadınlar Neleri Giymekten Kaçınmalı?

MODA

Kilo problemi tüm kadınların kabusudur.  Farklı vücut şekilleri farklı noktalarda kilo toplar. Vücut tipine göre giyinerek fazlalıkları gizlemek mümkün.

ModaKum saati denilen vücut tipi belin ince olduğu göğüs ve basen bölgesinden kilo alınan vücut şeklidir.  Eğer bu şekilde bir vücuda sahipseniz belinizin inceliğini ön plana çıkararak dikkati bu bölgeye çeker ve olduğunuzdan ince görünürsünüz. Bunun için yüksek belli pantolon veya eteklerle giyilen gömlekler ideal bir görünüm sağlar. Ayrıca belde kullanılan kalın kemerler de bu görünümü koruyacaktır. 2008 ilkbahar/yaz’ında yüksek beller ve kalın kemerlerin saltanatı sürmekte, denemenizde fayda var.Bu tip vücutlar en avantajlı olanlardır çünkü vücudunuz orantılıdır ve giydikleriniz tek bir bölgede dikkat çekse bile rahatsız edici bir görüntü oluşturmaz. Senenin modası rengarenk mini elbiseleri gönlünüzce giyin.

ModaArmut tipi vücut genel Türk kadını profilini yansıtmakta olan ve basen bölgesinin daha geniş olduğu vücut şeklidir . Bu tipte vücuda sahip bayanların en sık yaptığı hata dar paçalı pantolonlar giymektir.  Her giydiği olay olan ve tüm dünya kadınları tarafından takip edilen Kate Moss’un öncülüğünü yaptığı skinny jean modasına her yerde rastlamak mümkün ancak basenleri geniş veya bacak boyu kısa olan bayanların tercih etmemesi gerekiyor çünkü basenleri olduğundan geniş göstermekte. Yapılan bir diğer hata ise; bol kesimli uzun etekler ve gösterişli desenli kumaşlar kullanmak. Büyük, gösterişli desenler dikkati o bölgeye topladığından daha sade desenler tercih etmeniz yararınıza olacaktır. 2008 ilkbahar/yaz’ında uçuk tonlarda renkler ve sade desenler podyumlarda kendini gösterdi bile. Yazlık şeker gibi şifon elbiseler üzerinizde harika duracak.

ModaSon olarak; büyük göğüslere sahipseniz bele takılan kalın kemerlerden kaçının çünkü göğüsleri olduğundan büyük gösterecektir. Boyundan bağlı bluzlar ve basenlere dikkat çeken pantolonlar giymek bu tip vücut için idealdir. Senenin modası şifon elbiseleri boyundan bağlı ve geniş kesimli tercih ederek görünümüze uygun olarak trendi takip edebilirsiniz.

2008 ilkbahar/yaz’ı çok renkli geçecek…

 

Mudo Collection 2008 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

MODA

ModaMudo Collection, 2008 İlkbahar Yaz koleksiyonunda bayanlara 6 farklı temada şıklık sunuyor.

Temalardan ilki olan ROMANTIC COUNTRY; İlham kaynağını romantizmden alıyor. Bu koleksiyonda pastel tonlar, akışkan kumaşlar, çiçek desenleri ve doğaya dönüşle beraber Mudo Collection kadını şehrin hızlı temposundan kurtularak romantik bir görünüm sergiliyor.

EXOTIC TRIBE ile kabile kültürünün izlerini taşıyan kıyafetler, bambaşka bir hava yaratıyor. Etnik parçaların, eşarp kemerlerin, rustik keten etekler ve ipeksi bluzların yer aldığı exotic tribe hayatımıza kıyafetlerle macera katıyor.

COOL CLASSICS; Klasikten hoşlanan Mudo Collection kadını için yeni baştan yaratılmış şık bir koleksiyon. Gündüz ve gece zevkle taşınacak sade ancak bir o kadar iddialı parçalar, kullanım rahatlığıyla bu temada dikkatleri çekiyor. Özellikle farklı görünümleriyle takım elbiseler, bermuda şortlar, spor ceketler ve daracık etekler dikkat çekici bir çizgide sunuluyor.

SPIRIT OF ST. TROPEZ; St Tropez’deki şık ve lüks yaşamdan ilham alan bu tema retro tarzını yeni bir yorumla yansıtıyor. Güneşin sulardaki yansıması payetlerle simgelenirken, feminenlik dikkat çekiyor. Üstlerin büstiyerlerden oluştuğu bu temada alt gruplar ise genellikle bol kesimli pantolon ve eteklerden oluşuyor. Lüks hayatın çizgilerini taşıyan bu tema ile Mudo Collection kadını iddialı bir duruş sergiliyor.

COASTAL; Denizin huzurunu yansıtan bu koleksiyon marine çizgiler ve kumaşlarla Mudo Collection kadınını huzurlu sularda yolculuğa çıkıyor. Mavi beyaz çizgilerin ağırlıkta olduğu, çapa ve halat detayların gözlendiği tema denizin mavisini günlük kıyafetlerimize taşıyor. Çizgili denimler, paçaları katlamalı kapriler, basene oturan elbiseler ve bol paça pantolonlar koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında yer alıyor.

70’s LUXURY ile hippy modası lüks bir şekilde geri dönüyor. Barok etkisinin gözlendiği bu temada yaratıcılık ve deneysellik ön planda tutuluyor. Yüksek bel, ipekli akışkan elbiseler, büyük motifler, baskı ve nakışların zenginleştirdiği bu temada tarzların belirsizliğiyle birleşince bayanlar bambaşka bir duruş sergiliyor.

Lacoste Eyewear’den 75. Yıla Özel Koleksiyon

MODA

ModaModern ve klasik dizaynları birleştiren tarzıyla vazgeçilmez marka haline gelen Lacoste Eyewear 75. yılına özel hazırladığı bayan-erkek koleksiyonu ile zarifliği ve asaleti gözlerde sergiliyor.

Fransa’da 1933’den beri bay ve bayanların gözde markası Lacoste Eyewear, 75. yıl özel koleksiyonunda siyahın gizeminden, beyazın ise saflığından ilham aldı. Kışkırtıcı ve baştan çıkarıcı tasarımlarıyla göz kamaştıran Lacoste Eyewear, Limited Edition koleksiyonu bu yaz vazgeçilmez aksesuarınız olacak.

2008’e iddialı modellerle giren Lacoste Eyewear’ın koleksiyonunda büyük yuvarlak çerçeveli modeller hâkim görünüyor. Siyah ve beyazın tartışılmaz yerini koruduğu koleksiyonda,  köşeli çerçeve, ince saplar, kendi rengi ile bütünleşen metal tasarımlar yenilikler arasında yerini alıyor.

Kadın koleksiyonu ile Fransız tutkusunu güneş gözlüklerine ve bakışlara yansıtan Lacoste Eyewear, kimi zaman sıra dışı, kimi zaman minimalist, kimi zamansa maskülen. Gece güneş gözlüğü kullanma duygusu uyandıran siyah frapan gözlükler ise Lacoste tarzını benimsemiş erkekler için ideal bir seçim oluşturuyor.

Mayıs ayı itibari ile Türkiye’ye gelecek olan ve sınırlı sayıda hazırlanacak bu özel koleksiyon, Lacoste ve seçkin optik mağazalarında satışa sunulacak. “Limited Edition” koleksiyonu özel seri numarası ile dünyada çok az adetli olarak üretilecektir. Gözlük ile birlikte 75. Yıl Özel logosu ile hazırlanmış kılıfı ve özel silme bezi ve Limited Edition belgesi de bu özel koleksiyona sahip olan Lacoste tutkunlarına verilecektir.

Lagerfeld Sırları

SİNEMA

SinemaRodolphe Marconi, Lagerfeld’den habersiz değil ama saygı, hayranlık, gizlilik ve hassasiyetler Lagerfeld gizemini çözmeyi teklif ediyor.

150 saatlik çekimlerin sonucunda, kelimenin tam anlamıyla Karl Lagerfeld’in hayatını paylaşan Marconi, bir elbisenin hazırlaşını, söyleşileri, fotoğrafçılık ve resim çalışmalarını, sanat kitapları koleksiyonunu, Chanel’i, Fendi’yi, Lagerfeld Galeri’yi, dünyanın en güzel kızlarını, aktrislerini, dünyaca ünlü yıldızları yani kısaca yıldızın günlük hayatını bir yönetmen gözüyle gözleri önüne seriyor.

Bu görüntüleri sorgulayamaya açarak, seyirci bu karanlık bölgeleri yaşayacak: bakışların arkasında kalan özel bir hikaye, karanlık bir çocukluk, 80’li yıllarda 7’deki ve Saray’daki gece eğilimleri, Saint-Laurent’ın Dior için seçildiğini öğrendiği zamanki öfke, göz kamaştırıcı yükseliş. Ayrıca, despotluğa eğilim gösteren bir nahoşluk ama aynı zamanda gülmeye, komiklik yapmaya, güldürmeye, şaşırtmaya ve beklenmeyen yerde var olmaya neredeyse patolojik bir ihtiyaç duyumunun kısacası her şeyin olduğu bir karakteri de ortaya çıkarıyor. Marconi sonuçta bir hayatın altüst edici anlarını ortaya çıkarıyor; uzun yıllar hayatını paylaştığı kişinin ölümüyle yaralanmış yalnız ama yine de nostaljiye tahammül edemeyen bir adam: “Daha öncesi daha iyiydiyse, o zaman hemen intihar etmeli.”

Marconi, kendisi orada olmasa bile, her Pazartesi sabahı yardımcılarına çikolata göndermeyi unutmamak, her defileden sonra çalışanlarına kendileri için bir çanta, ayakkabı veya ceket almayı unutmamalarını tembihlemek gibi pek çok inceliği içinde barındıran bir insanı da seyirciye göstermekte.

Lagerfeld Confidential
Türü: Belgesel
Ülke: Fransa
Yapım Yılı: 2007
Yönetmeni: Rodolphe Marconi
Oyuncular: Karl Lagerfeld, Nicole Kidman, Monaco Prensesi Caroline
Senaryo: Rodolphe Marconi
Görüntü Yönetmeni: Rodolphe Marconi