Doğum kontrol hapı bile yüksek tansiyona neden olabilir

SAĞLIK

İstatistiklere göre Türkiye’de 20 yaş ve üzerindeki erişkin erkeklerin yüzde 30’u, kadınların yüzde 35’i yüksek tansiyon hastasıdır. 60 yaşını aşan bireylerde ise, her üç kişinin ikisinde hipertansiyona rastlanmaktadır. Hipertansiyon hastalarında ilaç kullanımı erkeklerde yüzde 31, kadınlarda yüzde 41 oranındadır.

Hipertansiyon Nedir?
Sistolik veya büyük tansiyon, kalbin atım yapması sırasında atardamarlara uyguladığı basınç; diastolik veya küçük tansiyon ise, kalbin kanla dolduğu sırada atardamarlardaki dirençtir. Kan basıncı dakika dakika farklıdır, vücut pozisyonuyla, egzersizle, uyku ve uyanıklık durumuyla değişkenlik gösterir. Hipertansiyon ise arteriyel kan basıncının normal sayılan sınırların dışına çıkmasıdır.

Hipertansiyonlu bireylerin; yaşam tarzlarını düzene sokmaları, fazla kilolarından kurtulmaları, ilaçlarını kesintisiz olarak almaları gerekmektedir. 18 yaş ve üstündeki erişkinlerde kan basınçlarının normal ve yüksek değerleri ve bunların da birinci, ikinci, üçüncü evreleri ile ilgili değerler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Bugün büyük tansiyon(sistolik) için kan basıncının 140 mmHg, küçük tansiyon (diastolik) için kan basıncının 90 mmHg’nin üzerinde bulunması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır. Genetik yatkınlığın yanı sıra, menopoz ve stres de hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.

Hipertansiyonun Nedenleri
• Hipertansiyon için hastaların yaklaşık yüzde 95′inde herhangi bir neden bulunamaz, ancak risk faktörlerinden söz edilebilir. Bu gruba bilim dilinde esansiyel (primer), günlük kullanım dilinde sinirsel (asabi) hipertansiyon denilmektedir. Bu gruptaki hastalar genellikle orta yaşlı, kilolu, sınırlı fiziksel aktiviteye sahip, sigara içen, fazla tuz ve alkol tüketen kimselerdir.

•Genetik yatkınlığın, siyah ırkın, menopozun ve stresin de hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı bilinmektedir.

• Yüzde beşlik gruptaki hastalarda hipertansiyonu başlatan bir neden söz konusudur. Sekonder(ikincil) hipertansiyon denilen bu grupta yüksek tansiyon, böbrek ve böbreküstü hastalıklarından, hormonal hastalıklardan, doğum kontrol hapı kullanımından kaynaklanabilir.

Hipertansiyonun Belirtileri Nelerdir?
Hipertansiyon, çoğunlukla ciddi yakınmalara yol açmayabileceğinden yıllarca farkedilemeyebilir.

Genellikle doktora başvurma şikayetleri:
• Baş ağrısı
• Ense ağrısı
• Başta sıcaklık hissi ve zonklama
• Yüzde kızarma, ateş basması
• Göğüste basınç hissi
• Derin nefes alma ihtiyacı
• Çarpıntı hissi
• Göğüs ağrısı
• Kulakta uğultu
• Konsantrasyon bozukluğu

Hipertansiyonun Sonuçları
• Hipertansiyon, damar sertliği (arteroskleroz)için uygun ortam hazırlamaktadır. Eğer hipertansiyonla birlikte şeker hastalığı, kan yağlarında(lipidler) yükseklik de varsa, bu süreç daha da hızlanmaktadır.

• Esansiyel hipertansiyon, tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak kontrol altına alınabilir. Bu nedenle, hipertansiyonlu bireylerin yaşam tarzlarını düzene sokmaları, fazla kilolarını vermeleri, düzenli egzersiz yapmaları, ilaç önerildiyse önerilen ilaçları kesintisiz olarak almaları ve düzenli tansiyon kontrolü yaptırmaları gerekmektedir.

Hipertansiyon sonucunda en çok kalp, böbrekler, beyin ve gözler etkilenir.

Tansiyon Takibi Yaparken
Tansiyonunuzu her gün aynı saatlerde ve düzenli olarak aynı koldan ölçünüz.

• Ölçümden önce sakin ve dinlenmiş olunuz.
• Ölçümlerinizin aynı pozisyonda (yatar veya oturur) yapılmasına dikkat ediniz.

Tedaviye Yardımcı Önlemler
• Aşırı kilolu hastaların kilo vermesi, tansiyonun düşürülmesinde çok önemlidir.
• İdeal kilodan yüzde 20 fazla kilolu olmak, hipertansiyon riskini yaklaşık sekiz kat artırmaktadır. Kilolu olmayan hastaların da yağ tüketimini azaltması, et veya proteinli gıdalar yerine daha fazla sebze ve meyve tüketmeleri önerilir.
• Alkol kullanımı azaltılmalı, günde bir-iki kadehten fazla alkol tüketilmemelidir.
• Sigara mutlaka bırakılmalıdır.

Sigara içmek, doğrudan tansiyonu yükselttiği gibi, damar sertliğini de hızlandırır. Ayrıca sigara, akciğer kanserinin de bilinen en önemli nedenidir.

Tuz tüketiminin azaltılması;
• Tuzu kesmeniz veya azaltmanız, potansiyel tuz içeren gıdalardan (turşu, soda, azır çorbalar, cipsler, füme etler, ketçap vs.) uzak durmanız gerekmektedir.
• Günde maksimum iki gram tuz alımı idealdir.

Egzersiz ve yürüyüş
• Hipertansiyon kontrol altına alındıktan sonra aktif olmaktan kaçınmamalı ve Düzenli olarak yürüyüş yapılmalıdır.
• Düzenli yürüyüş yapmak hem kilo vermenize yardımcı olur, hem de kalp-damar sisteminizin güçlenmesine ve kalbi besleyen yedek damarların açılmasına yardımcı olur.

Stresle başa çıkma
• Evinizde ve iş yerinizde strese neden olan koşulları ortadan kaldırınız.
• Stres azaltıcı çeşitli teknikler (yoga, meditasyon, vs.) faydalı olabilir.

Bol köpüklü sıcacık kahveler…

GÜNCEL & YAŞAM, YEMEK-MEKAN

Stil tasarımlarıyla mutfakların vazgeçilmezi olan Morphy Richards elektrikli ev ürünlerine bir yenisi eklendi. Morphy Richards ın bu şık Kahve Makinesi ile aynı anda bol köpüklü 12 fincan kahve yapmak mümkün.

 

 

Stil sahibi, kullanışlı, pratik ve özel fiyatı ile bu kahve makinesi, mutfağınızın baş rolüne yerleşmeye aday. Süt köpürtücü sürahisi, kahveyi sıcak tutabilmesi, yıkanabilir filtresi ve aroma koruyucu üst kapağıyla bu özel kahve makinesiyle, kahve keyfiniz katlanıyor. Özel bir fiyat ile 149 YTL’den satılan ürün, Metro’da ve hepsiburada.com’da.

2 yıl garantili ürünün yıkanabilir filtresi, termostatik ısı plakası ve ışıklı su seviye göstergesi de var.

Kyo Myfriend mağazalarında yeni sürprizler sizleri bekliyor!

GÜNCEL & YAŞAM


Her zaman şık olmayı isteyen ve kendi tarzını bilen kadınlara ulaşmayı hedefleyen KYO MyFriend, değişime ve gelişime açık koleksiyonları ile bu sezon da sonbahar ve kış mevsimlerinin karanlık günlerini renklendirecek bir koleksiyon hazırladı.

KYO MyFriend yeni sezonda yeni sürprizleriyle göz doldurmaya devam ediyor. Alıcının beğenisine sunulan tüm modeller eve gelen bir misafiri karşılayacak kadar şık olmasının yanısıra ev yaşamında ihtiyaç duyulan doğallığı ve rahatlığı da sağlıyor.

Kyo MyFriend sonbahar- kış koleksiyonun en çok dikkat çeken öğelerinden biri, yine cıvıl cıvıl desenlerle hazırlanmış pijama grubu. Rengârenk pijama altlarına, sezonun öne çıkan renkleriyle hazırlanan tshirtler eşlik ediyor. Ayrıca koton sabahlıklar ve desenli ev terlikleri de KYO MyFriend’de bulabileceğiniz ürünler arasında.

8 yeni renk ile mağazalarda yer alacak olan vazgeçilmez basic tshirt ve iç çamaşırı ürünlerinin yanı sıra; farklı kesimlerle ve renklerle hazırlanmış, günlük yaşamınızda da giyebileceğiniz rahat ve spor pantolonları ve kadife eşofman takımlarını da KYO MyFriend’in ev giyimi koleksiyonu içerisinde bulabilirsiniz.

KYO MyFriend, Yoga, pilates, fitness ve aerobik sporları için özel olarak üretilen koleksiyonlarıyla da sporu hayatının bir parçası haline getirmiş bayanlara yeni fitness koleksiyonu ile de alternatif ürünler sunmaya devam ediyor. Likralı penye pantolonlar, büstiyerler ve koton tunikler bu grup içerisinde yer alan ürünlerden bazıları.

KYO MyFriend artık yatak odalarınızı de giydiriyor!
Bu sezondan itibaren KYO MyFriend sadece sizi değil ‘yatak odalarınızı ’ giydirmeye başlıyor! Koleksiyon desenleri ile hazırlanmış yatak örtüleri, nevresim takımları, yastık kılıfları bu sezon itibarı ile pijamalarınıza eşlik edecekler. Ayrıca tüm bu uyuma eşlik edecek aynı tonlarda ve desenlerdeki mumlar ile de odalarınız ışıldayacak.

Kyo MyFriend’te sürprizler bitmiyor!
Ekim ayı itibarı ile birbirinden renkli zeytinyağlı ve aramolı doğal sabunlar, sıvı sabunlar, sabun tozları, birbirinden hoş kokuları olan ve Alaçatı’nın tazeliğini hissettirecek tütsüler, esanslar Kyo MyFriend mağazalarında satışa sunulacak. Böylelikle bu keyifli ürünleri ister kendiniz kullanacak ister sevdiklerinize farklı bir hediye alternatifi olarak değerlendirebileceksiniz.

Gebelikte aşırı beslenme, yetersiz beslenme kadar zarar verir

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

Beslenmenin en önemli olduğu dönemlerden biri olan gebelikte, annenin fizyolojik gereksinimleri karşılanırken bebeğin gelişimi için de enerji ve besin öğelerinin tam olarak karşılanması gerekiyor. VKV Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Sorumlusu Dyt. Ayşe Korkmaz gebelikte aşırı beslenmenin, yetersiz beslenme kadar zarar verdiği konusunda anne adaylarını uyarıyor.

Çocukların sağlıklı olarak dünyaya gelmesi için, annelerin hamilelik ve emzirme dönemlerinde yeterli ve dengeli beslenmesi, sağlığını koruması gerekir. Gebelikte aşırı beslenmenin, yetersiz beslenme kadar zarar verdiği de unutulmamalıdır. Amaç annenin fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak besin öğelerini dengede tutmak, fetusun normal büyümesini ve salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini tam olarak karşılamaktır. Gebeliğiniz boyunca beslenmeniz doğacak bebeğinizin sağlığı, büyümesi ve gelişiminin yeterliliği ile doğrudan ilgilidir. VKV Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Sorumlusu Dyt. Ayşe Korkmaz gebelikte beslenmeyle ilgili bilgiler veriyor.

Gebelikte kilo artışı
Gebelikte enerji ve besin öğeleri gereksinimi artar. Artış miktarı annenin fizyolojik durumuna, yaşadığı iklime, ısıya, beslenme ve fiziksel aktivite durumuna bağlı olarak değişir.

Gebe kalmadan önce şişman olan kişilerde bazı sorunlar ortaya çıkabilir.
• Hipertansiyon
• Şeker hastalığı (Gestasyonel Diyabet)
• Kalp - damar hastalıkları
• Doğumun zor olması, vb.

Gebelikte kilo artışının izlenmesi önemlidir. Gebelik öncesi kilo artışı, fizyolojik farklılıklara ve beslenme durumuna bağlı olarak değişebilir

Enerji ve besin öğeleri gereksinimi
• Enerji

Gebelik döneminde günlük enerjinin yeterli miktarda alınması çok önemlidir. Çünkü anne adayının kendi vücut fonksiyonları ve bebeğin gelişmesi için gereken enerjiyi alması gerekir.
• Protein
Günlük enerjinin yüzde 12 - 15’i proteinlerden sağlanmalıdır. Alınan proteinlerin yüzde 60’ı biyolojik değeri yüksek olan besinlerden alınmalıdır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin vücut tarafından kullanılabilirliği bitkisel kaynaklı proteinlerden daha yüksektir.
• Yağ
Günlük alınması gereken enerjinin yüzde 25 - 30’unu yağ oluşturmalıdır. Özellikle doymamış yağ asitleri içeren bitkisel yağlar tercih edilmelidir.
• Karbonhidrat
Günlük alınan enerjinin ortalama yüzde 55 - 60’ını karbonhidratlar oluşturmalıdır. Tüketilen karbonhidratın cinsi kadar miktarının da çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Basit karbonhidrat olarak nitelendirilen şeker, tatlılar, bal, vb. besinlerin aşırı tüketiminden uzak durulmalı, bunların yerine kaliteli karbonhidrat besinlerini tüketmeye özen gösterilmelidir.

Gebelikte görülen, beslenmeye bağlı sağlık sorunları
• Anemi
Anemi, ülkemizdeki önemli sağlık sorunlarından biridir. Özellikle demir ve folik asit yetersizliğine bağlı olarak oluşan türleri daha sık görülür. Bu hastalıktan uzak durmak için iyi beslenmek önemlidir. C vitamini demir emilimini artıran bir vitamindir. Yemeklerle birlikte C vitamini yönünden zengin gıdalar alınmalıdır.
• Kemik dokusunun zarar görmesi(Osteomalasia)
Anne adayı, kemik dokusunun yapısı ve sağlığı için gerekli olan kalsiyum, fosfor gibi mineralleri tüketmezse, ayrıca D vitamini kaynağı olan güneş ışığından yararlanamazsa, kemiklerden kalsiyum ve fosfor çekilir. Bunun sonucu olarak da kemik dokusu bozulur.
• Toksemi
Yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda protein kaybına bağlı olarak, özellikle bacaklarda ödem oluşmaya başlar. Bu duruma gebelik toksemisi denir. Anne adayının protein, vitamin ve mineraller yönünden zengin, tuzsuz bir diyet uygulaması gerekebilir.
• Kabızlık
Günlük beslenmede posalı yiyeceklerin ve sıvının yeterince tüketilmemesi, dengesiz beslenme ve hareket azlığı gibi nedenlerin yanı sıra, bazı gebelik hormonlarının bağırsak hareketlerini azaltıcı etkileri ile de gebelikte kabızlık görülebilir. Bu durumda anne adayı, özellike posa açısından zengin olan gıdaları yeterli miktarda tüketmeli fakat aşırıya kaçmamalıdır. Aşırı posa alımı bazı vitaminlerin ve minerallerin emilimini azaltıcı etki yaratabilir.

Emzirme döneminde beslenmenin önemi
Emzirme döneminde salgılanan süt, annenin aldığı besinlerle sağlanır. Süt için gerekli olan besinler, annenin kendi gereksinimine ek sayılmalıdır. Bu nedenle emzirme döneminde:

• Annenin besin depolarını dengede tutarak sağlığını koruması,
• Salgılanan sütün yeterliliğini ve verimliliğini artırması, dolayısıyla bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlaması gerekir.

Emzirme döneminde anne, pek çok besine daha fazla gereksinim duyar. Bu gereksinimin karşılanması, süt salgısının verimliliği kadar annenin sağlığı için de önemlidir. Emziren annenin enerji ihtiyacının yanında özellikle protein, kalsiyum, demir ve sıvı gereksinimi de artar. Emzirme döneminin ilk günlerinde sütün artması için annenin iyi beslenmesi, stresten uzak ve iyi dinlenmiş olması, bebeğini sık aralıklarla emzirmesi gerekir.

Emzirme döneminin ilk aylarında bebekte yaşanan gaz veya ileri aylarda görülebilecek alerji şikayetleri, sık görülen rahatsızlıkların başında gelir. Bu sorunların, annenin aldığı besinlerle yakından ilişkisi olabilir. Böyle durumlarda gaz yapan besinin yerine eşdeğerde olan başka bir besin alınabilir. (Örneğin asitli bir meyve rahatsızlığa sebep oluyorsa, asitsiz bir meyveyi tercih edebilirsiniz).

Öneriler
• Gebelik ve emzirme döneminde kaliteli beslenmek çok önemlidir. Besin grupları gün içinde yeterli ve dengeli şekilde alınmalıdır.
• Günlük vitamin ve mineral ihtiyacı her iki dönem için de çok önemlidir. Örneğin kalsiyum ihtiyacı hem gebelikte hem de emzirme döneminde önem taşır. Yetersiz alımı sonucunda annenin kemiklerinden kalsiyum çekilmesi (osteomalasia) meydana gelebilir.
• Gebeliğin ilk üç ayında anne adayında mide bulantıları görülebilir. Bu dönemlerde çok fazla sıvı ve yağlı gıdalar alınmamalıdır. Kuru ve mideyi rahatlatacak tuzlu gıdalar tüketilebilir.
• Emzirme döneminde özellikle sıvı tüketimine önem verilmelidir. Gün içinde yaklaşık üç litre sıvı tüketilebilir. Sıvı olarak; su, taze sıkılmış meyve suları, komposto, çorbalar, vb. alınabilir.
• Gaz problemi yaşanıyorsa, özellikle rahatsızlık veren besinleri belirledikten sonra (örneğin yoğurt, asitli meyve, kuru baklagiller, lahanagiller, vb.) onların yerine aynı değerde olan başka besinler tüketilebilir.
• Tatlı yemek istiyorsa, mutlaka besin değeri yüksek olan sütlü veya meyveli tatlıları tercih edilmelidir.

Dikkat!
• Gebelik ve emzirme dönemi boyunca alkol ve sigara kullanmak sakıncalıdır. Çay ve kahve tüketilecekse, öğünlerle birlikte değil, öğün aralarında açık olarak tüketilmelidir.
• Emziren annelerin ayda iki kilogramdan fazla kaybetmesi sakıncalıdır. Unutmayın, anne sütü miktarının yeterli olması ve sütünüzün kalitesi, bebeğiniz için çok büyük önem taşır.

Kaynak: VKV Amerikan Hastanesi

İnci’den “Renkli Günler”

MODA
İnci Ayakkabı

İnci Ayakkabı

Şimdi İnci Mağazaları’na uğramak için çok renkli bir neden daha var.

Türkiye’nin önde gelen deri markalarından İnci, şimdi Renkli Günler adını taşıyan uygulamasıyla, müşterilerine seçilmiş sezon ürünlerini birbirinden farklı avantajlarla sunuyor. Renkli Günler kampanyasında, artık beğendiğiniz ürüne, özel Renkli Günler reyonlarında %40’a varan indirimlerle sahip olabilirsiniz.

Inci Mağazaları’nda 18 Ekim’de başlayan kampanya ile belirlenen sezon ürünlerinde, renklerle ifade edilen ve kademeli olarak artarak %40’a varan avantajlardan faydalanmak mümkün olacak. Sezon boyunca İnci mağazalarında bulunacak olan Renkli Günler reyonlarında yer alan ürünler, farklı renkte bir fırsatla karşınıza çıkacak. Ayrıca sık aralıklarla yeni ürünlerin ekleneceği Renkli Günler reyonu, sizlere son modayı renkli fırsatlarla izleme olanağı sunuyor.

İnci Çizme

İnci Çizme

İNCİ
İstinye Park AVM No: F311 0 212 345 59 53
Cevahir AVM No:242 0 212 380 07 65
Capacity AVM No: ZE31 0 212 560 20 93
Bağdat Cad. No: 395/B Suadiye 0 216 369 28 24
Palladium AVM No:112 0 216 663 16 00

Tencerede yüksek teknoloji devri

YEMEK-MEKAN
Jumbo

Jumbo

 

Jumbo’nun özel tasarım Matrix Tencereleri yemeklerinize lezzet katarken hayatınızı da kolaylaştırıyor. Matrix Tencereler ısınmayan kulplarına kapağı asma imkanı veren tasarımı sayesinde size eşsiz bir kullanım zevki sunuyor.

Paslanmaz çelik malzemesi, termik kapsül tabanı ve tam uyumlu kapak tasarımı ile yemeklerinizi daha lezzetli bir şekilde pişirirken zamandan ve enerjiden de tasarruf ediyorsunuz. Siyah ve lacivert olmak üzere 2 farklı kulp rengi olan ve 4 farklı boydan oluşan Matrix Tencere Setleri Jumbo satış noktalarında sizi bekliyor.

Sofra ve mutfakların vazgeçilmez firması Jumbo, özel tasarım tencereleriyle yemeklerinize lezzet katıyor. Matrix serisi paslanmaz çelik tencereler şıklığının yanı sıra teknik özellikleri ve tasarımıyla da göz dolduruyor. Özel alaşımlı termik kapsül tabanı ve tencere ile mükemmel örtüşen kapak detayı zamandan ve enerjiden tasarruf sağlayarak yemeklerinizin lezzetini koruyarak pişirmenizde size yardım edecek. Yemek yaparken ya da pişen yemeğinizi servis ederken özellikle sıcak kapağı nereye koyacağınızı düşünmenize de gerek kalmadı. Matrix tencerelerin ısıya dayanıklı kulpları kapağı asmanız için özel tasarlandı. Artık kapak tutarken ne eliniz yanacak ne de tezgah kirlenecek.

Kullanım kolaylığının yanı sıra dayanıklılığıyla da dikkat çeken Matrix’ in ısıya dayanıklı el yakmayan kulpları, tencereye vidasız olarak monte edilen yüksek teknoloji harikası Clip-On sistemi sayesinde asla gevşeme yapmaz. 4 farklı boydan oluşan ve siyah ve lacivert kulp rengi seçenekleri bulunan Matrix Tencere setinin fiyatı 610 YTL.

Uzun yıllar güvenle lezzetli yemekler yapmak için Matrix Tencerelere size en yakın Jumbo satış noktasına gelerek sahip olabilirsiniz. Jumbo ürünleri hakkında detaylı bilgi almak ve bulunduğunuz yere en yakın satış noktasını öğrenmek için www.jumbo.com.tr web adresini ziyaret edebilir ya da 0 (212) 565 90 70 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Renkli çocuğun renkli markası; Valenza

MODA

2-15 yaş arası çocukların markası Valenza , 2008- 2009 Kış Koleksiyonundaki canlı renkleri, rahat modelleri ve ürün çeşitliliği ile çocuk modasına damgasını vuruyor. Şık, rahat ve doğal kıyafetleri ile Valenza, bu sezon da çocukların gardroblarında yerini alıyor.

Dünya çocuk modasındaki son trendleri,değişiklikleri, yenilikleri takip edip koleksiyonlarını bu doğrultuda hazırlayan Valenza, bu sezon da şık ve rahat giyinen ve bir o kadar da özgür çocukların moda markası olmaya devam ediyor.

Çocukların gelişimi ve sağlığı da göz önünde bulundurarak hazırlanan Valenza 2008- 2009 kış koleksiyonu ; birbirinden farklı birçok ürününün yanısıra kız çocuklarda özellikle nakışlı ve baskılı takımlar, erkek çocuklarda ise s-shirtler, eşofman takımlar, yelekler ve polar hırkalar ile göze çarpıyor.
Trendi takip eden koleksiyonlarının yanı sıra Valenza’yı farklı kılan en önemli özelliklerinden biri de ürünlerinde kullandığı doğal elyaflar. Sık yıkamaya karşın uzun süre kullanıma imkan tanıyan ürün kalitesi ve üretiminde kullanılan doğal maddeler sayesinde her geçen gün daha da tercih edilen bir marka olmayı sürdürüyor.

Renk ve model çeşitliliği ile ve her ortama uygun kullanım kolaylığı ile her çocuğun gardrobunun olmazsa olmazları arasında bulunan Valenza , dayanıklılığı ve kalitesi ile de anne babaların gözdesi olmayı bu sezon da sürdürecek.

Kempinski Hotel Barbaros Bay 29 Ekim’de şenleniyor

GÜNCEL & YAŞAM


Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum, 29 Ekim tatilinden yararlanarak sonbaharda Bodrum’un keyfini çıkarmak isteyenlere ‘4 gece kal, 3 gece öde’ paketini sunuyor.

 

24 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum’da konaklamak isteyenler için bu özel tatil paketinin günlük fiyatı, KDV ve kahvaltı dahil tek kişilik superior odada 146 euro, çift kişilik superior odada ise 169 euro.

Bodrum’un doğal güzelliğini ve canlılığını misafirlerine dört mevsim yaşatmak üzere tasarlanmış mimarisiyle Ege Denizi’nin incisi Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum, 29 Ekim tatiline bağlanan hafta sonu için konuklarına sürpriz bir tatil paketi hazırladı. Sonbaharın kendine özgü havasını hissetmek, kısa süre de olsa şehirden uzaklaşarak Bodrum özlemini gidermek isteyenler söz konusu fiyatlar üzerinden, yalnızca 3 gece fiyatına 4 gece, dört dörtlük bir tatil yaşayacaklar.

Kempinski Hotel Barbaros Bay tatilinde neler yapılabilir?
Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum’da yaşanacak tatil keyfi, yalnızca Barbaros Körfezi’nin huzur dolu manzarası eşliğinde Kempinski konforunu yaşamakla ve birbirinden özel dünya lezzetlerinin sunulduğu Kempinski mutfağını tatmakla bitmez. Kempinski Hotel Barbaros Bay’in içinde yer alan dünyaca ünlü Six Senses Spa Merkezi; duyularını harekete geçirmek, detoks programlarından yararlanmak isteyenler ve çok farklı masajlarımızı denemek isteyenler için de pek çok seçenek sunuyor.

Kempinski Hotel Barbaros Bay’in keyfini çıkarmak isteyenler 0252 311 03 03 numaralı telefondan ve www.kempinski-bodrum.com web adresinden rezervasyon yaptırabilir. Kempinski Hotel Barbaros Bay’in çok özel promosyonu, otelin doluluk oranına göre geçerli olacak.

Büyülübağ’dan büyülü bir deneyim!

YEMEK-MEKAN

 

Avşa Adası’nda, Türkiye’nin tek yerçekimi yöntemine uyumlu şarap tesislerinde üretilen Büyülübağ Şarapları’nın 2006 rekoltesi piyasaya sunuldu. 2006 rekoltesinde Büyülübağ Şarapları mükemmel lezzetlerini korurken, şişedeki yeni etiket tasarımı ile şarap severlere büyülü bir deneyim vaat ediyor!

Türkiye’de ada şarapçılığına farklı birçok özellik katan Büyülübağ Şarapları’nın 2006 rekoltesi yeni etiket tasarımı ve mükemmel lezzeti ile büyülü bir deneyim için şarap severleri bekliyor. Büyülübağ Şarapları’na, aynı zamanda yeni bir büyülü lezzet daha katılıyor; Büyülübağ Merlot 2006… Büyülübağ Merlot 2006, markanın ürün yelpazesindeki yeni ürünü olarak dikkat çekiyor. Büyülübağ Şarapları’nın en üst düzey temsilcisi olan Reserve Cabernet Sauvignon 2006 ise Kasım ayında tüketicilerin beğenisine sunulmayı bekliyor.

Büyülübağ’ın 2006 rekoltesinde yine, şarap severlerin seçici damak zevklerine hitap edebilecek çok özel şaraplar bulunuyor. Bunlardan ilki olan Cabernet Sauvignon 2006, ön burunda siyah erik, karadut ve yeşil biber aromaları ile ağızda dolgun, baharat ve kırmızı orman meyveleri aromalarının kompleks olarak algılandığı, güçlü bir yapıya sahip, yıllandırmaya uygun sek kırmızı şaraptır. Fransız meşe fıçılarda on dört ay süre ile olgunlaştırılıp, şişeli olarak Büyülübağ Şarapçılık mahzenlerinde geliştirildikten sonra beğeniye sunulmuştur. Uygun koşullarda eskitildiği takdirde 6-8 yıl gelişme potansiyeline sahiptir.

Büyülübağ Ada Karası 2006, Türkiye’nin Avşa adasına özgü üstün kaliteli şaraplık üzüm çeşidi “Adakarası”nın tüm zarafetini yansıtan böğürtlen ve kiraz aromalarının ön burunda yoğun olarak algılandığı, canlı diri ve dengeli kırmızı sek şaraptır.

Büyülübağ Ada Karası – Cabernet Sauvignon 2006, Türkiye’nin Avşa adasına özgü üstün kaliteli şaraplık üzüm çeşidi “Adakarası”nın zengin meyvemsi yapısı ile Cabernet Sauvignon çeşidinin güçlü gövdesinin bir araya getirildiği, böğürtlen ve kiraz yanında baharatsı kokuların da uyum içinde algılandığı dengeli kırmızı sek şaraptır.

Büyülübağ Cabernet Sauvignon - Merlot 2006, Fransa/Bordeaux tipi özel kupajlardan biri olup, burun ve ağızda kırmızı meyve, trüf, vanilya ve toprak aromalarının algılandığı zengin ve dengeli kırmızı sek şaraptır. Fransız meşe fıçılarda on iki ay süre ile olgunlaştırılıp, şişeli olarak mahzenlerde geliştirildikten sonra sunulmuştur. Uygun koşullarda eskitildiği takdirde 4-5 yıl gelişme potansiyeline sahiptir.

Büyülübağ Merlot 2006, ön burunda çilek, frambuaz ve menekşe aromalarının algılandığı, canlı, zarif ve kompleks yapılı sek kırmızı şaraptır. Ağızda dengeli yapısı ve meyvemsi aromalarıyla dikkat çeker. Fransız meşe fıçılarda on iki ay süre ile olgunlaştırılıp, şişeli olarak mahzenlerde geliştirildikten sonra sunulmuştur. Uygun koşullarda eskitildiği takdirde 4-5 yıl gelişme potansiyeline sahiptir.

Katarakt yeni doğan bebekte bile görülüyor

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

Görme keskinliğinin giderek azalmasıyla belirti gösteren katarakt, ilerledikçe görme kaybına yol açıyor. VKV Amerikan Hastanesi Göz Polikliniği’nden Doç. Dr. Osman Oram kataraktın her yaştan insanda görülebileceğini ve tedavisinin ameliyatla mümkün olduğunu söylüyor.

Doç. Dr. Osman Oram katarakt ile ilgili merak edilenleri şöyle yanıtlıyor:

Katarakt nedir?
Göz küresi içerisinde görme fonksiyonunda önemli rol oynayan saydam bir mercek bulunmaktadır. Göz içindeki bu merceğin saydamlığını kaybetmesine ve opaklaşmasına katarakt adı verilir. Tüm dünyada en sık görülen görme kaybı nedenidir. Özellikle geri kalmış ülkelerde birinci sıradaki körlük nedeni olmasına karşın tedaviyle geri döndürülebilir bir görme kaybı nedenidir.

Kataraktın sebepleri ve belirtileri nelerdir?
Katarakt en sık ilerleyen yaşa bağlı olarak ortaya çıkar; ileri yaşlarda her insanda katarakt gelişimi görülebilir. Ek olarak, diabet, hipoglisemi gibi metabolik hastalıklarda, delici ve veya künt göz travmalarında, kortizon gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımında, göz içi iltihabı ve yüksek miyopi gibi bazı göz hastalıklarında, anne karnında geçirilen toksoplazma ve kızamıkçık gibi bazı enfeksiyonlarda, Down sendromu gibi bazı sendromlarda katarakt ortaya çıkabilir.

Kataraktın en önemli belirtisi görme keskinliğinin giderek azalmasıdır. Görmedeki azalmaya ek olarak özellikle gece görülen ışıklarda dağılmalar ve gözlerde kamaşma, genel olarak ışık hassasiyetinde artış, ileri yaşlarda gözlük ve lens numaralarında belirgin değişmeler, renk algılamasının giderek bozulması, çift görme diğer katarakt belirtileri arasında sayılabilir.

Katarakt çeşitleri nelerdir?
Kataraktlar oluşum nedenine göre yaşa bağlı katarakt, travmatik katarakt, diabet gibi metabolik hastalıklarda görülen metabolik katarakt, ilaç kullanımına bağlı oluşan toksik katarakt, göz içi iltihabı gibi göz hastalıklarında görülen komplike katarakt ve doğuşta ortaya çıkan konjenital katarakt gibi alt gruplara ayrılır.

Katarakt hastalığı nasıl teşhis edilir?
Katarakt, bugün göz muayenesi için tüm göz kliniklerinde yaygın olarak kullanılan biomikroskop adı verilen cihazla çok erken dönemde bile kolaylıkla teşhis edilebilmektedir.İleri dönemde mercekte opasitenin artmasıyla ve beyazlaşmayla kataraktın varlığının dışarıdan çıplak gözle bakılarak dahi anlaşılabilmesi mümkündür.

Katarakt hastalığının tedavi yöntemleri nelerdir?
Kataraktın tedavisi günümüzde cerrahidir. Bugüne kadar çeşitli ilaçlarla katarakt gelişiminin yavaşlatılması amaçlansa da etkinliği ispatlanmış bir ilaç tedavisi henüz bulunmamaktadır. Katarakt cerrahisinde amaç, saydamlığını kaybetmiş göz merceğinin alınarak yerine net görmeyi sağlayacak yapay bir saydam mercek yerleştirilmesidir. Günümüzde en gelişmiş cerrahi yöntem olarak kabul edilen fakoemulsifikasyon tekniğinde, saydamlığını kaybetmiş göz merceği, gözün kornea adı verilen saydam tabakasında oluşturulan 3 mm.’den daha küçük bir kesiden göz içine sokulan ultrasonik dalgalar veren bir cihazla sıvılaştırılır ve emilir; yerine görmeyi sağlayacak yapay bir mercek yerleştirilir. Yöntemde saydam tabakadaki çok küçük kesi dikiş kullanımı gerekmeksizin kısa sürede kendiliğinden kapanır. Yöntemin en büyük avantajı erken dönemde net görme sağlanabilmesidir.

Katarakt ne zaman ameliyat edilmelidir? Katarakt ameliyatından sonra neler değişecektir?
Modern katarakt tedavisinde artık katarakt ameliyatı için eskiden olduğu gibi gözün tamamıyla göremez hale gelmesi beklenmemektedir. Günümüzde katarakt ameliyatının zamanına hasta kendisi karar verebilmekte, katarakta bağlı görme kaybının normal hayatını sürdürmesini, günlük işlerini yapmasını olumsuz etkilediğini düşündüğü anda ameliyat olabilmektedir. Genel olarak görme keskinliğinin katarakt nedeniyle %50-60 düzeyine inmesi halinde ameliyat gerekli olmakla birlikte, pilotlar gibi yüksek görme hassasiyeti gereken kişilerde görme keskinliğinin %80-90 düzeyine indiği durumlarda bile ameliyat yapılması mümkündür.Katarakt ameliyatından sonra birinci günde dahi görmede çok önemli bir düzelme görülecek, katarakt hastası çok kısa zamanda katarakt oluşmadan önceki görme kalitesine geri dönebilecektir.

Katarakt ameliyatının riskleri ve komplikasyonları nelerdir?
Katarakt ameliyatı deneyimli göz doktorları tarafından gerçekleştirildiğinde başarı oranı çok yüksek olan bir yöntemdir. En önemli risk olarak uygun ameliyathane şartlarında çok nadir olarak karşılaşılan enfeksiyon riski sayılabilir.

Düşük oranlarda görülmekle birlikte merceğin eritilmesi sırasında çevre dokuların zarar görmesi, retina tabakasında operasyon sonrası sıvı toplanması ameliyatın olası komplikasyonları arasında sayılabilir.

Katarakt yaşlılık hastalığı mıdır? Gençlerde de görülür mü?
Katarakt en sık olarak ileri yaşlarda ortaya çıkmakla beraber yeni doğan bebekte, küçük çocukluk döneminde ya da gençlikte yani her yaşta görülebilen bir problemdir.

Katarakt tekrarlar mı?
Kataraktın cerrahi tedaviden sonra tekrarlaması söz konusu değildir. Ancak göz içine yerleştirilen yapay merceğin arkasında görmeyi etkileyebilecek hafif bir bulanıklık oluşabilir. Bu durum yeni bir cerrahiyi gerektirmez, çok kısa süren bir lazer işlemiyle ameliyat yapılmaksızın ortadan kaldırılabilir.

Kataraktın farklı ameliyat yöntemleri ile tadavi edilebileceğini biliyoruz. Bu ameliyat yöntemlerinin farkları nelerdir?
Katarakt ameliyatı yöntemleri daha eski dönemde kullanılan dikişli yöntem ve güncel dikişsiz fakoemulsifikasyon yöntemi olarak ikiye ayrılabilir. Bugün için tüm gelişmiş ülkelerde ve başarılı göz kliniklerinin hemen tamamında kullanılmakta olan dikişsiz fakoemulsifikasyon yöntemi modern katarakt tedavisinde tek yöntem sayılabilir. Fakoelusifikasyon yöntemi eski dikişli yönteme göre çok daha kısa zamanda normal hayata dönmeyi ve net görebilmeyi sağladığı için önemli üstünlük sağlamaktadır. Fakoemulsifikasyon yönteminde yenilik olarak ise son dönemde kullanılmaya başlanan ve ameliyat sonrası hastanın hem uzak hem de yakını net görmesini sağlayan multifokal yapay mercek kullanımı sayılabilir.

Çok geç (ilerlemiş katarakt) döneminde katarakt ameliyatı olmak ameliyat başarısını etkiler mi?
Modern katarakt cerrahisinde katarakt oluşmuş mercek göz içinde ultrasonik dalgalarla eritilerek temizlendiği için ameliyatın kataraktın çok ilerlemeden yapılması çok daha iyi sonuç vermektedir. İleri katarakt olgularında merceğin eritilmesi güçleşeceği, operasyon süresi uzayacağı ve komplikasyon oranı artacağı için bugün önerilen katarakt çok ileri düzeye gelmeden cerrahidir.

Katarakt ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Günümüz modern katarakt ameliyatı sonrası hastalar çok kısa zamanda normal hayatlarına geri dönebilmektedir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ameliyat sonrası birkaç hafta süreyle, verilen damla şeklindeki ilaçların önerilen şekilde düzenli olarak kullanılmasıdır.