Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor

SAĞLIK

Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alan meme kanseri için düzenli olarak muayenelerin yapılması gerekiyor. Kadınların düzenli olarak kendi kendilerine yapacakları muayene de erken tanı için büyük önem taşıyor.

Meme kanseri nedir ?
Meme kanseri kadın sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri olmakla birlikte erkeklerde de nadiren görülebilmektedir. Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alır. ABD’de her 8 kadından, Batı Avrupa ülkelerinde her 10 kadından biri; meme kanserine yakalanmaktadır. Ülkemizde ise her yıl 30 bine yakın kadına meme kanseri tanısı konulmaktadır. Günümüzde erken tanı olanaklarının artması ve bu konuda yapılan birçok araştırma ve çalışma meme kanserine bağlı ölümlerin oranını azaltmaktadır.

Meme kanserinin şikayete neden olmadan erken evrede tanınması, hastalığın tamamen tedavi edilmesi olasılığını artırmaktadır. Meme kanserine karşı ilk önemli adım, kadınların bu hastalık konusunda bilgi sahibi olmaları ve meme sağlıklarını nasıl koruyabilecekleri konusunda bilinçlenmeleridir.

Meme çocukluk, yetişkinlik ve menopoz dönemlerinde yapısal ve işlevsel birçok değişiklik gösteren önemli bir organdır. Her kadın memenin işlevi ve sağlığı ile ilgili periyodik kontroller yaptırmalı, belirli aralıklarla kendi kendilerini muayene etmeli ve bu konuda duyarlı olmalıdır.

Meme kanserinin ortaya çıkış nedenleri bilinmemektedir. Ancak meme kanserinde risk faktörlerinin ve koruyucu faktörlerin biliniyor olması, bu kanser türünde uyarıcı nitelikte bir yarar sağlamaktadır. Bununla birlikte erken tanı sayesinde meme kanserinin yol açabileceği sorunların büyük bir bölümü çözümlenmekte ve tedavi sonrası yaşam süresi ve kalitesinde önemli ölçüde artışlar sağlanabilmektedir.

Meme kanserinde erken tanı
• Erken tanı, ölüm riskini azaltmaktadır.
• Erken tanıda kendi kendini muayene yönteminin önemi vardır.
• Erken tanıda tarama programları büyük rol oynamaktadır.
• Meme kanserinin en sık görüldüğü yaş dönemlerinde, belirli aralıklarla mutlaka hekim kontrolleri ve görüntüleme tekniklerinden faydalanılmalıdır.
•Bu hastalığın genç kadınlarda da görülebileceği bilinmelidir.

Meme kanserinin erken tanısı hastanın bu konudaki duyarlılığına ve hekim-hasta iletişiminin sürekliliğine bağlı olarak kolaylaşmaktadır. Genellikle meme kanserinin ilk belirtisi memede veya koltuk altında ele gelen bir kitledir. Bu tür kitlelerin hasta tarafından saptanabilmesi kadınların periyodik olarak kendilerini muayene etme alışkanlığına bağlıdır. Ancak ne yazık ki hastaların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamaları sebebi ile kadınlar kendi kendini muayene etmemekte ya da muayeneden korkmaktadır. Bu sorunu aşmanın en kolay yöntemi kadınlara yaşamları boyunca kendilerine bazı soruları sorabilme alışkanlıklarının kazandırılmasıdır.

Meme kanseri oluşumu ve tipleri nelerdir?
Meme kanseri, memedeki süt bezleri ve süt kanallarında oluşan hücrelerin kontrol dışı çoğalması ve vücudun başka bölümlerine de yayılarak çoğalmayı sürdürmesidir. Meme kanserinin birkaç çeşidi vardır. En sık görülenlerinden biri süt kanallarından kaynaklanan “duktal kanser” dir. Süt üreten keseciklerde oluşan kanserlere “lobüler kanser” adı verilmektedir. Lobüler kanserler duktal kanserlere göre daha nadir olarak görülür ve iki memede birden veya aynı memede birkaç odakta birden ortaya çıkma riskleri yüksektir. Kanser hücreleri, meme dokusu dışına çıktıklarında genellikle ilk önce koltuk altı lenf bezlerine giderler.

Çünkü memedeki lenf damarları meme dokusundan gelen lenf sıvısını koltuk altı bezine taşır. Kanser hücrelerinin lenf bezlerine ulaşması, hastalığın oradan vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğinin bir göstergesi olabilir. Bu nedenle hastalığın tedavisinde ve takibinde lenf bezlerinde tutulum olması belirleyici bir rol oynamaktadır. Meme kanserinin meme ve lenf bezleri dışında başka bir organa yayılım göstermesi durumuna “metastatik meme kanseri” adı verilir. Meme kanseri en sık olarak akciğer, karaciğer, kemik gibi organlara yayılmaktadır. Bu durumda meme kanserden temizlense bile diğer organlara yayılmış olan kanser hücreleri tekrar çoğalarak metastaz oluşturabilir.

Risk faktörleri nelerdir?
• Meme kanseri için en önemli risk kadın olmaktır.
• Erken yaşta adet görmek ve genç yaşta menopoza girmek meme kanseri riskini artırmaktadır.
• Hiç doğum yapmamış veya ilk doğumunu 35 yaşının üzerinde yapmış olan kadınlarda daha sık olarak rastlanmaktadır.
• Ailesinde birinci derecede ve özellikle genç yaşlarda meme kanseri görülenlerde risk artmaktadır.
• Menopoz sonrası kilo artışı, sürekli alkol tüketimi, iri ve yoğun memelere sahip olmak risk faktörleri arasında kabul edilebilmektedir.

Kendi kendine meme muayenesi
Bu muayenede aranacak ve dikkat edilecek en önemli noktalar:
• Ele gelen kitle olup olmadığı,
• Meme derisi üzerinde ve meme başında çekinti olup olmadığı,
• Meme derisi üzerinde renk değişikliği olup olmadığı,
• Meme başından kendiliğinden bir akıntı gelip gelmediği,
• Koltuk altında kitle olup olmadığıdır.

Meme muayenesinin yapılabileceği en iyi zaman nedir?
Meme muayenesinin yapılabileceği en iyi dönem; adet bitiminin hemen ilk günleridir. Bu dönemde memeler ödemini ve gerginliğini kaybettiği için en rahat muayene dönemi olmaktadır. Eğer kadın menopozda ise ya da rahim ameliyatı geçirmiş ise kolay hatırlanması açısından her ayın ilk haftası muayene tarihi olarak seçilmelidir.

Kendi kendime meme muayenesi nasıl yapabilirim?
Bu muayene kadınlar tarafından beş şekilde yapılabilir.
1. En kolay yöntem; banyoda vücudunuz sabunlu iken ellerinizin rahatça kayacağı şekilde muayeneyi yapmaktır. Parmaklarınızın arasında memede kitle olup olmadığı ya da meme derisinde bir sertleşme olup olmadığını farkedebilirsiniz.
2. Üst bedeniniz çıplak iken ayna karşısına geçerek her iki kolunuzu yukarı kaldırarak meme üzerinde çekinti, kabarıklık, şekil bozukluğu veya kızarıklık olup olmadığını inceleyebilirsiniz.
3. Oturarak veya ayakta hangi memenizi muayene edecekseniz, karşı taraftaki eliniz ile yukarıdan aşağı veya istem dışı veya çembersel olarak parmaklarınızı meme üzerinde gezdirerek muayene yapabilirsiniz. Bu muayene için işaret, orta ve yüzük parmaklarının iç yüzü kullanılmalıdır. Bu muayene sırasında koltuk altı da karşı taraftaki el kullanılarak kontrol edilmelidir.
4. Bir önceki aşamada yaptığınız muayeneyi yatarak ve sırtınızın altına küçük bir yastık koymak şartı ile yapabilirsiniz. Bu muayene sırasında parmaklarınıza serpeceğiniz az miktardaki talk pudrası
5.parmaklarınızın meme derisi üzerinde kaymasını kolaylaştıracağı gibi meme içinde bir kitle varsa farkedilmesini kolaylaştıracaktır.
6. Bu aşamada meme dikkatle gözlenmeli ve üzerinde kızarıklık, yara olup olmadığı, meme başında çekinti olup olmadığı ve meme başından akıntı gelip gelmediğine dikkat edilmelidir. Meme başında akıntı varsa kanlı olup olmadığına bakılmalıdır.

Muayenede hiçbir şey farketmediğim halde kitle elime gelmeden meme kanseri riski taşıyabilir miyim?
Kitle ele gelmeden meme kanseri olma riski her zaman vardır. Erken dönemdeki meme kanseri kitle oluşmadan ancak görüntüleme yöntemlerinin yardımı ile ortaya koyulmaktadır. Bütün amaç, meme kanserini bu dönemde tanıyabilmek ve gerekli tedavileri uygulayarak bu hastalığın tamamen tedavi edilebilmesine olanak sağlamaktır. Meme kanserinin tanısında kullanılan görüntüleme yöntemleri hastanın yaşı ve kliniği göz önünde tutularak seçilir. En sık kullanılan yöntemler mamografi ve ultrasonografidir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ise seçilmiş hastalarda tanıya destek amaçlı kullanılmaktadır.

Meme ultrasonografisi
Ultrasonografi ses dalgalarıyla bilgi sağlayan, zararsız ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Meme dokusu içinde yer alan içi sıvıyla dolu yapılar (kist) veya kitleler (solid lezyon) hakkında bilgi edinmemizi sağlar. Özellikle mamografi duyarlılığının düşük olduğu genç hastalardaki kitlelerin değerlendirilmesi ve tanısında son derece önemlidir. Mamografi duyarlılığının düşük olduğu yoğun memeli hastalarda mamografinin yanında mutlaka başvurduğumuz bir görüntüleme yöntemidir.

Mamografi
Mamografi memenin yapısının X ışınları yardımı ile görüntülenmesi esasına dayanır. Meme kanserinde hem tanı hem tarama amaçlı kullanılmaktadır. Tarama amaçlı mamografilerin meme kanserinde erken tanı oranını artırarak bu hastalıktan ölüm riskini yüzde 25-30 oranında azalttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Meme kanseri tanısında diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında altın standart olarak önerilen görüntüleme yöntemidir. Son yıllarda kullanıma giren ve hastanemizde de kullanılan FFDM (Full Field Digital Mamografi) kontrast çözünürlüğünün yüksek ve görüntü netliğinin çok fazla olması sayesinde erken dönem meme kanseri bulgularından olan kalsifikasyon odaklarının ve de küçük nodüllerin daha kolay görüntülenmesini sağlar.

Meme kanserinde takip ve tedavi seçenekleri nelerdir?
Meme kanserinin tedavisinde en önemli ve belirleyici etken bu hastalığın erken teşhisidir. Yıllar önce uygulanan büyük ve geniş ameliyat yöntemleri günümüzde yerini daha az hasar veren tekniklere bırakmıştır. Günümüzde daha çok memenin korunduğu cerrahiler yani tümörün bulunduğu bölgenin ve tümörün çıkartılması yöntemleri tercih edilmektedir. Erken tanı, bu hastalıkta kadınların en büyük kabusu haline gelen memenin tamamen alınmasını (mastektomi) en düşük düzeye indirmektedir. Bu nedenle amaç hastalığın tanısının mümkün olabildiğince erken dönemde konmasıdır.

Meme kanserinin tedavisinde tek bir tedavi yöntemi değil birkaç yöntem birlikte kullanılmaktadır. Cerrahi tedavi dışında ışın tedavisi (radyoterapi), hormonoterapi ve kemoterapi hastalığın evresine, hastanın yaşına, tümörün özelliklerine göre birlikte multidisipliner bir şekilde uygulanmaktadır.
• Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir.
• Erken tanı konduğunda meme kanserinde tamamen tedavi edilebilme şansı çok yüksektir.
• Erken tanı sayesinde çok büyük olasılıkla memenin alınmasına gerek kalmamaktadır.
• 20-25 yaş arası her kadın her ay kendi kendini muayene etmelidir.
• 30-35 yaş arası her kadın herhangi bir yakınması olmasa da meme muayenesi olmalıdır. Ultrasonografi ve mamografi çektirmelidir.
• 40 yaş ve üzerindeki her kadın yıllık doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalıdır.

Kaynak: Amerikan Hastanesi

HP ürünleri ve Windows 7 ile daha keyifli bilgisayar kullanımı

TEKNOLOJİ

HP yeni kişisel bilgisayarlar ve hizmetlerle tüketiciler ve işletmeler için Windows 7 deneyimini zenginleştiriyor.

Dünyanın lider kişisel bilgisayar şirketi HP Windows 7’nin tüketici ve kurumsal bilgisayar portföyü içinde yer alacağını duyurdu. Buna ek olarak HP müşterilerin yeni işletim sistemine geçişlerinde yardımcı olmak üzere gelişmiş araçlar ve hizmetler de sunacak.

HP ödüllü dokunmatik teknolojisini ve en iyi uygulamalarını Microsoft ile paylaşarak Windows 7 içinde dokunmatik teknolojisinin geliştirilmesine yol gösteriyor. İki şirket arasındaki sıkı işbirliği müşterilere endüstrinin en gelişmiş dokunmatik bilgisayar deneyimlerinden birini sunuyor.

Windows 7 Professional sürümünün yeni HP kurumsal masaüstü bilgisayarlarla birleşmesi, her ölçekten işletme için önceki sürümlerle karşılaştırıldığında yarısı kadar enerji tüketirken1 üç kat daha hızlı çalışma anlamına geliyor. Kurumsal dizüstü bilgisayarlar yüzde 41’e yakın bir oranda daha hızlı başlatılıyor ve yüzde 30 daha hızlı kapanıyor2. Bir HP yazıcıya ve aksesuarlarına bağlantı da Windows 7’deki otomatik arama ve kurulum teknolojisi sayesinde basitleşiyor, böylece müşteriler daha kolay bir şekilde işlerini halledebiliyorlar.

HP ve Microsoft müşterilere “7’nin 7 Günü” adında bir program sunmak üzere birlikte çalışıyorlar. Bu program seçilmiş HP tüketici ve kurumsal kişisel bilgisayarlarında 22 Ekim - 29 Ekim tarihleri arasında özel bir indirim sunuyor. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi www.hp.com/go/windows7 adresinde bulunuyor.

Windows 7 için destek hizmetleri
HP Support Assistant3 Windows 7 kurulu kişisel bilgisayarlarda gelen basit bir yazılım uygulamasıdır. Bu uygulama, kişisel bilgisayarların sistem başlangıcından itibaren sorunsuz ve kesintisiz bir şekilde çalışmalarını sağlıyor. HP Total Care hizmetlerinin ve desteğinin bir parçası olan yazılım kişisel bilgisayar performansını izleyip devamını sağlıyor ve otomatik güncellemeler ve ayarlar, yerinde tanılama ve yardımla sorunları çözüyor.

Kolaylaşan baskı
Windows 7 HP’nin baskı ve görüntüleme portföyüne yönelik özellikler sunarak, kablosuz baskı cihazları için daha kolay bağlantı, daha zengin cihaz yönetimi ve konuma duyarlı baskı sağlıyor.

• Windows 7’deki yeni ‘Device Stage’ teknolojisi bir kişisel bilgisayara bağlı uyumlu cihazlarla etkileşimi yönetiyor. ‘Device Stage’ üzerinden müşteriler bir yazıcının durumunu görebiliyor ve sarf malzemelerini online sipariş vermek ve HP Total Care hizmetlerine ve HP’nin online fotoğraf paylaşım sitesi olan Snapfish’e erişmek dahil birçok görevi tek bir pencereden gerçekleştirebiliyorlar.

• Sürekli olarak birçok farklı yazıcıdan baskı alan müşteriler için Windows 7, konumları değiştiğinde yazıcıların da otomatik olarak değişmesini sağlıyor. Windows 7 en son hangi ağın ve yazıcının kullanıldığını hatırlıyor ve buna eşleşme sağlamak üzere otomatik olarak varsayılan yazıcıya geçiş yapıyor.

Windows 7, en yeni dokunmatik teknolojili yazıcı ailesi dahil, çok sayıda HP görüntüleme ve baskı cihazını destekliyor. Mevcut ve yeni görüntüleme ve baskı ürünleri için yazılım www.hp.com/go/Windows7 adresinde bulunabiliyor.

Windows 7 işletim sistemli yeni HP kişisel bilgisayarlar
Windows 7 işletim sistemine sahip yakın zamanda duyurulan tüketici ve kurumsal ürünler arasında şunlar yer alıyor:
• Dokunmatik teknolojili kişisel bilgisayarlar — HP TouchSmart IQ300 ve HP TouchSmart IQ600, HP TouchSmart tx2 dizüstü bilgisayar ve TouchSmart’a sahip HP Pavilion dv3;
• İnce ve hafif premium dizüstü bilgisayarlar — HP ProBook 5310m, HP Pavilion dm3, HP Pavilion dm1, ENVY 13 ve ENVY 15;
• Masaüstü bilgisayarlar — HP Elite 7000 Kurumsal Masaüstü Bilgisayar, HP Compaq 6000 ve 6005 Pro, Compaq 500B ve 505B, HP ProBook 6545b ve
• Yeni mini dizüstü bilgisayarlar – Studio Tord Boontje tasarımı HP Mini 110, HP Mini 110, Compaq Mini 311 ve Pavilion MS200.

(1) PCMark05 puanları ve aşağıda verilen test yapılandırması. D530 için sistem yapılandırması: 80G PATA HDD, 3 x 512 MB DDR1-400-MHz PC3200, CPU Intel® Pentium® 4 2.8-GHz / Pentium 2.8G, CD-ROM, XP SP2. 8000 Elite için sistem yapılandırması: Intel Core™ 2 Duo E8400, 2 x 1 GB RAM DDR3, 160 GB HDD, entegre grafik kartı, Lightscribe DVD/RW, Windows 7 Pro 32. İki çekirdekli CPU’lar test edildi – E8400 kullanan Intel tabanlı sistemler, B55 kullanan AMD tabanlı sistemler. Güç testleri EPA ve EPA olmayan güç kaynakları ile yapıldı. EPA Güç testi sonuçları kullanıldı. Bütün yeni ürünler Windows 7 Pro 32 ile test edildi. Güç ve performans profilleri: PCMark05 ve güç ölçümleri “gönderildiği gibi” varsayılan değerleriyle yapıldı. Boş durumda, kapalı ve uyku/bekleme modu güç ölçümleri ENERGY STAR® 4.0/5.0 yönergelerine göre yapıldı. PCMark05 güç ölçümleri PCMark05 full suite’in tek çalışmasından alındı.
(2) Test sonuçları, biri Microsoft Windows Vista® SP1 ve ikincisi Microsoft® Windows 7 çalıştıran aynı yapılandırmalara sahip HP ProBook 5310m sistemlerini karşılaştırıyor. Gerçek sonuçlar sistem yapılandırmasına göre değişebilir ve performans yüklenen yazılımlara bağlı olarak zaman içinde değişebilir.
(3) HP Support Assistant ayrıca Microsoft Windows Vista ile çalışan seçilmiş kişisel bilgisayarlar da önceden yüklenmiş olarak bulunuyor.

İstikbal’in kaçırılmayacak fırsat kampanyası kapıda

GÜNCEL & YAŞAM, MODA

Mobilya sektörünün öncüsü İstikbal, yeni kampanyası ile sonbahar sezonuna kapılarını açtı. İstikbal farklı ürün gruplarında başlattığı yüzde 10 KDV indirimi ve 3 ay ödeme erteleme fırsatı ile sezona damgasını vuruyor.

Mobilya sektörünün lider markası İstikbal, evlerini yenilemek isteyenler için farklı birçok ürün grubunda geçerli olan özel sonbahar kampanyasını başlattı. 1 Ekim -31 Aralık 2009 tarihleri arasında geçerli olan avantajlı kampanya ile İstikbal evlerde dekorasyon modasını kaçırılmayacak fiyatlarla estirecek.
İstikbal yeni kampanyasında modern koltuk takımlarından emniyetli bazalara, birbirinden şık yemek ve yatak odası takımlarından kullanışlı kanepelere, ergonomik ve sağlıklı yataklardan gençleri özgür hissettiren genç odası takımlarına kadar birbirinden şık ve kullanışlı birçok ürünü yüzde 10 KDV indirimi ve kaçırılmayacak taksit avantajları ile sunuyor.

İstikbal kampanya dahilinde metal bazaları 259 TL’den, deri başlıklar ve yatakları 99 TL’den başlayan fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor. Ayrıca 1-30 Kasım tarihleri arasında tek kişilik comflex yorganlar 36,90 TL’den satışa sunulacak.

İstikbal, sunduğu indirimlerin yanı sıra tüm ürün gruplarında Axess kart sahiplerine özel, 3 ay ekstre erteleme ve peşin fiyatına vade farksız 12 taksit avantajı ile de büyük ödeme kolaylığı sağlıyor.
Ev dekorasyonunda kaliteyi ve şıklığı İstikbal ile ekonomik fiyatlar ile yakalamak isteyenlerin, Türkiye çapında 1.000’i aşkın İstikbal bayisinden birine uğramaları yeterli.

Prematüre bebekleri ve ailelerini bekleyen sorunlar

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

Tüm hamileliklerin % 7- 10 ‘u erken doğum ile sonuçlanır. Günümüzde obstetrik bakımdaki gelişmeler sonucu riskli hamilelikler erken saptanarak, uygun tedavi ile anne ve bebeğin sağlığı korunmaya çalışılmaktadır. Buna rağmen bazı durumlarda prematüre doğum kaçınılmaz olmaktadır. Neonatolojideki (yenidoğan bilim dalı) ilerlemeler ile çok düşük doğum ağırlıklı (VLBW) bebeklerin sağkalımları giderek artmaktadır. Ülkemizde de doğum ağırlığı 750- 1000 gram olan bebeklerde sağkalım % 50- 80 oranında mümkün olmaya başlamıştır.

Prematüre bebekler organ gelişimlerini tam tamamlayamadan doğduklarından uzun süre yoğun bakımda ve küvöz içinde izlenmeleri, bazı hastaların ise solunum cihazına bağlanmaları gerekir. Erken doğum tehdidi olan bir gebenin doğumunu, yenidoğan yoğun bakımı olan bir merkezde yapması bebeğinin sağlığı için çok önemlidir. Eğer doğum böyle bir merkeze ulaşılamadan gerçekleşirse, prematüre bebeğin tecrübeli bir transport ekibiyle uygun koşullarda, yoğun bakıma sevki hem hayatta kalabilmesi hem de ileride nörolojik özür gelişmemesi (beyne giden oksijen düzeyinin yeterli seviyede tutulması gerekir) açısından çok önemlidir.

Prematüre bebeklerin uzun süre yoğun bakımda kalmaları gerekebilir. Bebek ne kadar erken doğduysa ve doğum ağırlığı ne kadar küçükse bu süre o kadar uzun olur. Anne baba ile bebeğin uzun süre ayrı kalmaları, yoğun tıbbi problemler, bebeği kaybetme korkusu ve bebekte kalıcı problemler oluşma riski nedeniyle bu dönem psikolojik açıdan çok yıpratıcı olabilir. Ayrıca ülkemizde veya dünyadaki diğer merkezlerde yoğun bakım hizmetleri çok pahalıdır. Tablo 1 de yapılan bir araştırmada preterm bebeklerin doğum ağırlıklarına göre ortalama hastanede yatış süreleri ve hastane masrafları görülmektedir. Bu çalışmada bir prematüre bebeğin bir günlük hastane ve ilaç masrafının ortalama 250 dolar olduğu saptanmıştır. Amerika’da yapılan çalışmalarda ise hastane masraflarının ülkemizden 10 kat daha fazla olduğu ve günlük harcamaların ortalama 2000 dolar olduğu bildirilmiştir.

Bu rakamlar çok yüksek gibi görünse de, kazanılan yaşam yılı başına maliyet oranı hesaplandığında, bu bebeklerin tedavilerine harcanan bütçenin 40 yaşında bir hipertansiyon hastasının harcamalarından daha düşük olduğu bildirilmiştir. Aynı şekilde prematüre bebeklerin sağlık harcamaları, sigara içilmesine bağlı harcamaların 1/ 3 ü kadardır.

Tablo 1 Prematüre bebeklerin hastanede yatış süreleri ve hastane masrafları

Doğum ağırlığı (gram) / Yatış süresi ( gün) / Hastane masrafları (dolar)
1000 / 60 / 11500
1001-1500 / 26 / 4700
1501-2000 / 12 / 3250

Prematüre bebeğin taburculuk sonrası izlemi:
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören çok düşük doğum ağırlıklı ( VLBW ) bebeklerin uzun dönem izlemlerinde bazı sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlar şunlardır:
• Kronik akciğer hastalığı
• Fiziksel gelişme geriliği
• İşitme problemleri
• Görme problemleri
• Nörolojik gelişme geriliği
• Okul problemleri

Kronik akciğer hastalığı (BPD ) nedir? Neler yapılabilir?
Prematüre bebeklerin çoğu ilk günlerde solunum cihazı ( ventilatör ) yardımıyla nefes alıp verirler, uzun süre oksijen tedavisi almaları gerekebilir. Bu tedaviler sırasında gelişimini tamamlamamış olan prematüre akciğer dokusunda ve hava yollarında zedelenme ve enflamasyon gelişebilir. Bir prematüre bebek 28 günlük olduğunda oksijen tedavine ihtiyaç duyuyorsa “ kronik akciğer hastalığı “ tanısı konur. ABD de VLBW bebekler arasında BPD sıklığı % 23 tür. Bu sıklık gebelik yaşı ve doğum ağırlığı küçüldükçe artar.

BPD si olan bebeklerin taburcu olduktan sonra tekrar hastaneye yatış oranları yüksektir. Bu bebeklerin evde sigara dumanına maruz kalmamaları ve enfeksiyonlardan korunmaları çok önemlidir. Bu hastalara Kasım – Nisan ayları arasında ayda 1 kez RSV enfeksiyonunu önleyen palivizumab adlı ilacın yapılması RSV e bağlı tekrar hastaneye yatışlarını azaltmaktadır. Ayrıca bebek 6 aydan büyükse grip aşısının yapılması önerilmektedir. Akciğer dokusunun kendini yenilemesiyle, kronik akciğer hastalığı süt çocukluğu döneminde geriler, hastaların çoğunda akciğer fonksiyonlarında düzelme görülür.

Beslenme ve büyüme problemleri nelerdir? Neler yapılmalıdır?
Prematürelerde mide ve bağırsakların olgunlaşmasını tam tamamlamamış olması nedeniyle emme ve yutma sorunları,besin emilim düşüklüğü, sindirimin yavaş ve bağırsak hareketlerinin düzensiz olması sık görülen problemlerdir. Bunun yanısıra bu bebeklerde yoğun medikal problemlerin varlığı ağızdan beslenmeyi geciktirir. Bunun sonucu olarak doğumdan sonra beslenme ve kilo alma yavaş olur. Bebeklerin açıklarını kapatmak ve akranlarını yakalamak için normalden daha yüksek kalori ve protein almaya ihtiyaçları vardır.Uygun ev ortamı sağlanıp , annenin beslenme eğitimi alması ve yakın doktor kontrolüyle bu mümkün olabilir. Bebeklerin çoğu 2 yaşındayken yaşıtlarını yakalarken % 20 si 8 yaşına geldiğinde yaşıtlarından kısa boyludur. Tablo 2 de prematürede fiziksel gelişme geriliği oranları verilmiştir.

Tablo 2

Preterm doğumda IUGR * % 30
Taburculukta düşük tartı % 65
5 yaşında düşük tartı % 30
8 yaşında kısa boy % 20

• IUGR= Doğum ağırlığının hamilelik haftasına göre düşük oluşu ( intrauterin büyüme geriliği)

İşitme sorunları nelerdir? Ne yapılabilir?
Yenidoğan yoğun bakımdantaburcu olan bebeklerin % 2-3’ nde işitme kaybı olabilir. Bunun nedenleri arasında beynin doğum sırasında oksijensiz kalması, yüksek sarılık düzeyi, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçların yan etkileri ve uzun süre ventilatör tedavisine bağlı östaki borusunda fonksiyon bozukluğu sayılabilir. İşitme kaybı hafif olsa bile konuşmada gecikmeye ve öğrenme problemlerine neden olabilir. Prematüre bebeklere işitme taraması yapılması işitme kaybı tanısı konulan olgulara erken tedavi başlanması çok önemlidir.

Görme sorunları nelerdir? Ne yapılabilir?
Prematüre bebeklerin gözlerinin,retina tabakasının kan damarları tam gelişmemiştir. Yüksek konsantrasyonda ve uzun süre oksijen tedavisi alan veya kritik hastalığı olan bebeklerde bu süreç uygun şekilde tamamlanamaz. Prematüre retinopatisi denilen bu hastalık,tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir. Prematüre bebekler 4 haftalık olduklarında bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler, bu muayeneler göz damarları gelişimini tamamlayana kadar tekrarlanmalıdır.

Retinopati saptanan bebekler lazer ile tedavi olurlarsa görme kaybı riski azalır.Bu bebekler büyüdüklerinde kırma kusurları,şaşılık ve göz tembelliği görülebilir. Bu nedenle bu bebekler senede bir göz muayenesi olmalıdırlar.

Nörolojik gelişme geriliği olur mu? Ne yapılmalıdır?
Prematüre bebeklerde serebral palsi ( kalıcı ve ilerleyici olmayan hareket bozukluğu) zihinsel gerilik, epilepsi veya öğrenme problemleri görülebilir. Doğum ağırlığı ve hamilelik haftası azaldıkça sorun görülme riski artar. Örneğin doğum ağırlığı 1000-1500 g olan bebeklerde bu risk % 15 iken, doğum ağırlığı < 1000 g ise risk % 25 tir. Spastik serebral palsi prematürelerde en sık rastlanan hareket bozukluğu tipidir.

Hamilelikte gelişen enfeksiyonlar, ikiz kardeşin ölümü veya bebeğin oksijensiz kalması bebekte beyin hasarı yaratarak ileride spastik serebral palsi gelişimine yolaçabilir. Bebeğin ilk aylarda belirgin bulgusu olmamasına rağmen 1 yaşına doğru gelişiminin geri olduğu, duruş ve hareketlerinin anormal olduğu fark edilir.

Bu bebeklerde ilk aylarda fizik tedaviye başlanması gerekir. Zihinsel fonksiyonlar hareket bozukluğunun derecesine göre farklılık gösterebilir. Spastik dipleji (bacak hareketlerinde spastisite) veya hemiplejide (tek taraflı sağ veya sol, spastisite) zihinsel fonksiyonlar genellikle normal veya normale yakındır, ancak VLBW bebeklerin % 5 ‘nde zihinsel gerilik görülebilir. Çocuğun işitme ve görme problemi varsa zihinsel gelişimi olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle bu açılardan mutlaka incelenmesi gerekir. Yapılan araştırmalarda bebeğin annesinin eğitim durumunun ve sosyoekonomik çevresinin de zihinsel gelişimini etkilediği saptanmıştır.

Prematüreler okulda problem yaşarlar mı ? Öğrenme ve davranış problemlerine nasıl yardım edilebilir?
Günümüzde çocuklardan akademik beklentiler arttıkça, okulda sorun yaşayan çocuk yüzdesi de artmıştır. Çocukların % 5- 15’ nde okul başarısının düşük olduğu veya davranış ve uyum problemlerinin yaşandığı bilinmektedir. Nörolojik olarak ve IQ testleri normal olan VLBW bebeklerin okul çağında problem yaşama olasılıkları, doğum ağırlığı normal olan çocuklardan yüksektir. Bu çocuklarda hafıza, konsantrasyon ve koordinasyon problemi olabileceğinden eğitim desteği almaları gerekebilir. Prematürelerin daha endişeli, daha az kendine güvenli ve duygusal olarak daha az uyumlu olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Dikkat yetersizliği ve hiperaktivite bozukluğu özellikle prematüre erkek bebeklerde daha sık görülür. Prematüre doğan çocuklarını daha kolay incinebilir olarak algılayan anne babaların , çocukların sosyal etkileşimini kısıtlayıcı tutumları da sosyal gelişimi sınırlandırabilecek bir diğer etmen olarak bildirilmiştir. Prematüre çocuk anne babalarına yoğun bakımda yatış süresi boyunca ve taburculuk sonrası psikososyal destek verilmesi , bebeğin gelişimini ve ileriki dönemlerdeki ruh sağlığını olumlu etkiler.

ABD’de yapılan bir çalışmada aileler “bebek ruh sağlığı ve gelişimi” adı verilen bir programa alınmış ve annelere çocuk gelişimi, çocuğa yaklaşım stratejileri öğretilmiş ve çocuklarla eğitsel açıdan çalışılmıştır. Bu programa katılan çocuklar 3 yaşına geldiklerinde ortalama IQ larının programa katılmayanlardan daha yüksek ve davranış sorunlarının daha az olduğu bulunmuştur.

İnsan sağlığına biyolojik, ruhsal ve sosyal pek çok etmen etki eder. Bu nedenle doğumdan itibaren gelişimi risk altında olan ve incinebilirliği yüksek olan prematüre bebeklere ve ailelerine tıbbi hizmet vermek kadar, kısa ve uzun dönemde ruhsal sağlığı koruma amaçlı hizmet vermek de kaçınılmaz bir gereksinimdir.

Amerikan Hastanesi
Pediatri Bölümü
İpek Akman

Calvin Klein ile sımsıcak sokaklar

MODA

Calvin Klein Jeans 2009-2010 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nun sımsıcak saran kaz tüyü montları ile kışın tadını doyasıya çıkarın.

Sade ve zarif tarzıyla moda dünyasında çok özel bir marka olan Calvin Klein, yeni koleksiyon ürünlerini dünyayla aynı anda Türkiye’deki Calvin Klein Jeans ve ck Calvin Klein mağazalarıyla moda tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor.

Calvin Klein Jeans’in 2009-2010 Sonbahar-Kış Koleksiyonunun konsepti insan vücudunu en mükemmel şekliyle, neredeyse bir heykel kusursuzluğuyla gözler önüne sermek üzerine kuruldu. Calvin Klein bu konsepti gerçekleştirirken asıl teması olan sadelikten de yine ödün vermeyerek son derece çekici tasarımlar yarattı.

Sezonun öne çıkan modellerinden Calvin Klein kaz tüyü montlar da yine bu anlayıştan hareket ederek tasarlandı. Soğuk havalardaki cankurtaranımız pofuduk montlar, Calvin Klein’in asil ve sofistike çizgileriyle yeniden yorumlandı. Bele oturarak vücut hatlarını belirginleştiren ya da daha bol kesimli seçenekleri olan bu montlar sizi sımsıcak tutarak sokaktaki şıklığınızı tamamlayacak. Calvin Klein’ın kaz tüyü montların yakalarında degaje, büzgülü ya da kabarık hatlar yaratması ise modelleri sıradanlıktan çıkararak birer tasarım harikası yapıyor.

Calvin Klein’ın hem kadın hem de erkek koleksiyonu için tasarladığı kaz tüyü montların, bu kışın gözde renkleri, mor, siyah, gri, denizci mavisi ve beyaz renklerde seçenekleri de bulunuyor.

Kadın ve erkek vücudunu çok iyi tanıyan çizgilere sahip Calvin Klein tasarımları şıklık ve zarafeti, rahatlığı ve seksiliği bir arada arayan bay ve bayanları Calvin Klein Jeans ve ck Calvin Klein mağazalarında bekliyor. ck Calvin Klein ve Calvin Klein Jeans mağazaları İstinye Park, Ankara Cepa ve İzmir Forum Bornova’da.

Prematüre Retinopatisi bebeklerin korkulu rüyası

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

İnsanların hayatlarında en mutlu olduğu anların başında, anne baba olduklarını öğrendikleri ve bebeklerini kucaklarına aldıkları an gelir. Bebekleri prematüre doğan ebeveynler için ise yorucu bir maraton başlar. Onlar için en önemli şey bebeğin yaşamasıdır. Gelişen tıp teknolojisi sonucunda geçmişe oranla daha çok bebek yaşatılıyor. Ancak bu olumlu gelişme beraberinde, erken teşhis edilmediği taktirde her iki gözde de körlüğe yol açan Prematüre Retinopatisi hastası bebeklerin sayısında da artışa neden oluyor. Hastalığın körlüğe dönüşmesini engellemenin tek yolu ise erken teşhis ve tedaviden geçiyor.

Bebeklerin gözlerindeki damarlar, doğuncaya kadar gelişir. Erken doğan bebeklerde bu gelişme tamamlanmadığı için doğduktan sonra da devam eder. Prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olur. Bunun sonucunda ise damarlanması tamamlanmamış bebeklerin retinalarında kısaca ROP olarak tabir edilen, Prematüre Retinopatisi hastalığı meydana gelir. Erken dönemde tedavi edilmezse her iki gözde de körlüğe yol açar. Hastalığa yakalanan bebek sayısındaki yükselişe rağmen Türkiye’de sadece bir kaç hastanede tedavi yapılabiliyor. Bu hastanelerden biri de Dünyagöz.

Prematüre Retinopatisi’nin en sık görüldüğü grup 1.000 gramın altında doğanlardır. Bu nedenle 1500 gramın altında ve 32’inci haftadan önce doğmuş tüm bebeklerin mutlaka ROP muayenesinin yapılması gerektiğini söyleyen Dünyagöz Grubu doktorlarından Op. Dr. Umur Kayhan, yeni doğan bebekler konusunda uzmanlaşmış çocuk doktorları ve oftalmalogların birlikte çalışması ile ROP’un erken tanısı ve tedavisinin mümkün olduğunu vurguluyor. Kayhan ayrıca, bebeklerde rastlanan akciğer, kalp damar rahatsızlıkları, ağır enfeksiyonlar ve beyinde yaşanabilecek problemlerin de retinopati riskini artırdığına dikkat çekiyor.

Doğumdan sonra 4-6 hafta arasında mutlaka göz muayenesi yapılması gerektiğini ifade eden Kayhan, hafiften ağıra doğru beş evresi bulunan ROP tedavisindeki başarının, hastalığın evresiyle ilintili olduğunu, ilk iki evresinde takibin yeterli olup, üçüncü evreden itibaren ise lazer ve krio tedavisine başlanılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü hastalık en iyi sonucu üçüncü evrede veriyor. Dördüncü ve beşinci evrelerde yapılması zorunlu cerrahi müdahalede ise başarılı sonuç elde edilmiyor. Kayhan, yeni doğan tüm bebeklerin ilk bir ay içinde göz muayenesinin yapılmasının sadece ROP değil, birçok göz hastalığının zamanında tanısının konması ve başarılı tedavi olanağını sağlaması açısından önemli olduğunu sözlerine ekliyorr

Bosch’tan amatörler için kusursuz ölçüm ve hesaplama

TEKNOLOJİ

Bosch, katlanabilir cetvelle veya şerit metre ile yapılan uzaklık ölçme işlemi ve ultrasonik ölçüm aletlerinden elde edilen kesin olmayan sonuçları geride bırakıyor. Yeni Bosch PLR 50 lazer uzaklıkölçer, 50 metreye kadar olan uzaklıkları bir düğme ile birkaç saniye içerisinde, 2 milimetre hassasiyetle ölçüyor. Elde ettiği veriyi aynı zamanda alan ve hacim hesabında da kullanabilen PLR 50, Pisagor teoreminin kullanılmasını gerektiren dolaylı ölçümleri de yapılabiliyor.

104×58x36 mm boyutuyla herhangi bir mont cebine kolayca sığabilen Bosch PLR 50’nin sahip olduğu birkaç tuş ve üzerlerindeki açıklayıcı semboller, uzaklık, alan, hacim ve Pisagor hesaplamaları için kullanıcılara ölçümleri kolayca toplama, çıkarma ya da kaydetme imkânı sunuyor. Diğer yandan ölçüm sonuçları, bir bakışta büyük LC ekranında görüntülenebiliyor. İçerisinde bulunan su terazisi özellikle el ile ölçüm yapılırken, ölçüm aletinin doğru konumda tutulup tutulmadığını gösteriyor.

Bina içinde veya dışında yapılan ölçümler için uygun olan Bosch PLR 50, ulaşılamayacak yerlerdeki uzaklıkları ölçmeyi sağlıyor. Örneğin, lazer kısmı mobilyaların arasında bulunan küçük boşluklara ya da çatı şeklindeki yapıların en dar açılarına kolayca yerleştirilebiliyor ve oyuk şeklindeki kısımları rahatlıkla ölçebiliyor. Diğer yandan cihazın altında yer alan pin küçük köşelerde ölçüm yapabilmek için yarar sağlıyor. IP 54 ile toz ve su korumalı Bosch PLR 50, olumsuz durumlarda dahi tamamen çalışabiliyor.

Ergonomik tutuşu ve kaplamasıyla ele rahat ve güvenli bir şekilde oturan Bosch PLR 50, 635 nanometre lazer ışığı ile tehlikeli olmayan 2 numaralı lazer sınıfına dahil bulunuyor. Bosch PLR 50, Ekim 2009’da Bosch bayilerinde ve yapı marketlerde kullanıcılarının hizmetine sunuluyor.

Şişman kadın güzeldir, siz yeter ki bakmayı bilin

MODA

THINK+, ölçülere baş kaldırıyor! Bir giyim markası olarak ürün değil, yaşama bir bakış açısı sunuyor. Kadınlarımızın pozitif, yapıcı, özgüven sahibi, başarılı ve elbette mutlu dünyalarını deşifre ediyor.

THINK+, kadını salt ‘şişman’ olarak niteleyenlere sesleniyor: Bu nitelemenin gittiği yer, kadının bedeni değil, ruhudur. Ölçüleri değil, duygularıdır. Mesele, bakmak değil, görmektir!

THINK+ , Ekim 2009’da yaşama olumlu bakış biçimi felsefesiyle yola çıktı. Marka, henüz birinci ayında iken özellikle felsefesine dair önemli ve çok değerli geri dönüşler alıyor. Gelen elektonik postalar ve telefonlara göre kadınlarımız bedenleriyle zaten mutlu. Mutsuz olanlar kalıplara sıkışmış bir topluluk. Ve söz konusu topluluk aslında ve maalesef toplumun etki altında kalan büyük bir bölümü. Bu etkiyi tetikleyen ise yine güzelliğin ölçülerin darlığında saklı olduğunu iddia eden kadınlar.

Kadını görmeyi bilmek
Büyük beden kadın da diğer kadınlar gibi yaşıyor. Onlar gibi çalışıyor, temizlik yapıyor, alışveriş yapıyor, aşık oluyor, dansediyor, evleniyor, doğuruyor, ağlıyor, gülüyor… Ve evet o da akımları takip ediyor. Başarıları ve tarzı ile konuşuluyor. Bedeninin konuşulması onun için hiç önemli değil. O sadece bedenini seviyor, sayıyor. Onun sağlıklı olması için elinden geleni yapıyor. Evet, belki spor yapmayı sevmiyor. Ya da Pilates’ten, Yoga’dan zevk almıyor. Light besinlerle arası iyi olmayabilir. Sağlıklı olduğu müddetçe bunları hiç mi hiç umursamıyor.
Umurunda olduğu tek şey, yaşamak, iyi yaşamak…

Ölçüsüz Güzellik Elçiliği’ne Davet
Think+ kadın erkek herkesi “Ölçüsüz Güzellik Elçisi” olmaya davet ediyor. Markanın web sitesinin takipçilerinden gelen yüzlerce elektonik postanın ortaya koyduğu bir gerçek var ki, bu gerçek hiç de görünmez değil.

Kadınlarımız artık beden ölçüleriyle tanımlanmak istemiyor. “Ben bundan fazlasıyım.” diyorlar.

Think+ soruyor!

Birbirimizi gerçekten görürsek, kalıpları yıkarsak, ölçüleri sınır dışı edersek, asıl şişman olan bakış açılarımızı forma sokarsak mutlu bir toplum olabilir miyiz?

Tüm “Ölçüsüz Güzellik Elçileri”nden yanıt bekliyor.

Bilgi ve İletişim:
www.thinkplus.com.tr

Aradığın aşk Ayakkabı Dünyası’nda

MODA

Ayakkabı Aşktır… Kadınlar için tutkulu, erkekler için vazgeçilmez, çocuklar için eğlenceli bir aşktır… Ayakkabı Dünyası, 2009 sonbahar-kış sezonuna ‘Ayakkabı Aşktır!’ konseptiyle giriş yaparak, birbirinden şık yüzlerce model ve onlarca marka arasından hayalinizdeki ayakkabıyı bulma şansını ayaklarınıza seriyor. Herkesin gönlündeki aşk farklı olsa da, aşık olunacak tüm modeller, yeni sezon koleksiyonu ve gerçek fiyatlarla Ayakkabı Dünyası’nda yer alıyor.

Dünya’nın ve Türkiye’nin önde gelen markalarının özel koleksiyonlarını, sezonun modası A’dan Z’ye tüm ayakkabı modellerini bir arada bulunduran Ayakkabı Dünyası, ‘Ayakkabı Aşktır’ isimli yeni sezon konseptiyle aradığı ayakkabıyı bulabilmenin insanlar için ne denli önemli ve mutluluk verici olduğuna değiniyor. İnsan hayatında duygusal anlamda da çok önemli olan ayakkabı kavramı bu konseptle hayat buluyor. Yıllardır hayalini kurduğunuz aradığınız ayakkabıyı gördüğünüzde neler hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Tercihiniz ister spor, ister klasik, ister gece ayakkabısı, ister bohem, ister up-fashion bir model olsun, Ayakkabı Dünyası’nın yüzlerce modeli arasından aradığınız ayakkabıyı bulmanız işten bile değil… Üstelik bu kalite, bu marka, bu fiyata dedirtecek rakamlara.

Çünkü Ayakkabı Dünyası modanın bir lüks değil herkes için bir hak olduğuna inanıyor. Ayakkabı Dünyası’nın yeni sezonunda çok renklilik hakim. Platformlu yüksek topuklu modellerin yanı sıra, kauçuk tabanlı flat çizmeler, diz üstü modeller, kürklü çizmeler, ahşap topuklar, süet, nubuk, deri ve kroko rugan dokunuşlar öne çıkıyor. Zeytin yeşili, nefti yeşil, vişne rengi, mürdüm, bordo, sarı, taba, bal rengi, beyaz, ekru, fuşya, saks mavisi, füme, gri, petrol mavisi, acı kahve ve menekşe morunun yanı sıra siyah her zamanki asaletini korumaya devam ediyor. Loissane, City Life, Fifty, Bentini, Clarks, Camel Active, King Paolo, Pierre Cardin vb. markaların yanı sıra, Adidas, Nike, Puma, Converse, Reebok vb. spor markalarının koleksiyonlarında da aynı çok renklilik göze çarpıyor.

Ayakkabı aşkınıza en yakın Ayakkabı Dünyası’ndan ya da www.ayakkabiasktir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Keyifli alışverişler, mutlu aşklar diliyoruz.

Göz çevresi duygularınızın aynasıdır

SAĞLIK

Kızgınlıklarımızı, sevincimizi, aşkımızı, acımızı ne varsa içimizde hepsi gözlerimizden anlaşılır. Duygularımızı ifade etmemize yardımcı olan bakışlarımıza anlam kazandıran ise göz çevremizdir. Göz çevresi yüzümüzün en hassas bölgesidir. Güneşten ve soğuk havalardan çok etkilenir.

Göz çevresindeki kas yapısı zayıftır, daha çok yıpranır. Göz çevresinde bulunan deri yüzümüze oranla 7 kat daha ince bir deridir. Göz çevremizin gergin durmasını sağlayan tek bir yuvarlak kas bulunmaktadır.

Göz çevresinde yaşam koşullarına ve yaşa bağlı olarak pek çok sorun ile karşılaşılabilir. Hayatımızda bu kadar önemli bir yere sahip göz çevremizde bulunan sorunlar çözümsüz değil. Konuyla ilgili olarak merak ettiklerimizi Dünyagöz Hastanesi Oküloplastik Cerrahi uzmanı Akın Banaz’a sorduk.

Göz çevremizde ne gibi estetik problemler ortaya çıkabilir?
Göz çevresinde zamanla ortaya çıkan estetik problemler genellikle kalıtımla ilgilidir. Alt ve üst gözkapağında torbalar, cildin sarkması ve kaş düşüklüğü kişiye olduğundan daha yaşlı ve yorgun bir görünüm verir.

Göz çevresine yapılacak estetik muayenede nelere dikkat edilmelidir?
Göz estetiği ile ilgili tedaviler tam donanımlı göz hastanelerinde yapılmalıdır. Bu tedavilerde hasta seçimi çok önemlidir. Tedaviler konunun uzmanı kişilerce ve ihtiyacı olan kişilere uygulanmalı. Çünkü gözkapağı ve çevresi her zaman görünen ve kişinin yüz ifadesinde çok önemli olan bir bölgedir.

Göz çevremizi korumak için hangi kremleri kullanmalıyız?
Göz kapağı düşüklüğü ve torbalar kremlerle tedavi edilemez. Tedavisi genellikle cerrahidir. Cilt kalitesini artırmak için kaliteli ürünler kullanılabilir.

Gözdeki şişlikleri ve gözaltında bulunan mor halkaların sebebi nedir? Nasıl engellenebilir?
Gözaltı yağ dokusundaki yerleşim problemi ve cildin ince yapıda olması mor halkalar şeklinde kendini gösterir. Bazıları cerrahi yöntemlerle bazıları ise kozmetik kremlerle tedavi edilebilir.

Gözaltı torbaları neden oluşur tedavi edilebilir mi?
Gözaltı torbalarının oluşumunda en önemli sebep genetik yani kalıtım. Gözaltı torbaları kişiye olduğundan daha yaşlı ve yorgun bir görünüm verir. Tedavileri fazlalık olan yağ dokularının alınması yada yerleşim yerlerinin değiştirilmesidir. Operasyonlar lokal anestezi altında yapılabilir ve etkileri uzun süre devam eder. Alt gözkapağına yapılan müdahaleler çoğunlukla cildi kesmeye gerek olmaksızın kapak içinden uygulanabilir. Böylelikle operasyon sonrası iz kalma yada kapakta şekil bozukluğu olma sorunundan kaçınılmış olur.

Göz kapağındaki sarkmalar ameliyat ile mi tedavi ediliyor?
Gözkapağındaki sarkmalarda fazlalık olan dokular alınır ve sarkan dokularda düzeltilir. Fazlalık olan cilt ve yağ dokuları alınır. Kaş ve gözyaşı bezinde sarkma varsa doğal yerlerine getirilir. Bu operasyon da lokal anestezi ile uygulanabilir ve ortalama iyileşme süresi 1 haftadır.

Göz çevresindeki kırışıklıklarının tedavisinde hangi yöntemler kullanıyor? Sıklıkla duyduğumuz botox ne kadar etkili?
Botox çok etkili bir ilaç yeter ki doğru uygulansın. Botox uygulandığı alandaki kasların çalışmasını geçici olarak durduruyor. Bu sebeple nereye ve ne kadar verildiği çok önemli. Doğru yerlere uygulanırsa mimik kaybı da olmuyor.