Skil’den yeni lityum - iyon teknolojisine sahip akülü vidalama aleti

TEKNOLOJİ

Avrupa elektrikli el aletleri liderlerinden birisi olan Skil’in, lityum - iyon teknolojisine sahip yeni modeli 2321 akülü vidalama makinası, kullanıcılarına yüksek güç ve hafifliğin güçlü kombinasyonunu sunuyor.

Skil, lityum - iyon teknolojisine sahip yeni modeli 2321 akülü vidalama makinası ile akülü el aletlerinde gücün sınırlarını zorluyor. Yüksek güç ve düşük ağırlık kombinasyonu sağlayan 10,8 Voltluk yeni model, her tür ahşap ve metal üzerindeki uygulamalar için ideal kullanım imkanı sunuyor.

Model 2321 akülü vidalama, lityum - iyon teknolojisi sayesinde nikel karbon pillerde yaşanan hafıza kaybı sorununu ortadan kaldırıyor. Her an şarj edilebilir olan lityum - iyon piller, pilin ömründe bir kısalmaya veya kapasitesinde azalma olmadan şarj dolumu tamamen bitmemiş olsa bile tekrar kullanılabiliyor. Bir saatlik hızlı şarj imkanına sahip olan model 2321, elektronik pil koruma özelliği sayesinde, aşırı yükleme, aşırı ısınma ve hızlı deşarja karşı korunuyor.

Devir ayarlı tetik kontrolü ve 19+1 tork ayarı
Pratik tetik kontrolü sayesinde devir ayarlanırken, 19 pozisyon tork ayarı aşırı sıkma riski olmadan kusursuz vidalama imkanı sağlıyor. İleri/geri fonksiyonları vidalama için kolay yön değiştirmeye olanak tanırken, elektronik mengene, vidaların aşırı sıkılmasını engelliyor.

İçerdiği LED ışığı ve mükemmel kavrama özelliği
Üstün Lityum - iyon teknolojisinin yanı sıra, model 2321 akülü vidalama uygun tutuş özelliği ile rakiplerinden ayrılıyor. Cihaz, tutamak kısmının altına yerleştirilmiş LED ışığı ile az aydınlatılmış alanlarda ve karanlık köşelerde de çalışılabiliyor. Ergonomik T şeklindeki tasarımı ve sadece bir kiloluk ağırlığı, özellikle dar alanlarda, baş üzerinde ya da merdiven üzerinde çalışılırken kolay ve dengeli kavramayı sağlıyor. Tutamak ve diğer yüzeyleri aletin rahat ve güvenli tutulmasını sağlıyor. Dayanıklı 10 mm yarı-metal anahtarsız mandren bu yeni Skil akülü matkabın dayanıklılığını sağlıyor. Yeni model 2321 akülü vidalama, Bosch elektrikli el aletleri bayilerinde ve yapı marketlerde Ekim 2009’dan itibaren satışa sunuldu

Prematüre bebekleri ve ailelerini bekleyen sorunlar

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

Hamileliklerin % 7- 10 ‘u erken doğum ile sonuçlanır. Günümüzde riskli gebelikler erken saptanarak, uygun tedavi ile anne ve bebeğin sağlığı korunmaya çalışılmaktadır.

Tüm hamileliklerin % 7- 10 ‘u erken doğum ile sonuçlanır. Günümüzde obstetrik bakımdaki gelişmeler sonucu riskli hamilelikler erken saptanarak, uygun tedavi ile anne ve bebeğin sağlığı korunmaya çalışılmaktadır. Buna rağmen bazı durumlarda prematüre doğum kaçınılmaz olmaktadır. Neonatolojideki (yenidoğan bilim dalı) ilerlemeler ile çok düşük doğum ağırlıklı (VLBW) bebeklerin sağkalımları giderek artmaktadır. Ülkemizde de doğum ağırlığı 750- 1000 gram olan bebeklerde sağkalım % 50- 80 oranında mümkün olmaya başlamıştır.

Prematüre bebekler organ gelişimlerini tam tamamlayamadan doğduklarından uzun süre yoğun bakımda ve küvöz içinde izlenmeleri, bazı hastaların ise solunum cihazına bağlanmaları gerekir. Erken doğum tehdidi olan bir gebenin doğumunu, yenidoğan yoğun bakımı olan bir merkezde yapması bebeğinin sağlığı için çok önemlidir. Eğer doğum böyle bir merkeze ulaşılamadan gerçekleşirse, prematüre bebeğin tecrübeli bir transport ekibiyle uygun koşullarda, yoğun bakıma sevki hem hayatta kalabilmesi hem de ileride nörolojik özür gelişmemesi (beyne giden oksijen düzeyinin yeterli seviyede tutulması gerekir) açısından çok önemlidir.

Prematüre bebeklerin uzun süre yoğun bakımda kalmaları gerekebilir. Bebek ne kadar erken doğduysa ve doğum ağırlığı ne kadar küçükse bu süre o kadar uzun olur. Anne baba ile bebeğin uzun süre ayrı kalmaları, yoğun tıbbi problemler, bebeği kaybetme korkusu ve bebekte kalıcı problemler oluşma riski nedeniyle bu dönem psikolojik açıdan çok yıpratıcı olabilir. Ayrıca ülkemizde veya dünyadaki diğer merkezlerde yoğun bakım hizmetleri çok pahalıdır. Tablo 1 de yapılan bir araştırmada preterm bebeklerin doğum ağırlıklarına göre ortalama hastanede yatış süreleri ve hastane masrafları görülmektedir. Bu çalışmada bir prematüre bebeğin bir günlük hastane ve ilaç masrafının ortalama 250 dolar olduğu saptanmıştır. Amerika’da yapılan çalışmalarda ise hastane masraflarının ülkemizden 10 kat daha fazla olduğu ve günlük harcamaların ortalama 2000 dolar olduğu bildirilmiştir.

Bu rakamlar çok yüksek gibi görünse de, kazanılan yaşam yılı başına maliyet oranı hesaplandığında, bu bebeklerin tedavilerine harcanan bütçenin 40 yaşında bir hipertansiyon hastasının harcamalarından daha düşük olduğu bildirilmiştir. Aynı şekilde prematüre bebeklerin sağlık harcamaları, sigara içilmesine bağlı harcamaların 1/ 3 ü kadardır.

Tablo 1 Prematüre bebeklerin hastanede yatış süreleri ve hastane masrafları

Doğum ağırlığı (gram) / Yatış süresi ( gün) / Hastane masrafları (dolar)
1000 / 60 / 11500
1001-1500 / 26 / 4700
1501-2000 / 12 / 3250

Prematüre bebeğin taburculuk sonrası izlemi:
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören çok düşük doğum ağırlıklı ( VLBW ) bebeklerin uzun dönem izlemlerinde bazı sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlar şunlardır:
• Kronik akciğer hastalığı
• Fiziksel gelişme geriliği
• İşitme problemleri
• Görme problemleri
• Nörolojik gelişme geriliği
• Okul problemleri

Kronik akciğer hastalığı (BPD ) nedir? Neler yapılabilir?
Prematüre bebeklerin çoğu ilk günlerde solunum cihazı ( ventilatör ) yardımıyla nefes alıp verirler, uzun süre oksijen tedavisi almaları gerekebilir. Bu tedaviler sırasında gelişimini tamamlamamış olan prematüre akciğer dokusunda ve hava yollarında zedelenme ve enflamasyon gelişebilir. Bir prematüre bebek 28 günlük olduğunda oksijen tedavine ihtiyaç duyuyorsa “ kronik akciğer hastalığı “ tanısı konur. ABD de VLBW bebekler arasında BPD sıklığı % 23 tür. Bu sıklık gebelik yaşı ve doğum ağırlığı küçüldükçe artar.

BPD si olan bebeklerin taburcu olduktan sonra tekrar hastaneye yatış oranları yüksektir. Bu bebeklerin evde sigara dumanına maruz kalmamaları ve enfeksiyonlardan korunmaları çok önemlidir. Bu hastalara Kasım – Nisan ayları arasında ayda 1 kez RSV enfeksiyonunu önleyen palivizumab adlı ilacın yapılması RSV e bağlı tekrar hastaneye yatışlarını azaltmaktadır. Ayrıca bebek 6 aydan büyükse grip aşısının yapılması önerilmektedir. Akciğer dokusunun kendini yenilemesiyle, kronik akciğer hastalığı süt çocukluğu döneminde geriler, hastaların çoğunda akciğer fonksiyonlarında düzelme görülür.

Beslenme ve büyüme problemleri nelerdir? Neler yapılmalıdır?
Prematürelerde mide ve bağırsakların olgunlaşmasını tam tamamlamamış olması nedeniyle emme ve yutma sorunları,besin emilim düşüklüğü, sindirimin yavaş ve bağırsak hareketlerinin düzensiz olması sık görülen problemlerdir. Bunun yanısıra bu bebeklerde yoğun medikal problemlerin varlığı ağızdan beslenmeyi geciktirir. Bunun sonucu olarak doğumdan sonra beslenme ve kilo alma yavaş olur. Bebeklerin açıklarını kapatmak ve akranlarını yakalamak için normalden daha yüksek kalori ve protein almaya ihtiyaçları vardır.Uygun ev ortamı sağlanıp , annenin beslenme eğitimi alması ve yakın doktor kontrolüyle bu mümkün olabilir. Bebeklerin çoğu 2 yaşındayken yaşıtlarını yakalarken % 20 si 8 yaşına geldiğinde yaşıtlarından kısa boyludur. Tablo 2 de prematürede fiziksel gelişme geriliği oranları verilmiştir.

Tablo 2

Preterm doğumda IUGR * % 30
Taburculukta düşük tartı % 65
5 yaşında düşük tartı % 30
8 yaşında kısa boy % 20

• IUGR= Doğum ağırlığının hamilelik haftasına göre düşük oluşu ( intrauterin büyüme geriliği)

İşitme sorunları nelerdir? Ne yapılabilir?
Yenidoğan yoğun bakımdantaburcu olan bebeklerin % 2-3’ nde işitme kaybı olabilir. Bunun nedenleri arasında beynin doğum sırasında oksijensiz kalması, yüksek sarılık düzeyi, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçların yan etkileri ve uzun süre ventilatör tedavisine bağlı östaki borusunda fonksiyon bozukluğu sayılabilir. İşitme kaybı hafif olsa bile konuşmada gecikmeye ve öğrenme problemlerine neden olabilir. Prematüre bebeklere işitme taraması yapılması işitme kaybı tanısı konulan olgulara erken tedavi başlanması çok önemlidir.

Görme sorunları nelerdir? Ne yapılabilir?
Prematüre bebeklerin gözlerinin,retina tabakasının kan damarları tam gelişmemiştir. Yüksek konsantrasyonda ve uzun süre oksijen tedavisi alan veya kritik hastalığı olan bebeklerde bu süreç uygun şekilde tamamlanamaz. Prematüre retinopatisi denilen bu hastalık,tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir. Prematüre bebekler 4 haftalık olduklarında bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler, bu muayeneler göz damarları gelişimini tamamlayana kadar tekrarlanmalıdır.

Retinopati saptanan bebekler lazer ile tedavi olurlarsa görme kaybı riski azalır.Bu bebekler büyüdüklerinde kırma kusurları,şaşılık ve göz tembelliği görülebilir. Bu nedenle bu bebekler senede bir göz muayenesi olmalıdırlar.

Nörolojik gelişme geriliği olur mu? Ne yapılmalıdır?
Prematüre bebeklerde serebral palsi ( kalıcı ve ilerleyici olmayan hareket bozukluğu) zihinsel gerilik, epilepsi veya öğrenme problemleri görülebilir. Doğum ağırlığı ve hamilelik haftası azaldıkça sorun görülme riski artar. Örneğin doğum ağırlığı 1000-1500 g olan bebeklerde bu risk % 15 iken, doğum ağırlığı < 1000 g ise risk % 25 tir. Spastik serebral palsi prematürelerde en sık rastlanan hareket bozukluğu tipidir.

Hamilelikte gelişen enfeksiyonlar, ikiz kardeşin ölümü veya bebeğin oksijensiz kalması bebekte beyin hasarı yaratarak ileride spastik serebral palsi gelişimine yolaçabilir. Bebeğin ilk aylarda belirgin bulgusu olmamasına rağmen 1 yaşına doğru gelişiminin geri olduğu, duruş ve hareketlerinin anormal olduğu fark edilir.

Bu bebeklerde ilk aylarda fizik tedaviye başlanması gerekir. Zihinsel fonksiyonlar hareket bozukluğunun derecesine göre farklılık gösterebilir. Spastik dipleji (bacak hareketlerinde spastisite) veya hemiplejide (tek taraflı sağ veya sol, spastisite) zihinsel fonksiyonlar genellikle normal veya normale yakındır, ancak VLBW bebeklerin % 5 ‘nde zihinsel gerilik görülebilir. Çocuğun işitme ve görme problemi varsa zihinsel gelişimi olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle bu açılardan mutlaka incelenmesi gerekir. Yapılan araştırmalarda bebeğin annesinin eğitim durumunun ve sosyoekonomik çevresinin de zihinsel gelişimini etkilediği saptanmıştır.

Prematüreler okulda problem yaşarlar mı ? Öğrenme ve davranış problemlerine nasıl yardım edilebilir?
Günümüzde çocuklardan akademik beklentiler arttıkça, okulda sorun yaşayan çocuk yüzdesi de artmıştır. Çocukların % 5- 15’ nde okul başarısının düşük olduğu veya davranış ve uyum problemlerinin yaşandığı bilinmektedir. Nörolojik olarak ve IQ testleri normal olan VLBW bebeklerin okul çağında problem yaşama olasılıkları, doğum ağırlığı normal olan çocuklardan yüksektir. Bu çocuklarda hafıza, konsantrasyon ve koordinasyon problemi olabileceğinden eğitim desteği almaları gerekebilir. Prematürelerin daha endişeli, daha az kendine güvenli ve duygusal olarak daha az uyumlu olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Dikkat yetersizliği ve hiperaktivite bozukluğu özellikle prematüre erkek bebeklerde daha sık görülür. Prematüre doğan çocuklarını daha kolay incinebilir olarak algılayan anne babaların , çocukların sosyal etkileşimini kısıtlayıcı tutumları da sosyal gelişimi sınırlandırabilecek bir diğer etmen olarak bildirilmiştir. Prematüre çocuk anne babalarına yoğun bakımda yatış süresi boyunca ve taburculuk sonrası psikososyal destek verilmesi , bebeğin gelişimini ve ileriki dönemlerdeki ruh sağlığını olumlu etkiler.

ABD’de yapılan bir çalışmada aileler “bebek ruh sağlığı ve gelişimi” adı verilen bir programa alınmış ve annelere çocuk gelişimi, çocuğa yaklaşım stratejileri öğretilmiş ve çocuklarla eğitsel açıdan çalışılmıştır. Bu programa katılan çocuklar 3 yaşına geldiklerinde ortalama IQ larının programa katılmayanlardan daha yüksek ve davranış sorunlarının daha az olduğu bulunmuştur.

İnsan sağlığına biyolojik, ruhsal ve sosyal pek çok etmen etki eder. Bu nedenle doğumdan itibaren gelişimi risk altında olan ve incinebilirliği yüksek olan prematüre bebeklere ve ailelerine tıbbi hizmet vermek kadar, kısa ve uzun dönemde ruhsal sağlığı koruma amaçlı hizmet vermek de kaçınılmaz bir gereksinimdir.

Amerikan Hastanesi
Pediatri Bölümü
İpek Akman

Şölen’den yine bir ilk: Çikolata kaplı çubuk bisküvi biscolata stix

YEMEK-MEKAN

Türkiye’de ilklere imza atan Şölen’in, yine bir ilk olan sıra dışı çikolatalı çubuk bisküvisi Biscolata Stix raflarda yerini aldı.

Bisküvinin doyuruculuğu ile çikolatanın keyfini birlikte sunan Türkiye’nin farklı ve sıra dışı çikolatalı çubuk bisküvisi Biscolata Stix lezzet arayışında olanlara vazgeçemeyecekleri tatlar sunuyor. TÜBİTAK desteği alınarak geliştirilen ve üstün teknoloji ile özel üretim hatlarında üretilen, Şölen’in yenilikçi ürünü Biscolata Stix, iddialı bir şekilde pazarda yerini alıyor.

Şölen’in Türkiye’ye kazandırdığı yine bir ilk olan; dışı gerçek çikolata kaplı incecik enfes çubuk bisküvisi Biscolata Stix, deneyenlere vazgeçilmez bir keyif ve haz veriyor. 50 gr’lık paketlerde satışa sunulan Biscolata Stix, tutulacak kısmı dışında tamamen çikolataya batırılmış incecik çubuk bisküviden oluşuyor.

Trans yağ içermeyen yeni çikolata kaplı ince çubuk bisküvi Biscolata Stix, doyurucu etkisinin ötesinde, göze ve yeme zevkine hitap ediyor. Bisküvi ile çikolatanın karışımı Biscolata Stix, kahve ve çayın yanında mükemmel bir uyum sergiliyor.

Göz tedavisinde gelinen son nokta bıçaksız lazer Intralase ilasik

SAĞLIK


Yıllardır lazer tedavileriyle ilgili her gün farklı teknolojilerden, farklı kavramlardan bahsedildi. Artık tüm bu karmaşa kişiye özel lazer tedavilerinin bir kombinasyonu olan Bıçaksız Lazer: Intralase ilasik yöntemi ile son buluyor. Artık mesleğinizi seçerken ya da spor yaparken sorun yaratan görme kusurlarınızdan, Bıçaksız lazer: Intralase ilasik ile kurtulabilirsiniz.

İLASİK, günümüzün en yenilikçi lazer teknolojileri olan Bıçaksız lazer: Intralase ve Advanced CutomVue’nun kombinasyonu olarak tam anlamıyla kişiselleştirilmiştir. Her şey hastanın kişisel görüş kalitesi temel alınarak yapılmaktadır. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın kişisel görüş analizi çıkartılır. Elde edilen tüm dijital bilgiler eşliğinde tedavi tasarlanır. İLASIK tedavisinde Intralase teknolojisi kullanılır. Intralase yöntemi ile korneada flep oluşumu bıçaksız olarak gerçekleştirilir. Bu nedenle gözde iyileşme diğer birçok lazer yöntemine göre daha hızlı olur.

Korneada Flep oluşturulduktan sonra görüşünüz iLASIK tedavisi çerçevesinde Advanced CustomVue tekniği ile düzeltilir. Görme kusurlarının (miyopi, hipermetropi ve astigmat) tedavisi için en geniş aralığa sahip Advanced CustomVue işlemi Amerikan İlaç ve Gıda İdaresi (FDA) onayını almıştır.

Dünyagöz doktorlarından Op. Dr. Efekan Coşkunseven bıçaksız lazer ilasik’in avantajlarından şöyle bahsediyor; “Dünyada Bıçaksız Lazer: Intralase ilasik yöntemiyle binlerce kişi gözlüklerinden kurtuldu. Bu teknoloji artık Dünyagöz güvencesiyle Türkiye’de. Hangi teknoloji daha güvenilir hangi teknoloji en yeni diye düşünmeye gerek yok. Çünkü günümüz teknolojisi ile gelinen en son lazer tedavi yöntemi olan İlasik tüm bu beklentilere cevap veriyor. İlasik yönteminin sunduğu kişiye özel tedavi ve daha iyi görüş şansıyla Türkiye’deki pek çok gence yapmak istedikleri mesleklerin ve sporların kapılarını açmasını umut ediyoruz.”

Tüm dünyada başarı ile uygulanan ve Amerika’da gençlere Amerikan Ordusu ve hatta NASA’nın kapılarını açan ilasik, en zor şartlara sahip meslek gruplarında bile en iyi sonucu veriyor. Göz yapılan operasyon sonucunda en kısa zamanda mükemmel bir görüşe kavuşarak hızla iyileşiyor.

Kimler Bıçaksız Lazer: Intralase ilasik olabilir

- 18 yaşın üzerinde olup gözlük ve lens kullanan
- Gözlerinde herhangi başka bir hastalık bulunmayan (keratokonus, göz tansiyonu vb.)
- Diyabet, Romatizma gibi sistemik hastalığı olmayan
- İleri teknoloji ürünü sistemler ile yapılacak 10-11 ayrı tetkik sonrası göz yapısı uygun bulunan kişiler

Rakipsiz fiyatlar Darty’de

TEKNOLOJİ


En yeni ve kaliteli ürünleri, her gün en iyi fiyat ve en iyi hizmet garantisiyle sunan DARTY, bu hafta çamaşır makinesinden plazmaya, dizüstü bilgisayardan kızılötesi ısıtıcıya kadar çok sayıda üründe birbirinden farklı ve cazip fiyat seçenekleri sunuyor.

21 – 25 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak kampanyada 6 kilogram yıkama kapasiteli enerji dostu Electrolux Çamaşır Makinesi 1517 TL yerine 699 TL’ye satışa sunuluyor. Ekran boyu 127 cm olan Anti Burn teknolojisine sahip, 1366×768p çözünürlüğe sahip Samsung Plazma TV 2.299 yerine sadece 1.999 TL. Hem açık alanda hem de kapalı alanda kullanılabilen UFO Infrared Isıtıcılar da bu hafta özel fiyatlarla karşımıza çıkıyor. 1200 WATT gücündeki ısıtıcı 149 TL’den 99 TL’ye düştü.

Kampanyada yer alan indirimli ürünlerden bazılarının fiyatları ise şöyle; AEG marka otomatik bulaşık makinesi 1.367 TL’den 699 TL’ye, 15.6 inç, Intel Pentium T4200 işlemcili, 2.0 GHz, 250GB Sabit Disk ve 3GB RAM gibi özelliklere sahip ACER dizüstü bilgisayar 1069 TL’den 899 TL’ye düştü. 8MP fotoğraf makinesi özelliğine sahip 3G’li Samsung M8800 PIXON Cep telefonu, ücretsiz navigasyon programı ile 699 TL’den raflardaki yerini alıyor.

Düzenlediği kampanyalar ile adından söz ettiren DARTY, her gün en iyi fiyat avantajının yanı sıra Güven Sözleşmesi çerçevesi ile haftanın yedi günü montaj gerektiren ürünleri eve teslim edip, anında montajlarını yapıyor ve kullanıcı eğitimi veriyor. Ayrıca yeni bir hizmet ile DARTY müşterinin ürünü istediği saatte cüzi bir fiyat karşılığında teslim etme anında montajını yapma hizmetini de veriyor.

Çoğul gebelikler ve sorunları

ANNE & BEBEK & ÇOCUK

Son yıllarda çoğul gebeliklerin sıklığında önemli artış olmuştur. Yardımcı üreme teknikleriyle (YÜT) sağlanan gebeliklerdeki artış ve gebelik yaşının günümüzde daha geç dönemlere kaymış olması sonucunda ikiz doğumlar %25-50 oranında, üçüzler ise 3-4 kat artmıştır.

Normal bir menstrüel siklusta bir yumurta salınır, döllenir ve bir fetüs gelişir. Eğer iki yumurta salınıp, fertilize olursa dizigotik (DZ, çift yumurta), tek yumurta fertilize olup zigot gelişirken ikiye ayrılırsa monozigotik (MZ, tek yumurta) ikiz oluşur. MZ ikizliğe neden olabilecek faktörler iyi bilinmemekte ve bu tipin sıklığı da çok değişmemektedir. (3,5/1000). DZ tip ikizlikte ise başta YÜT olmak üzere, anne yaşı (35 yaşında en sık), önceki doğum sayısının fazlalığı ve etnik kökenlerin (Afro-Amerikalılarda fazla, asyalılarda az) rolü vardır.

İki fetus bir plasentadan beslenebileceği gibi(monokoryonik), iki ayrı plasenta da(dikoryonik) olabilir. Fetusun içinde bulunduğu su kesesi de (amnion) tek veya iki kese şeklinde olabilir. Yumurta sayısının, plasenta ve amnion kesesinin iki fetus tarafından paylaşılma şeklinin neden olabildiği ayrı sorunlar söz konusudur.

Çoğul gebeliklerde sorunlar anneye, fetusa, doğum eylemine ve yenidoğan dönemine ilişkin sorunlar olarak sınıflanabilir. Çoğul bir gebelik sırasında başta gebelik hipertansiyonu olmak üzere gebelik diyabeti, anemi ve üriner enfeksiyonlar daha sık görülür.

Fetusa ait sorunlardan kromozomal anomaliler, izole malformasyonlar ve tek gen defektleri DZ gebeliklerde iki fetus olduğu ve ileri anne yaşı söz konusu olduğu için tek fetuslara göre iki katından fazla görülmektedir. Örneğin üçüz gebeliği olan 28 yaşında ya da ikizi olan 33 yaşındaki bir kadının Down sendromlu bir bebek doğurma riski 35 yaşındaki tek gebelikteki risk kadar olmaktadır.

Döllenmiş yumurtanın fazladan bir kez daha ikiye ayrılmasıyla oluşan monozigot ikizlerde ayrılma ilk 3 gün içinde olursa iki ayrı kese içinde ayrı plasentalardan beslenen bebeklerde sorunlar daha geç dönemde gerçekleşen bölünmelere göre az olur. Bölünme 4-8. günlerde olursa iki kese- tek plasenta, 9. günden sonra olursa tek kese tek plasenta olan ikizler gelişir. On dördüncü günden sonra ayrılma başlarsa tam ayrılma gerçekleşmez ve yapışık ikizler (siyam ikizleri) oluşur. Monozigotik ikizlerde ayrılma işlemi sırasındaki olaylar nedeniyle bel kısmı sakatlıkları, ürolojik malformasyanlar, omurgaya, nefes ve yemek borusuna ait anomaliler olabilir. Bu tiplerde sakatlığın ağırlığı yaşamla bağdaşamayacak kadar ağır olabilir.

Yardımcı üreme teknikleri sonucu oluşan çoğul gebeliklerde anomali artışı ile ilgili kesin veriler yoktur.

Tek plasentalı ikizlerde, plasentada damarsal ilişkilerden (anastomoz) dolayı, ikizden ikize kan geçişi olabilmektedir. Bu durumda kan veren fetus küçük kalırken alıcı durumunda olan bebek irileşmekte ve kalp yetersizliğine girebilmektedir.

Bebekler tek kese içinde olduğunda daha çok göbek kordonlarının karışması ve dolaşımın engellenmesi gibi sorunlar görülmektedir.

Çoğul gebeliklerde doğum genellikle beklenen süreden önce gerçekleşir. Doğum şekline bebeklerin gebeliğin son dönemlerinde anne karnındaki pozisyonuna göre karar verilir. İkinci doğan bebek ilkine oranla daha fazla doğum komplikasyonları (kordon sıkışması, asfiksi, perinatal depresyon, uzun anestezi ) riski taşır.

Yenidoğan dönemine ilişkin sorunlar özellikle anne karnında başlayan büyüme geriliği ve erken doğumların yarattığı problemlerdir. İkizler 28-29. gestasyon haftasına kadar tek gebelik gibi büyürken, bu dönemden sonra büyümeleri yavaşlar. Tek bebek yerine 2-3 fetusun sıkıştığı uterusun ve plasental kan akımının yetersizliği büyümedeki yavaşlamanın ana nedenidir. İki fetusun ağırlıklarında önemli oranda fark varsa (%25’den fazla) bu birinin distres altında olduğunu gösteren önemli bir işaret olup, ölüm veye çok erken doğum riski yüksektir.Tek gebelik normal şartlarda 40 hafta sürerken, ikizlerde bu süre ortalama 36 hafta, üçüzlerde 32 haftadır. 1500 gramdan küçük doğan bebeklerin ¼’ü, 1000 gr altındakilerin 1/3’ ü çoğul gebelik ürünüdür. Erken doğum, doğum eyleminin erken başlaması (vakaların yarısında) membranların erken yırtılması (1/4 vakada) ve anneye (preeklampsi) ya da bebeğe ait (fetal distres, büyüme geriliği, bir bebeğin ölümü) nedenlere bağlı olmaktadır. Çoğul gebeliklerde prematüre doğum riski fazladır ve doğum ne kadar erken gerçekleşirse akciğer, santral sinir sistemi, sindirim sistemi ve gözlerde görülen sorunlar da artar.

Uzun dönemde prematüreliğe bağlı serebral palsi(CP) ve diğer nörolojik sekeller tek gebeliklere oranla daha sık görülür. CP riski tek gebeliklerde %1 iken ikizlerde %7-8 oranlarına çıkmaktadır. Prematürelik yanında ikizler arası kan geçişi ve ikizlerden birinin ölümü sırasında diğer ikizde yarattığı hasar da nörolojik sorunların artışında rol oynamaktadır.

Çoğul gebeliklerde ortalama hastane yatış süreleri tek gebeliklere göre 3-4 kat uzun olmaktadır. Toplam harcamalar düşünülürse 5-10 kat daha yüksek maliyetler söz konusu olmaktadır.

Annelerin emzirmelerinden başlayıp, bakımdaki güçlükler ve sağlıklı izlem sırasındaki harcamalar da göz önüne alındığında çoğul gebeliklerin sorunlarının da çok olduğu anlaşılmaktadır.

Çoğul gebeliklere bağlı sorunlardan korunabilmek için neler yapılabilir?

1) Yüt ile sağlanan gebeliklerde ikiden fazla embriyo transferi uygulanmamalı.
2) İkiden daha fazla gebelik sağlanmış ise redüksiyon(birinin sonlandırılması) yapılmalı
3) Çoğul gebelik takibi tek gebeliğe oranla daha hassas ve sık yapılmalı
4) 24. haftadan itibaren yenidoğan yoğun bakım hizmeti verebilen merkezlere yakın olmakta yarar vardır.

Kaynak: Amerikan Hastanesi

Kahve molaları çikolatalı ve krokanlı cup cakes ile taçlanacak

YEMEK-MEKAN

Lezzet severler, kahvenin tadını Gloria Jeans Coffees’in çikolatalı ve krokanlı Cup Cakeleri ile çıkarırken damaklarını şenlendirecek.

Kahve molasında yeni lezzet arayanlar Gloria Jeans Coffees’in çikolatalı ve krokanlı cup cakeleri ile lezzet şöleni yaşayacaklar. Vanilya ve kakaonun buluştuğu Çikolatalı Cup Cake, damla çikolata, ganaj ve dekor çikolatası ile kek severlerin iştahını kabartıyor. Çıtır lezzet arayanlar da krokan ve karamelin aşk yaşadığı vanilyalı Krokanlı Cup Cake’de aradığını buluyor.

Çikolata ve krokanın şov yaptığı cup cakeler Gloria Jeans Coffees müdavimlerini bekliyor.

Aksesuar Rüzgarı

MODA

Moda dünyasına yön veren; farklı çizgisi ve tasarımları ile şıklık anlayışına yenilik katan Collezione, sonbahara özel hazırladığı aksesuar koleksiyonu ile dikkat çekiyor…

İstanbul- Sonbahar modasını yansıtan çantalar, kolyeler, küpeler, kemerler, şapkalar ve kombinlerinizi canlandıracak son moda aksesuarlar Collezione mağazalarında yerini aldı. Collezione tasarım ekibinin şık ve fonksiyonel temaları üzerine tasarladığı koleksiyonda, günlük-casual giyimlerde, işe giderken ya da gece dışarı çıkarken kullanabileceğiniz ürünler mevcut. Birbirinden farklı tasarımlarda, renk ve desen kombinasyonları ile sunulan aksesuarlar giydiğiniz kıyafetleri tamamlayarak size farklı bir ahenk katacak.

Koleksiyon; bayanların yanlarında rahatça taşıyabilecekleri geniş ve hacimli çantalar, kalın, parlak, metal bilezikler ve kalın zincirlerin yanı sıra; kalp şeklindeki takılar, siyah, gümüş ve altın renklerinin yoğun olarak kullanıldığı yuvarlak küpeler ile beğeni topluyor. Collezione mağazalarında uzun çizmeler, yarım botlar, sonbaharın vazgeçilmezi şallar, taba ve lila renklerdeki kemerlere, farklı model ve renk alternatifleri ile sunulan ince detaylara rastlamak mümkün.

Alışverişe keyif katan fiyatlar
Kaliteli ve son moda ürünleri elverişli fiyat seçenekleri ile sunan Collezione’de
Sonbahar-Kış sezonu aksesuar koleksiyonu birbirinden uygun fiyatlar ile sizi Collezione mağazalarında bekliyor.

Collezione’de
Bilezikler: 9,99 – 12,99 TL
Kolyeler: 9,99 -16,99 TL
Küpeler: 4,99 TL
Çantalar: 34,99 – 39,99 TL
Çizme: 69,99 TL
Yarım bot: 59,99 TL
Şallar: 14,99 – 19,99 TL
Kemerler: 14,99 TL
Şapka: 14,99 TL
Dünya moda trendlerini aksesuar tasarımlarına taşıyan Collezione’de, bu sonbahar şıklığınız ile fark yaratın.

Bellona’dan trend yaratan genç odaları

GÜNCEL & YAŞAM, MODA


Ev modasının öncüsü Bellona, yeni genç odası trendlerini yansıtan ve her yaş grubuna uygun yeni ürün grupları Favori, Nova, Slide ve Loft ile çocuk ve gençlere hayallerini kurdukları odayı mükemmel bir tasarım ile sunuyor. Modern görünümü, gençlerin enerjisini en iyi yansıtan renk seçenekleri ve fonksiyonel kullanım özellikleriyle Bellona genç odaları evlere yepyeni bir hava katacak kadar iddialı… Karyolada alarmlı saati, ranza üzerinden kaydırağı ile Bellona çok özel tasarımları sadece çocuk ve gençler için hazırladı.


Ev modasında farklı tasarımları, çeşitliliği ve fonksiyonelliği ile yeni trendleri belirleyen Bellona, yeni çocuk ve genç odası koleksiyonuyla eğlenceyi, fonksiyonelliği ve özgün tasarımı bir arada buluşturuyor.
Koleksiyonun genç kızlara hayallerinin odasını sunan ürünü Favori, yılın genç odası trendlerini yansıtıyor. Ağırlıklı olarak pembe ve kırmızın uyumlu kombinasyonunun kullanıldığı ürün, 3 kapılı gardrop, ergonomik yatak ve fonksiyonel 3 çekmeceye sahip şifonyerden oluşuyor. Aynı desen ve renklerin tüm ürünlerde kullanılmasının yarattığı bütünlük Favori genç odasının dikkat çeken özellikleri arasında…


Enerji dolu çocuk ve gençlere hitap eden Slide genç odası, eğlence, fonksiyonellik ve ergonomiyi bir araya getiriyor. Ürünlerde kullanılan canlı renkler, yeşil, sarı ve mavinin, yarattığı enerjik atmosferde ranzanın baş ucunda yer alan kaydırak kendi segmentinde bir ilki temsil ediyor. Beyaz ve yeşil renklerin bir arada kullanıldığı çalışma masası bilgisayar kullanımına uygun tasarımı ve kitaplar için tasarlanan rafıyla dikkat çekiyor. Ayrıca sarı, yeşil ve beyaz renklerin hakim olduğu şifonyer odanın enerjik yapısını tamamlıyor. İki kapıya sahip gardropun ortasında yer alan raf ve çekmeceler ürünün fonksiyonelliğini artırıyor.

Hobileri ve ilgi alanları fazla olan çocuk ve gençlere hitap eden Nova ve Loft genç odası, modern ve özel tasarımı ile farklılık yaratıyor. Tasarım ve ahşap renklerin yarattığı ferahlık Loft genç odasında fonksiyonellik ile birleşiyor. Karyola başında yer alan alarmlı saat ürünün pratikliğini gözler önüne seriyor. Çalışma masasınında yer alan raf, kitaplık ve özel bardaklık ürünü farklılaştıran en önemli özelliklerin başında geliyor. Üç kapılı gardrop, 4 çekmeceye sahip şifonyer çocuk ve gençlere kullanım kolaylığı sağlıyor. Birbirinden eğlenceli genç ve çocuk odaları Türkiye çapında 800’e yakın Bellona mağazasında sizleri bekliyor.

Çalışan anneler için emzirme rehberi

ANNE & BEBEK & ÇOCUK, SAĞLIK

Amerikan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilda Çerçi Özkan 1- 7 Ekim Dünya emzirme haftasında, çalışan annelerin başarılı bir emzirme dönemi geçirmeleri için bilgilerini paylaştı.

Anneler bebeklerini daha uzun süre emzirebilir
Emzirme, anne ile bebeğin baş başa kalabildiği, gözleri ile konuşabildiği çok özel bir süreçtir. Bebek ile en yakın temas, emzirme ile sağlanabilmektedir. Mükemmel ve eşsiz bir besin içeriğine sahip olan anne sütü, aynı zamanda bebeğin mikrobik hastalıklardan korunmasında önemli rol oynar. Son yıllarda yapılan çalışmalar, emzirmenin bebeğin beyin gelişimini desteklediğini; obezite, diyabet gibi hastalık risklerini de azalttığını göstermektedir.

Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar daha az olmakta; meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi gibi hastalıklar da daha az oranda görülmektedir. Başarılı bir emzirme süreci için doğru bir başlangıç yapılması çok önemlidir. Bebeğini besleyebilme içgüdüsü, bazen annelerde yoğun bir kaygıyı da beraberinde getirir. Bu dönemde anneye güven telkin etmek, olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak ve destek olmak çok önemlidir.

Başarılı bir emzirme için:
• Anneler, kendilerini psikolojik olarak emzirmeye hazırlamalı, emzirmenin bir sabır işi olduğunu bilmelidir.
• Sütün gelmesini beklemeden bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde emzirmeye başlanmalıdır. Bu sürede bebeğe kesinlikle şekerli su verilmemelidir.
• Doğumdan itibaren her ağlama ya da süt isteme durumunda, saat sınırlaması olmaksızın bebekler emzirilmelidir. İlk haftalarda 3 saatten fazla uyuyan bebekler, uyandırılarak da olsa, emzirilmelidir.
• Bebeğin memeye doğru şekilde yerleştiğinden emin olmalıdır. Bunun için bebek ağzını tam olarak açmalı ve meme ucu çevresindeki kahverenkli bölgeyi tamamen ağzına almalıdır. Bebeğin çenesi memeye gömük, alt dudak hafif dışa kıvrılmış pozisyonda olmalıdır.
• Emzirmeden önce veya sonra bebeğe mama, şekerli su ve diğer besinleri vermekten kaçınılmalıdır.
• Emzirme döneminde bebeğe biberon verilmemeli ve hatta ilk haftalarda emme şaşkınlığını önlemek için emzik bile kullanılmamalıdır.
• Gebelikte olduğu gibi anneler kendilerine özen göstermeli, dengeli
beslenmeli, günde 2-3 litre sıvı tüketmelidir. Anneler, ayrıca yeterince dinlenmeli, moralini yüksek tutmak için eşinden ve çevresinden yarım almalıdır.

Emziren annelere işe başlarken öneriler:
• İyi emen bir makine edinilmelidir.
• Eğer annenin sütü çoksa, işe başlamadan önce günde en az bir kez süt sağılarak, ufak bir depo oluşturmalıdır.
• İşyerinde süt sağmak için uygun bir ortam sağlamalıdır. Bu konu için gerekli izinler alınmalıdır.
• 3-4 saatte bir sağılan süt, buzdolabında saklamalı; eve götürülürken, buz kalıpları arasında özel soğutuculu bir çantada taşınmalıdır.
• Elde edilen sütler, saklama poşetleri içinde buzdolabında 24 saat, iki kapılı buzdolabının buzluğunda 3 ay, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir. Süt saklama poşeti içinde bulunan sütler, bebeğe verilmeden önce ılık su dolu bir kap içerisinde ısıtılabilir.
• Isıtılan süt; kaşıkla, bu amaçla üretilen küçük plastik kadehlerle bebeğe verilmelidir. Bebek sütü bu şekilde almıyorsa, biberon da kullanılabilir.
• Yakınlık hissi için anneler, bebeğin resmi veya ona ait bir giysisini işyerine götürülebilir.
• Anneler, evden çıkarken ve işten döner dönmez bebeğini emzirmelidir.

Amerikan Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Dr. Hilda Çerçi Özkan