Renklerin dansı Aker Eşarplarda

MODA

Aker 2010 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu, önceki koleksiyonlarda olduğu gibi zarafete kendine özgü bir tanım kazandırıyor.

Bahar geliyor, ağaçlar tomurcuklanıp çiçekler topraktan çıkmaya başlıyor. Kışın adeta uyuyan tabiat yeniden canlanıyor. Renkler; tüm canlılığıyla boy göstermeye, bir çiçekten, bir ağaca rüzgarla birlikte adeta dans ederek uçuşmaya başlıyor.

Her baharda olduğu gibi Aker Eşarplar da tabiatın doğasına uyum gösteriyor. Kışın koyu renklerinin aksine capcanlı, rengarenk desenlerle tabiata karşılık veriyor. 2010 İlkbahar-Yaz Aker koleksiyonu okyanusların rüzgarıyla, turkuazın, yeşilin, mavinin her tonuyla, çiçeklerin kırmızısını, sarısını, pempesini harmanlıyor. Bahara ayrı bir canlılık, ayrı bir dinamizm katıyor…

Bu sezon Aker koleksiyonuna iki koleksiyon daha eşlik ediyor. Aker Onyedi ve Sultan Serisi. Aker Onyedi, çok daha genç bir koleksiyon. Sultan Serisi ise Osmanlı’nın klasik desenleri ile hazırlanmış, yaz davetlerinin en gözde aksesuarları olmaya aday bir koleksiyon. Aker’de her zevke, her beğeniye göre bir eşarp bulmak mümkün. Hatta zor olanı tercih yapması.

Aker’i tüm diğer eşarp markalarından ayıran kalite farkı ise artarak devam ediyor. Dünyada ilk kez su ve leke tutmayan ipek eşarp üretimini gerçekleştiren Aker sayesinde, artık beğenerek aldığınız ipek eşarplarınızı, yağmur suyu ve lekelerden korkmadan, ilk günkü güzelliğiyle yıllarca kullanabileceksiniz. Parlaklığı, desenlerinin netliği, elde işlenen kenarları, kokusu ve kansorejen olmama özellikleri de Aker eşarpları ön plana çıkaran diğer konuların başında geliyor.

Aker 2010 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu, önceki koleksiyonlarda olduğu gibi zarafete kendine özgü bir tanım kazandırıyor. Modanın değişkenliğinde kaliteye önem verenlere duyurulur.

Baharı, Freşa vişne aromalı maden suyunun eşsiz lezzeti ile karşılayın!

YEMEK-MEKAN

Freşa’nın geniş ürün yelpazesinde yer alan ve tam bir mineral deposu olan Freşa Vişne Aromalı Maden Suyu, enerjimizin arttığı doğayla birlikte canlandığımız bahar aylarında, kendinizi günün her saati çok daha iyi hissetmenizi sağlayacak.

Türkiye’de doğal meyve aromalı maden suyu ile kendi alanında pazar lideri olan Freşa,12 yıldır tüketicilere birçok lezzet alternatifi sunuyor. Freşa’nın geniş ürün yelpazesinde yer alan ve tam bir mineral deposu olan Freşa Vişne Aromalı Maden Suyu, doğanın canlandığı bahar aylarında, kendimizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak.

Bahar sarhoşluğu yaşadığımız bugünlerde Freşa vişne aromalı maden suyu vücuda güç veriyor, iştah açıyor, sindirimi kolaylaştırarak sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geliyor. Freşa Maden suyunun içeriğindeki zengin mineraller arasında yer alan kalsiyum kemik yapısının gelişmesinde önemli bir rol oynarken, florür ise ağız ve diş sağlığının gelişmesi için son derece yararlı. Uzmanlar anne adaylarının, gelişme çağındaki çocukların ve yaşlıların maden suyu tüketmelerini tavsiye ediyor.

Birbirinden lezzetli meyve aromaları ve doğal zengin mineralli yapısı ile sağlıklı bir ferahlama sağlayan Freşa’nın limonlu, muzlu, şeftalili, çilekli, vişneli, portakallı, elmalı ve karışık meyveli olmak üzere 8 farklı lezzet seçeneği bulunuyor.

Tahsildaroğlu’ndan bir ilk; Kahvaltılık pastörize lor peynir

YEMEK-MEKAN

Doğal lezzeti ve geleneksel tadlarıyla 45 yıldır peynir sektöründe hizmet veren, 25 bin metrekare kapalı alana ve günde 300 ton süt işleme kapasitesine sahip tesislerinde üretim yapan Tahsildaroğlu, bir ilke imza atarak, Kahvaltılık Pastörize Lor Peyniri tüketicilerin beğenisine sunuyor.

Tahsildaroğlu Kahvaltılık Pastörize Lor Peynir, Türkiye’de ilk kez ambalajlı paketiyle özellikle kahvaltılara ayrı bir keyif katıyor. İçeriğinde bulunan Enerji, Protein, Yağ ve Karbonhidrat besin öğeleri ve sürülebilir özelliğiyle lor peyniri daha kullanışlı ve lezzetli bir hale getiren marka, ekmek üzerine sürülerek yenilebilen farkıyla her gün tüketilebilen yepyeni ürünüyle özellikle çocukların peynir tüketmesini hedefliyor.

Ezine Peyniri’nin önemli adresi olan Tahsildaroğlu, özellikle yöresel peynir çeşitleriyle peynir sektöründe farkını ortaya seriyor. Bin bir çeşit peynirin yanı sıra Erzincan Tulum Peyniri, İzmir Tulum Peyniri, Mihaliç Peyniri ve Örgü Peyniri gibi peynir çeşitleri de bulunan Tahsildaroğlu’nun Kahvaltılık Pastörize Lor Peyniri, içeriğinde bulunan Pastörize peynir altı suyu, süt kreması, tuz ve en az %55 süt yağı ile kahvaltı sofralarını kalsiyum zengini lor peyniriyle süslüyor.

Yağ oranı ve tuzu düşük, zengin kalsiyum içerikli olan kahvaltılık lor peyniri, ayrıca böreklerde, salatalarda ve tatlılarda da kullanılabilinir.

Şeker hastalığı göz muayenesinden anlaşılıyor

SAĞLIK

Şeker hastalığının göz arkasında yarattığı hasarların belirginliği hastanın şeker hastası olduğunu bize gösterebiliyor. Görme sorunuyla bize gelen hasta hastanemizden şeker hastası olduğunu öğrenerek ayrılıyor.

Şeker hastasıysanız ve görme sorunlarınız var ise diyabet tedavisi ile birlikte 6 ayda bir düzenli olarak göz muayenesi yaptırmanız gerekiyor” diyor ve şeker hastalığının göze etkilerini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor. Damarlarda hasara yol açan diyabet hastalığı ilk olarak etkilerini göz ve böbreklerde gösteriyor. Sık idrara çıkma, halsizlik gibi pek çok şikâyetin yanı sıra görme sorunları ortaya çıkıyor. 20-65 yaşları arasında görülen körlüklerin bir numaralı sebebi olan diabetik retinopati de erken teşhis çok önemli. Hastalık erken dönemde kontrol altına alınmazsa gözde onarılması zor hasarlara neden olabiliyor.

“Şişmanlık riski artıyor”
“Diabet (şeker hastalığı) görülme oranı, obesite (şişmanlık) ve kötü beslenmeyle birlikte artmaya başladı. Ülkemizde şeker hastalığı görülme oranının diğer ülkelere göre daha fazla olduğunu da dikkate alırsak, önümüzdeki ciddi tehdidi göz ardı edemeyiz. Şeker hastalığı, kişinin yaşam kalitesini etkileyen bir hastalık ve göz, kalp damar sistemi, böbrekler gibi önemli organlarda ileri derecede tahribata yol açıyor. Ne yazık ki hastalığı çoğu kez birçok organı etkileyen bir hastalık olarak algılamıyor ve ancak şikâyetlerimiz arttıktan ve hastalık ilerledikten sonra tedavi için doktora başvuruyoruz. Oysa erken tanı konulduğunda, ve kan şekeri düzeyleri kontrol altına alındığında, şekere bağlı organların olumsuz etkilenişinin ve komplikasyonların ( yan etkiler) azaldığı, bilimsel çalışmalarla gösterildi.

“Gözde şeker kör edebilir”
Gözde şekerin yaptığı tahribat, sürekli artan, körlüğe kadar giden görme kaybıdır. Şeker hastalığı, tüm dünyadaki körlük nedenleri arasında başı çekmektedir. Bunda, hastaların ancak görme kaybı olunca doktora başvurmaları rol oynamaktadır. İleri ülkelerde bile, hastalığın körlüğe neden olduğu ve göz dibinde bozukluklar olduğu, düzenli takip gerektiği hastalara söylenmesine rağmen, hastaların takip ve tedaviyi kestiği bilinmektedir. İç hastalıkları uzmanı tarafından diabet tanısı konulan hastanın en geç 6 ayda bir düzenli retina ( göz dibi, ağ tabaka) muayenelerini yaptırmaları, retina tutulumunun erken anlaşılmasını ve tedavilere “göz görürken” başlanmasını sağlayacaktır. Diabet hastasında kaybedilen görme geri gelmemektedir. Körlük, ancak erken müdahale ile önlenebilmektedir.

Erken Tedavi ile Başarı Oranı %95
Retinada, kanama, damarlardan sızıntı, damar tıkanıklıkları, ödem ( doku içinde sıvı birikmesi ) ve daha ileri safhalarda kanamaya meyilli kılcal damarlar ve yaygın bantlar, çekintiler, hatta yırtıklar gibi çok sayıda ilerleyen bozukluk oluşmakta, erken tanı ve tedavi ile bu süreç durdurulabilmektedir. Başarı oranı % 95 düzeyindedir. Yalnız, şeker hastalığının devam ettiği dikkate alınmalı ve bu nedenle gözdeki hastalığın da ilerleyeceği ve yeni tedavilerin ve incelemelerin gerekeceği unutulmamalıdır. O andaki süreç bitmiş bile olsa, hasta 3 ayda bir görülmek ve ayrıntılı incelemeler gerek görüldüğünde tekrarlanmak durumundadır. Aksi takdirde, oluşabilecek yeni bozukluklar görmeyi düşürebilir. Şeker hastalığı temelde kılcal damarları tutan bir hastalık olduğu için, gözün durumunu yalnız göz dibi muayenesiyle değil, standart olarak FFA ( fluorescein anjiografi) ve OCT ( retina tomografisi) ile değerlendirmek ve tedavilerimizi ona göre planlamak durumundayız. Başka testlere de gerek duyulabilir. Bu testler, sonucu değerlendirebilmek için her gerektiğinde yeniden yapılabilir.

“Amacımız görmeyi korumak”
Tedavideki en önemli uygulama, argon lazer uygulamasıdır. Bu tedavi, bir kaç seans sürebilir. Bazı kez çok şiddetli ve kanamaya meyilli durumlarda, ani görme kaybı ve tedaviye dirençli glokomu ( göz tansiyonu) önlemek için, retinanın tamamına lazer yapılması gerekebilir. Bu tedavi bitmeden oluşabilecek kanamaları önlemek için, göz içine kılcal damarların gerilemesini sağlayan ilaçlar verilebilir. Lazer tedavisi, sonuçlarını ancak bir kaç ay sonra gösterir ve bu arada hasta görme alanındaki daralmadan, 1-2 sıra görme azalmasından, göz önündeki noktalardan söz edebilir. Bunlar, tedavi yapılmadığında oluşacak körlük ile karşılaştırıldığında, çok önemsiz yakınmalardır.

Diabette en önemli amacımız, görmeyi aynı seviyede tutabilmektir, asla “daha iyi görme” garantisi verilemez. Çok ileri olgularda ve (göz dibi görülemediği için) kanama nedeniyle lazer yapılamayan hastalarda, vitreo-retinal cerrahi ile gözün içindeki bantlar, kanamalar temizlenerek operasyon sırasında lazer yapılabilir. Genellikle yeniden kanamayı ve dekolmanı ( retina tabakalarının ayrılması) engellemek için göz içine silikon yağı verilir ve bu ikinci bir ameliyatla geri alınır. Diabetli hastalar, birçok kez, ayrıntıları dikkate almadıkları ve yüksek beklentiler içinde oldukları için, yararlı olmadığı düşüncesiyle tedaviyi yarıda kesmekte, geçen süre içinde görme kaybı arttığı için çareyi başka merkezlere başvurmakta bulmaktadırlar. Tedavi ile görmenin artmayacağı, tedavi yapılmış bile olsa 3 ayda bir tekrar muayene gerektiği unutulmamalıdır.

“Diabet hastalarından katarakt tedavisi doğru planlanmalıdır”
Ayrıca katarakt, glokom (göz tansiyonu), damar tıkanıklıkları ve görme sinirinin etkilenmesi gibi başka durumlar da tabloya eklenerek olayı karmaşık hale getirebilir. Tüm bu durumların tedavileri ve teşhis yöntemleri, retina probleminden farklıdır. Diabet hastalarında erken katarakt ameliyatının, retinadaki kanamaları arttırdığı, hamilelik ve diğer hormonal durumların göz hastalığını ilerlettiği, kolesterol ve hipertansiyonun sıkı kontrolunun gerektiği de önemli bilgilerdir. Tüm bu bilgilerin ışığında, tedavinin zamanında ve doğru olarak başlanması, hastanın izlenmesi, katarakt ameliyalarının planlanması açısından, hastanın bir retina uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemi açıktır. Şeker hastalığı, diabet uzmanı-göz doktoru- bilinçli hasta üçgeninde, başa çıkılabilir bir hastalık olarak görülebilir.”

Kadınlar artık aksesuarı şansa bırakmıyor

MODA

Dünya çapında dev bir aksesuar ve donanım markası olan Häfele zincirinin başarılı halkalarından biri olan Häfele Türkiye, son yıllarda büyük ivme kazanan bir yaklaşımı gözden kaçırmadı. Ülke çapında konumlanan 12 mağazasıyla aksesuarı şansa bırakmayan kadınlara ulaşmayı hedefliyor.

Aksesuar zevkten, estetikten ya da eldekini değerlendirmekten öteye geçiyor son zamanlarda. Mobilya ile birlikte büyüyen aksesuar ve mobilya donanımı sektörü de aksesuar kavramına yeni bir bakış açısı getiriyor. Öyle ki, değişen dekorasyon ve stil kavramını büyük oranda yeni nesil aksesuarlar ve donanımlar yönlendiriyor. Bunu en çok farkında olanlar da kadınlar. Çünkü mutfaklarında geçirdikleri zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, kendilerine özel bu alanı tam kapasiteyle kullanmak istiyorlar. Bunu fark ettikleri günden beri kadınlar aksesuar ve donanım konusunda işlerini şansa bırakmıyor; mimar, iç mimar ve marangozlarını kendilerini yönlendiriyorlar. Häfele de, son zamanlarda gelişen bu trend ile en çok da kadınların gözbebeği.

Artık üreticiler kadınları değil, kadınlar üreticileri yönlendiriyor
Eskiden kadınlar mutfaklarını yenilerken işi tamamıyla mutfak üreticilerine teslim ediyorlardı. Üreticiler da geleneksel yöntemlerle mobilya üretir, bildikleri yöntem ve aksesuarları kullanırlardı. Dekorasyona bakış açısı o günlerden bu yana çok değişti. Estetik kaygılar kadar işlev de büyük önem kazandı. Kadınlar yeni bir mutfak yaptırmaya karar verdiklerinde marangozlarına, iç mimarlarına ne istediklerini anlatıyor, hatta onlarla birlikte Häfele mağazalarına gelip birlikte ürün seçiyorlar.

Mutfakta kadınların işlerini kolaylaştıran Häfele donanımları
Köşe dolapların kör noktalarına sık kullanılmayan ama ihtiyaç duyulduğunda da çıkarmak için ancak dolabın içindeki her şeyi boşaltmak suretiyle ulaşılabilen tencereler, tavalar yerleştirilir. Hafele’nin bu dolapları değerlendirmek için tasarlanmış köşe kiler sistemleri, yekpare raflar sayesinde tüm eşyaları tek hareketle dışarı çıkarmayı mümkün kılıyor. Hem de yumuşacık bir dokunuşla.

İki yana açılan geleneksel dolap kapakları yerine, kalkar ya da kalkar-katlanır kapak mekanizmaları sayesinde dolaplar bir düğmeye basınca katlanarak yukarı doğru açılıyor.

Häfele, geleneksel yöntemlerle yerleştirilen mutfak malzemelerine yeni ve çok kullanışlı çözümler getiriyor. Akıllı çekmeceler sayesinde tabaklar, çatal-bıçaklar, rende, tava, kavanoz gibi yer kaplayan, üstü üste yerleştirilemediği için standart dolaplarda dağınık duran eşyalar bu söz konusu çekmece donanımları sayesinde bir düzene kavuşuyor.

Kağıt havludan fincanlara, baharat kavanozlarından yemek kitabına kadar ortada kalabalık eden pek çok malzemeyi, tezgah üzeri askı-organizasyon sistemleriyle yerleştirme imkanı sunuyor.

Çok miktarda alınan, bu yüzden çok yer kaplayan erzaklar için, tek dokunuşla açılan, her rafında ne olduğunu görüp malzemelere kolayca erişmeyi sağlayan boy kiler sistemleri var. Zeytinyağı şişeleri gibi devrilmeye müsait malzemeler için kaydırmaz tabanlı tezgah altı raf sistemleri de mutfakta başka bir konfor yaratıyor. Deterjanlar ve temizlik malzemeleri için çekilerek kolayca açılan, ihtiyaca kolayca ulaşılan sistemler çok işe yarayışlı.

Tezgahların üzerini, dolap ve çekmece içlerini aydınlatmak için geliştirilen LED aydınlatma sistemleri sayesinde çekmece ya da dolap açıldığında aydınlatma otomatik olarak çalışıyor, dolabın içindeki her şey net görünüyor.

Häfele mağazaları kadınlarla buluşma noktası
2007 yılının sonundan bu yana tüketicilerle daha çok noktada buluşarak, ulaşılabilirliğini arttırmak için mağazalar açma kararı alan Häfele Türkiye şu anda yurt çapında toplam 12 mağazasıyla hizmet veriyor. İstanbul Dudullu merkez, İstanbul Çağlayan, İstanbul İkitelli, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İnegöl, İzmir, Kayseri ve Kıbrıs’ta açılan mağazalarında kadınlarla buluşuyor. Ve mağaza sayısını arttırarak daha çok tüketiciye hizmet verebilmeyi hedefliyor.

Puma Saatleri Rod Serisi yaşam tarzınızı yansıtacak

MODA

PUMA saatlerinin yeni bir model daha saat severlerin beğenisine sunuldu. İddialı modellerin yer aldığı bu PUMA koleksiyonu özgün stilini yansıtmasının yanısıra moda trendlerinden esinlenilerek tasarlandı.
PUMA, Rod serisi ile kullanışlı ve trend modeller sizleri bekliyor.

Saat kasalarında sıkça kullanılan kare şekli kadrandaki özel tasarımla ahenk içinde. PUMA özgün çizgileri taşıyan bu seride silikon ve deri kordon alternatiflerinin yanı sıra kadranda çeşitli renk kombinasyonlarına rastlamak mümkün. Kasa ile kordonun birleşimindeki bütünlük ise gözden kaçmıyor.
Saat severler bu koleksiyona tüm seçkin Puma Saat bayilerinden ulaşabilir.

Ürünün Satış Fiyatı : 316 TL

Bosch yeni LCD flat-panel monitör serisini pazara sundu

TEKNOLOJİ

Bosch Güvenlik Sistemleri analog video, dijital video kaydediciler (DVR) ve bilgisayar uygulamalarında kullanılabilecek yüksek çözünürlüklü LCD flat-panel monitör ailesini pazara sundu. Benzer ürün ailesi olan LED flat-panel monitörler ile birlikte pazara sunulan bu monitör ürün yelpazesi, firmanın CCTV pazarındaki mevcut CRT monitörlerinin yerini alacak.

• Görüntülerin kolayca anlaşılmasını sağlayan gerçek renklere sahip parlak, yüksek kontrastlı resim.
• Göz yorulmasını en aza indiren titreşimsiz ekran.
• Uzun ömürlü floresan arka şık sayesinde uzun süreli parlaklık.

Pazardaki endüstriyel LCD panellere uygun olarak, monitörlerin 8,4-inç ve 10,4-inç modelleri bulunuyor. 230 ila 250 cd/m2 arasında maksimum parlaklığa, rahat izleme ve kolay görüntüleme için çok yüksek renk doğruluğuna ve 500:1 ila 600:1 arasında kontrast oranına sahip olan monitörlerin, ayrıca, hızlı hareket eden videolarda net görüntü almasını sağlayan 10-20 milisaniye ekran yenileme hızı özelliği de bulunuyor. İsteğe bağlı olarak, rack kabin içerisinde, masaüstünde veya duvara monte edilerek kullanılabilen monitörler, geniş yatay ve dikey izleme açısı sayesinde net görüntü alıp, izlemeyi kolaylaştırıyor.

CRT tipi monitörlerde zamanla meydana gelen ışık azalması, Bosch LCD monitörlerde bulunan uzun ömürlü floresan arka ışık desteği ile engelleniyor ve ekranın her zaman aynı parlaklık seviyesini koruması sağlanıyor. Bu sayede gözü yoran titreşimlerin oluşması önlenirken, monitör gözlere zarar vermeden daha uzun süre kullanılabiliyor.

Geniş bir sinyal giriş seçeneğine sahip olan Bosch LCD monitörlerin üzerinde iki adet kompozit BNC girişi, iki adet çevrimsel (loop-through) çıkışı, Y/C (S-video)- çevrimsel video-ses girişleri ile DVR veya bilgisayar bağlantısı için bir adet analog VGA girişi bulunuyor.